Doktorsitesi.com

Evimizin Bereketi; Aşure

Dyt. Gülsüm Uyanık Saygın
Dyt. Gülsüm Uyanık Saygın
13 Kasım 2013980 görüntülenme
Randevu Al
  • Aşure; tahıl, baklagil ve meyve çeşitliliği sayesinde vitamin, mineral ve yüksek kaliteli bitkisel protein içeren besleyici bir geleneksel tatlıdır.
  • Yüksek lif içeriğiyle sindirim sistemini desteklerken, doymuş yağ içermemesi ve Omega-3 kaynağı olmasıyla kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı olur.
  • Şerbetli tatlılara göre daha sağlıklı bir alternatif olan aşure, porsiyon kontrolüyle tüketildiğinde enerji ihtiyacı yüksek bireyler ve emzikli anneler için ideal bir besin kaynağıdır.
Evimizin Bereketi; Aşure
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geleneksel Bir Değer Olarak Aşure ve Önemi

Muharrem ayında hemen hemen her evde pişirilen aşure, kültürel mirasımızda bolluk ve bereketin simgesi olarak kabul edilen çok değerli bir besindir. Asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan bu zengin içerik, bir tatlının yalnızca bir tatlıdan ibaret olmadığının en somut kanıtıdır. Hem toplumsal paylaşımı temsil etmesi hem de barındırdığı yüksek besin değerleriyle sağlıklı beslenme rutinlerinde önemli bir yere sahiptir.

Aşurenin Zengin İçeriği ve Besin Değerleri

Aşure; tahıllar, kurubaklagiller, yaş ve kuru meyveler ile yağlı tohumlar grubundan 15'in üzerinde malzeme ile hazırlanmaktadır. Bu çeşitlilik, aşureyi vitamin ve mineral açısından tam bir depo haline getirir. İçeriğinde demir, çinko, kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin yanı sıra A, B1, B2, C ve E vitaminleri bol miktarda bulunur.

Enerji ve protein bakımından oldukça zengin olan bu tatlı, özellikle protein kalitesi açısından et ile eşdeğer tutulabilmektedir. Bu özellikleri nedeniyle belirli gruplar için özellikle tavsiye edilir:

  • Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar,
  • Günlük enerji ihtiyacı yüksek olan bireyler,
  • Süt miktarını ve kalitesini artırmak isteyen emzikli anneler.

Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Fonksiyonel Faydaları

Aşure, içeriğindeki kurubaklagiller sayesinde bol posalı bir yapıya sahiptir. İncir ve kuru kayısı gibi meyvelerle birleştiğinde bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlık ve hazımsızlık problemlerinin giderilmesine katkı sağlar. Ayrıca doymuş yağ asitleri içermediği için kan yağları üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.

İçerisine eklenen ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar sayesinde Omega-3 kaynağıdır ve kalp-damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Hayvansal ürün içermemesi sebebiyle vejetaryen bireyler için de nitelikli bir bitkisel protein kaynağıdır. Kan şekerini yavaş yükselten yapısı sayesinde, kremalı pastaların aksine daha uzun süre tokluk hissi sağlar.

Besin Değerleri Tablosu

Ortalama bir kase aşurenin (malzeme yoğunluğuna göre değişmekle birlikte) besin içeriği şu şekildedir:

Besin ÖgesiOrtalama Değer (1 Kase)
Enerji300 – 350 kkal
Protein8 – 10 gram
Yağ3 – 5 gram
Karbonhidrat80 – 90 gram

Tüketim Önerileri ve Alternatif Hazırlama Yöntemleri

Aşureyi daha sağlıklı hale getirmek için şeker yerine pekmez ile tatlandırmak veya kuru meyve miktarını artırmak mümkündür. Bu yöntem hem enerji miktarını düşürür hem de kansızlık problemi olanlar ile okul başarısını artırmak isteyen gençler için ideal bir formül oluşturur.

Özel Durumlarda Aşure Tüketimi

Yüksek kalori içeriği nedeniyle kilo problemi olanlar ve kronik hastalığı bulunanlar, porsiyon kontrolüne dikkat etmelidir. Diyabetik bireyler, şeker yerine diyabetik tatlandırıcılar kullanarak hazırlanmış versiyonlarını tercih etmelidir. Şerbetli ve ağır hamur tatlılarına kıyasla yağ içermemesi, aşureyi kontrollü miktarlarda tüketildiğinde uygun bir ara öğün seçeneği haline getirmektedir.

Etiketler

Beslenme şekliEvimizin bereketi; aşureAşure

Yazar Hakkında

Dyt. Gülsüm Uyanık Saygın

Dyt. Gülsüm Uyanık Saygın

Dyt. Gülsüm Uyanık Saygın, Konya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 2013 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme Ve Diyetetik Bölümünden mezun olarak diyetisyen unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.