Doktorsitesi.com

Ergenlik Hakkında Bilinmesi Gereken Genel Bilgiler

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar
Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar
23 Ağustos 2021223 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlik Hakkında Bilinmesi Gereken Genel Bilgiler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Dönemi Nedir? Tanımı ve Kapsamı

Ergenlik dönemi, bireyin soyut düşünme becerisini kazanmasıyla başlayan ve yetişkin bir birey olma yolunda ilerlediği kritik bir gelişim sürecidir. Bu dönem; genetik faktörler, coğrafi koşullar ve beslenme tarzı, şekerli-gazlı içecek tüketimi, ilaç kullanımı ile genel sağlık durumu gibi çevresel etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bilimsel çevrelerde genel kabul gören yaş aralığı ise 12-21 yaş arasıdır.

Tarihsel süreçte de büyük önem taşıyan bu evre, Antik Yunan ve Mısır medeniyetlerinde incelenmiştir. Örneğin Aristo, ergenlik dönemini bireyin seçim yapabilme yeteneğinin geliştiği temel aşama olarak tanımlamıştır.

Ergenlikte Fiziksel Gelişim ve Belirtiler

Ergenlik süreci, cinsiyete göre farklılık gösteren belirgin fiziksel değişimleri beraberinde getirir. Bu değişimler hem biyolojik yapıyı hem de bireyin dış görünüşünü tamamen şekillendirir.

Gelişim AlanıKız Çocuklarında DeğişimlerErkek Çocuklarında Değişimler
Vücut YapısıBeden kütlesinde artış ve deri altı yağlanma.Boy ve beden kütlesinde artış, kas dokusu gelişimi.
Belirgin ÖzelliklerGöğüs gelişimi ve kadınsı hatların oluşumu.Sesin kalınlaşması ve erkeksi vücut yapısı.
Biyolojik SüreçlerGenellikle 48 kg civarında ilk aybaşı (menstrüasyon).Testislerin sperm üretmeye başlaması.
TüylenmePubik bölgelerde kıllanma.Yüzde ve bedende kıllanma.

Psikolojik Etkiler: Beden Algısı ve Kimlik Krizi

Bedensel gelişmelerle birlikte ergenlerde beden meşgalelerinde belirgin bir artış gözlemlenir. Gençler; saçlarına, kıyafetlerine ve dış görünüşlerine uzun zaman ayırmaya başlar. Bu dönemde çekici bir dış görünüş, ergenin kendisi hakkındaki fikirlerini doğrudan etkileyen olumlu beden algısı için hayati önem taşır.

Ergenliğin en temel psikolojik eşiği kimlik krizidir. Birey artık bir çocuk değildir ancak henüz bir yetişkin statüsü de kazanmamıştır. Bu arafta kalma durumunda, yetişkin yakınların ergenin yanında durması ve onu doğru biçimde yönlendirmesi kritik bir görevdir. Olumlu benlik kavramı ve benlik saygısı, gencin arkadaş ilişkilerinde kendisini daha rahat ve başarılı hissetmesini sağlar.

Bilişsel Gelişim ve Soyut Düşünme Yetisi

Ergenlikteki bedensel değişimler buzdağının sadece görünen kısmıdır; asıl büyük dönüşüm zihinde gerçekleşir. Çocukluk evresinden çıkan birey, soyut düşünme yetisi kazanarak mantıklı planlar yapmaya başlar. Bu süreçte aşağıdaki bilimsel düşünme temelleri atılır:

  • Hipotez oluşturma becerisi,
  • Çözümleri sistematik olarak değerlendirme,
  • Karmaşık problemler karşısında stratejik çözümlere ulaşma.

Dil Gelişimi ve Sosyal Biliş

Bu dönemde dil gelişimi hızla devam eder; gramer tam kapasiteyle kullanılmaya başlanır. Mecaz kelimeler, deyimler ve gelişmiş bir mizah anlayışı iletişime dahil olur. Sosyal biliş ise bireyin sosyal durumlar üzerinde nasıl akıl yürüttüğünü gösterir. Psikolog Kohlberg, bu evrede cinsiyet rolleri, akran ilişkileri, rol alma becerileri ve bağlılık konularının gelişimine vurgu yapmaktadır.

Ergenlikte Benmerkezci Düşünce ve Sosyal Çevre

Ergenlikte benmerkezci düşünce yapısı baskın hale gelir. Genç, sürekli bir "hayali seyirci" tarafından izlendiğini ve tüm dikkatlerin kendi üzerinde olduğunu düşünür. Bu durum, narsistik eğilimler ile acımasız özeleştirilerin bir arada görülmesine neden olabilir. Ayrıca, "kendisini kimsenin anlamadığı" inancı, ergenin sosyal geri çekilme yaşamasına yol açabileceği için dikkatle takip edilmelidir.

Arkadaş Grupları ve Aile Tutumları

Ergenler için arkadaş çevreleri bazen ailelerinden bile daha önemli bir değer taşıyabilir. Doğru arkadaş grubu seçemeyen gençler, gelecekte sorun yaratabilecek alışkanlıklar edinebilir. Bu noktada ailelerin otoriter, aşırı değer verici (kontrolcü) veya reddedici tutumlardan kaçınarak; çocuklarını incitmeden hayat tecrübelerini aktarmaları ve kararlı bir duruş sergilemeleri gerekir.

Karşı Cinsle İlişkiler ve Psikolojik Destek

Ergenlikte karşı cinsle olan ilişkilerde artış görülür. Genellikle kız çocuklarında sevgi ve duygusallık, erkek çocuklarında ise cinsellik ön plandadır. Tecrübe eksikliği nedeniyle yanlış kararlar alınabilmekte ve bu durum ergen gebeliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.

Önemli Not: Olumsuz duyguların yoğunlaşması ergenleri depresyona sürükleyebilir. Fırtınalı bir süreç geçiren, sorunlarla başa çıkmakta zorlanan ve tecrübe eksiği olan gençlerin mutlaka profesyonel psikolojik destek alması, sürecin sağlıklı tamamlanması açısından hayati önem taşır.

Etiketler

Ergenlik dönemiOlumsuz duygularFiziksel gelişim

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar

İstanbul doğan Uzman Psikolog Emin Bayraktar; Lise eğitimini Pendik Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2011 yılında Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Psikoloji bölümüne girmiştir. 
Lisans eğitimi boyunca pek çok eğitim ve konferansa katılmış mesleki yeterliliği için en güncel çalışmaları yakından takip etmiştir. Bu amaçla birçok sertifikalı eğitimler almıştır. Aynı zamanda üniversite öğrenciliği sürecinde pek çok onur ve yüksek onur belgeleri almış, onur derecesi ile mezun olmuştur. Lisans döneminde öğrenci asistanlığı yaparak akademisyenlerin bilimsel çalışmalarına eşlik etmiştir. 
Psikoloji lisans eğitimi boyunca pek çok projede gönüllü olarak çalışmış. TPÖÇG’te (Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu) uzun yıllar birçok görevde gönüllü olarak yer almış, okul temsilciliği yapmıştır. 
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Devlet Hastanesi’nde hastane stajını, Cemre Yuva ve Gündüz Bakım Evi’nde anaokulu stajını, İstanbul Psikoterapi Merkezi’nde ise klinik stajını tamamlamıştır.
Mezuniyetin ardından bir yıllık askerlik görevi ile meslek hayatına başlayan Emin Bayraktar, 65. Mekanize Piyade Tugayı’nda ve Lüleburgaz Devlet Hastanesinde, vatandaşlara ve askeri personele psikolojik destek sağlamıştır.
Askerlik hizmetinden sonra İstanbul’a geri dönüp eski staj yeri olan İstanbul Psikoterapi Merkezi’nde psikolojik destek hizmetine devam etmiştir. Aynı yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansına başlamıştır.
Master eğitimine ek Çapa Tıp Fakültesi profesörlerinden Prof. Dr. Doğan Şahin’den Dinamik Psikoterapiler eğitimine başlamıştır. Eğimi dört yıllık bir sürede başarı ile tamamlamıştır.
Master eğitimi bitikten sonra Pedamed Tıp Merkezi’nde Klinik Psikolog olarak çalışmaya başlamıştır.
2019 Temmuz ayında kendi kuruculuğu yaptığı Öykü Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde Klinik Psikolog olarak çalışmıştır.
2021 Temmuz ayında  ise Suadiye Bağdat Caddesi'nde yeni ofisi olan Aktarım Psikolojiye geçmiştir. 
Hipnoterapi, Psikodinamik psikoterapiler, Aile ve Çift terapisi, Cinsel terapi, EMDR, Çocuk EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT Terapisi, Objektif ve Projektif Testler eğitimleri almış ve mesleki hizmetlerini bu eğitimler doğrultusunda sürdürmektedir.
İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. İhtiyaç durumuna göre yabancı dilde terapi hizmeti verebilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.