Doktorsitesi.com

Ergenlik çağı

Psk. Pınar Ersöz
Psk. Pınar Ersöz
22 Ocak 20091243 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlik çağı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Dönemi: Değişim ve Gelişim Süreci

Ergenlik dönemi, insan yaşamının en gergin ve buhranlı evresi olarak kabul edilmektedir. Halk arasında "buhran çağı", "delikanlılık" veya "ateşli gençlik" gibi kavramlarla anılan bu süreç, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçişindeki sürekli değişimi ifade eder. Her değişim aslında bir üst basamağa çıkmayı sağlayan bir gelişimi temsil etmektedir.

Ergenliğin başlangıç zamanı kişiden kişiye farklılık gösterse de genellikle 11-12 yaşlarında başlar ve 20'li yaşlara kadar devam eder. Uzmanlar bu kritik süreci gelişimsel özelliklerine göre üç ana evreye ayırmaktadır:

Ergenlik EvresiYaş AralığıTemel Özellikler
Buluğ (Erinlik)Kızlar: 11-13 / Erkekler: 13-15Fizyolojik değişimlerin en yoğun olduğu dönemdir.
Orta Dönem13-17 Yaş ArasıBenmerkezci tutum ve duygusal dalgalanmalar ön plandadır.
Son Dönem18-20+ Yaş ArasıKimlik arayışının netleştiği ve hedeflerin belirlendiği evredir.

Ergenliğin Üç Temel Evresi

1. Buluğ (Erinlik) Dönemi

Bu evre, fizyolojik değişikliklerin en belirgin olduğu dönemdir. Boy uzaması, kızlarda göğüslerin belirginleşmesi ve erkeklerde ses kalınlaşması gibi fiziksel dönüşümler yaşanır. Vücut hatları belirginleşirken; kızlarda östrojen, erkeklerde ise androjen hormonu salgılanmaya başlar.

Genç, vücudundaki bu hızlı değişimlere odaklanır ve sürekli kendisiyle ilgilenir. Bu durum yer yer kaygı, utanma ve içe kapanma gibi duygulara yol açarken; bazen de yetişkinliğe adım atmanın verdiği bir gurur kaynağına dönüşür. Genç, bu dönemde sürekli bir duygusal çelişki içerisindedir.

2. Orta Ergenlik Dönemi

Orta dönemde ergen, dünyayı tamamen kendi penceresinden değerlendirir. Benmerkezci (egosantrik) bir tutum sergileyen genç, yaşadığı problemleri devleştirir. Duygular en uç noktalarda yaşanır; küçük bir gülümseme büyük bir mutluluk yaratırken, asık bir yüz derin bir mutsuzluğa sebep olabilir.

Bu dönemde öne çıkan diğer özellikler şunlardır:

  • Anne ve babaya karşı eleştirel, bazen aşağılayıcı bir tutum sergileme.
  • Aşırı özgürlük tutkusu ve sorumluluktan kaçınma isteği.
  • Derslere karşı ilginin azalması.
  • Evdeki kurallara ve kısıtlamalara karşı direnç gösterme.

3. Son Ergenlik Dönemi

Bu evrede birey, farklılıklarının farkına varmaya başlar. Arayış (moratoryum) sürecinden uzaklaşarak kendine somut hedefler koyar. Kişisel görüşlerin netleştiği bu dönemde, dini kimlik ve toplumsal değerler sorgulanmaya başlanır. Güven ve güvensizlik duyguları arasında denge kurulurken, yavaş yavaş gençlik dönemine geçiş yapılır.

Ergenlikte Gelişim Alanları

Zihinsel Gelişim

Ergen bu dönemde çok yönlü düşünme ve projeler üretme becerisi kazanır. İdeallerini ortaya koymaya başlar ve problem çözme yeteneği gelişir. Kendi ilgi ve yetenekleri konusunda farkındalığı artarken, toplumsal olaylara karşı doğru-yanlış değerlendirmesi yapabilir.

Sosyal Gelişim

Sosyal alanda aileden bağımsızlaşma ve bireyselleşme çabası görülür. Genç, anne-babası dışındaki kişilerle bağ kurmaya gayret eder ve yeni sosyal gruplara ait hissetmek ister. Bu süreçte giyim zevki, konuşma üslubu ve dostluk ilişkileri önemli değişimler gösterir.

Fiziksel Gelişim ve Dış Görünüş

Fiziksel büyümenin çok hızlı olduğu bu dönemde dengeli beslenme kritik bir öneme sahiptir. Kızlar genellikle erkeklerden daha önce ergenliğe girer ve gelişimlerini daha erken tamamlar.

Fiziksel gelişim sürecinde dikkat çeken unsurlar:

  • Dış görünüşe aşırı önem verilmesi (Bu durum anoreksiya nervoza gibi riskleri tetikleyebilir).
  • Ciltte sivilcelenme ve terleme artışı.
  • Vücut postüründe değişimler, sakarlıklar veya kambur duruş eğilimi.
  • Öz bakımın ve kişisel hijyenin önem kazanması.

Ergenlik süreci, aynanın en yakın arkadaş, odanın ise tüm dünya olduğu bir bocalama ve yeniden yapılanma dönemidir.

Pınar ERSÖZ

Etiketler

Ergenlik çağı

Yazar Hakkında

Psk. Pınar Ersöz

Psk. Pınar Ersöz

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.