Doktorsitesi.com

Dünyada ve türkiye'de obezite sıklığı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı
Prof. Dr. Cemalettin Camcı
8 Haziran 2017184 görüntülenme
Randevu Al
Dünyada ve türkiye'de obezite sıklığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir ve Neden Önlenebilir Bir Hastalıktır?

Obezite, son 20-30 yıllık süreçte görülme sıklığı en belirgin şekilde artan kronik hastalıklardan biri haline gelmiştir. Birçok farklı sistemik rahatsızlığın temel tetikleyicisi olan bu durumla mücadele edildiğinde, obezite kaynaklı hastalıkların gerilediği ve hatta tamamen yok olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda obezite, toplum sağlığını tehdit eden ancak doğru müdahalelerle önlenebilir bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye ve Dünyada Obezite İstatistikleri

Dünya Sağlık Örgütü verileri, obezite vakalarının her yıl katlanarak arttığını ortaya koymaktadır. Özellikle OECD ülkeleri ile kıyaslandığında, ülkemizdeki tablonun ciddiyeti daha net anlaşılmaktadır. Aşağıdaki tablo, bu verilerin karşılaştırmalı bir özetini sunmaktadır:

Bölge / KapsamObezite Oranı (%)Tahmini Kişi Sayısı (Türkiye İçin)
35 OECD Ülkesi Ortalaması%20-
Türkiye Genel Oranı%22.316 Milyon+

Türkiye'de yaklaşık her 100 kişiden 22'sinin aşırı şişman kategorisinde yer alması, nüfus projeksiyonuna göre 16 milyonun üzerinde vatandaşımızın bu sorunla karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

Modern Yaşamın Obezite Üzerindeki Etkisi

2002 yılında ABD’de düzenlenen Laparoskopik Cerrahi Kongresi'nde (SLS-2002) vurgulandığı üzere, obezite son 40 yılda tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Geçmişte doğal beslenme ve hareketli yaşam tarzı sayesinde daha düşük olan obezite oranları, günümüzde yerini sedanter (hareketsiz) yaşam tarzına bırakmıştır. Özellikle 2000'li yılların başında teknolojiyle tanışan nesil, bugün obezite riskiyle en çok karşılaşan gruptur.

Bu artışın temel nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:

  • Bilgisayar ve oyun başında geçirilen uzun saatler.
  • Doğadan kopuk, kısıtlı sosyal alanlarda sürdürülen yaşam.
  • Fast food olarak adlandırılan hızlı ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları.
  • Yoğun çalışma veya ders programı nedeniyle fiziksel aktiviteye zaman ayrılmaması.

Obeziteden Kurtulma Yolları: Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Obezite ile mücadelede kalıcı başarı sağlamak için iki temel sütun üzerinde durulmalıdır: Beslenme ve Egzersiz.

Beslenme Alışkanlıklarının Dönüştürülmesi

Obeziteden kurtulmanın ilk ve en önemli adımı beslenme alışkanlıklarını kökten değiştirmektir. Bu süreçte rafine gıdalardan uzak durulmalı, daha dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı benimsenmelidir. Bu değişimi tek başına yönetmekte zorlanan bireyler, üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik bölümlerinden mezun profesyonel diyetisyenlerden destek almalıdır.

Fiziksel Aktivite ve Egzersizin Önemi

Hareketsiz yaşam tarzından kurtulmak için teknolojinin sunduğu imkanlar (akıllı saatler ve uygulamalar) kullanılmalıdır. Gün içinde her bir veya iki saatte bir hareket edilmeli ve alınan kalorilerin vücutta depolanmasına izin verilmeden yakılması sağlanmalıdır. Mümkünse spor salonlarında, değilse açık havada tempolu yürüyüşlerle fiziksel aktivite düzeyi artırılmalıdır.

Obezite Cerrahisi ve Hazırlık Süreci

Eğer yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet programları halihazırda obez olan bireylerde sonuç vermiyorsa, obezite cerrahisi bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak cerrahi müdahale öncesinde hastanın bu sürece ne kadar hazır olduğunu kanıtlaması kritik bir öneme sahiptir.

Cerrahi sürece giden yolda izlenen adımlar şunlardır:

  1. Diyet Sadakati: Ameliyat öncesinde hastanın diyet programına ne kadar uyum sağlayabildiği gözlemlenir.
  2. Yaşam Tarzı Değişikliği: Hastanın ideal kilosuna hemen dönmesi beklenmese de, yeni hayat tarzına hazırlığı test edilir.
  3. Cerrah Değerlendirmesi: Uzman cerrah, mevcut sağlık sorunlarını analiz ederek en uygun ameliyat yöntemini belirler.
  4. Bilgilendirme ve Onay: İşlemin artı ve eksileri, beklenen kilo verme oranları detaylıca tartışılarak hastanın onayı alınır.

Unutulmamalıdır ki; sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlık haline getirildiğinde, cerrahi müdahaleye ve sağlık profesyonellerine olan ihtiyaç minimuma inecektir.

Etiketler

Obezite oluşumuObezite sıklığıObezite oranıObezitenin oluşumuObezite etkenleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı,1968 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde,1985 yılında başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak, 1991 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1992-1998 yılları arası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında Norveç Hükümeti ile Türk Hükümeti arasındaki Kültürel Değişim Anlaşması çerçevesinde verilen bursu kazanarak Norveç’in tek transplantasyon merkezi olan Rikshospitalet-Oslo’da 1995 yılında 4 ay süreyle çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.