DONUK OMUZ

Genellikle 40–65 yaş arası bireylerde görülür ve kadınlarda insidansı daha yüksektir. Diyabet, tiroid hastalıkları ve uzun süreli immobilizasyon önemli risk faktörleri arasındadır.
Patofizyolojik olarak süreç; sinovyal inflamasyon, kapsüler kontraktür ve adezyon oluşumu ile ilerler. Klinik olarak üç evrede incelenir:
- Ağrılı (inflamatuar) faz: Gece ağrısı belirgindir, aktif ve pasif hareketler ağrılıdır.
- Donma (rijidite) fazı: Ağrı nispeten azalır ancak hareket açıklığında ciddi kısıtlılık gelişir. Özellikle dış rotasyon ve abduksiyon etkilenir.
- Çözülme fazı: Hareket açıklığı kademeli olarak geri kazanılır.
Fizyoterapi değerlendirmesinde aktif/pasif eklem hareket açıklığı, skapulohumeral ritim ve ağrı düzeyi detaylı şekilde analiz edilmelidir. Tedavi yaklaşımı evreye göre değişkenlik gösterir. Akut dönemde ağrı kontrolü ön plandayken (modaliteler, hafif mobilizasyonlar), rijidite fazında kapsüler germe, eklem mobilizasyon teknikleri (özellikle posterior ve inferior glide) ve egzersiz tedavisi önem kazanır.
Egzersiz programı; pendulum egzersizleri, wand egzersizleri, duvar yürüyüşleri ve germe tekniklerini içermelidir. Skapular stabilizasyon ve postüral eğitim de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hastaya sürecin uzun ve kademeli ilerlediği mutlaka anlatılmalı, tedaviye uyum teşvik edilmelidir.
Sonuç olarak donuk omuz, doğru fizyoterapi yaklaşımıyla büyük ölçüde fonksiyonel iyileşme sağlanabilen, ancak sabır ve düzenli rehabilitasyon gerektiren bir muskuloskeletal problemdir.

