Deprem pozisyonel vertigo ilişkisi


İnsan kulağı genellikle 20 ile 20000 Hz arası sesleri duyar. Fakat bazı insanlarda işitme hassasiyeti değişkenlik gösterebilmektedir. Alt ve üst sınırlar farklı canlılarda farklılık göstermektedir. İşitme frekansı farklı olan canlılar tarafından deprem öncesi farklı tepkileri bilinmektedir. En düşük frekanslı sesleri algılayan güvercinler adeta akustik navigasyon gibi çalışırlar. Filler de sismik hareketler, fırtına, yağmur gibi olayları çok uzaktan algılama yeteneğine sahiptirler. İnsanda da bu değerler standart değil ortalama değerlerdir. Deprem frekansı 0.2 ile 20 Hz arasında değişmektedir. Frekansı düşük olan seslerin dalga boyu büyük ve basıncı yüksektir. Vibrasyon kulak dışında deri ve kaslar tarafından da algılanabilir. İşitme frekanslarının altında kalan deprem frekansı bazen sarsıntı öncesinde de algılanabilir. Hassas işitme yeteneğine sahip insanlarda deprem öncesi farklı tepkiler oluşabilmektedir. Deprem öncesi insanlarda oluşan tepkilerin biri de pozisyonel vertigo olup bazı insanlarda oldukça şiddetli seyredebilmektedir. Düşük frekanslı sesler, vibrasyon ve kafa travması sebepleriyle de ortaya çıkan pozisyonel vertigo deprem öncesi ve sonrası da sıkça gördüğümüz bir durumdur. Elektrikli diş fırçası, titreşimli masaj cihazları, diş dolgusu da atak başlatan sebeplerdendir. Düşük frekanslı deprem titreşimi deprem öncesi bile vertigo yapabilmektedir. Ayrıca deprem sırasında yoğun panik ve anksiyete sebebiyle psikojenik vertigo da görülmektedir.
En sık gördüğümüz vertigo çeşidi olan pozisyonel vertigonun, kulak kristallerinin yerine yerleştirildiği repozisyon manevraları uygulanarak 5 dakikada tedavisi mümkün olmaktadır. İş gücü kaybını en aza indirmek için deprem sonrası başdönmesi görüldüğünde Deprem frekansı pozisyonel vertigo tanısı öncelikli düşünülüp tedavi edilmelidir.