Doktorsitesi.com

DEPREM

Klinik Psikolog Fulya Çelik
Klinik Psikolog Fulya Çelik
6 Aralık 2019125 görüntülenme
Randevu Al
DEPREM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Doğal Afetlerin Yarattığı Travmalar ve Diğer Travma Türleri

Doğal afetlerin yol açtığı travmatik etkiler, insan eliyle gerçekleşen kaza, savaş veya şiddet gibi diğer travma türlerinden yapısal olarak ayrılsa da hissedilen acı düzeyi benzerlik gösterir. İnsan kaynaklı zararlar ile doğal afetlerin yarattığı yıkım, bireyin ruh dünyasında derin izler bırakır. Bu noktada, doğal afet travmalarını diğerlerinden ayıran en temel özellik, geniş kitlelerin aynı anda benzer duygu ve düşünce süreçlerinden geçmesidir.

Deprem Sonrası Kaygı ve Kontrol Kaybı

17 Ağustos 1999 depreminin yarattığı toplumsal yas ve acılar, hafızalardaki tazeliğini korumaktadır. Yakın dönemde yaşanan depremlerle birlikte, bireylerde kaygı ve korku duygularının yeniden doruk noktasına ulaştığı gözlemlenmiştir. Kişilerin hem kendileri hem de aileleri için duydukları endişe, kontrol edilemeyen dış etkenlerin varlığıyla birleştiğinde ekstra bir endişe kaynağına dönüşmektedir.

Endişe Yönetiminde Bireysel Farklılıklar

Deprem gerçeği, her bireyde endişe duygusunu kaçınılmaz olarak artırır. Ancak bu duygunun yönetilmesi noktasında kişiler arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Endişe yönetiminde belirleyici rol oynayan temel unsurlar şunlardır:

  • Kişilik özellikleri
  • Geçmiş yaşam deneyimleri
  • Duygusal regülasyon becerileri

Empatinin İyileştirici Gücü ve Ortak Acılar

Empati, en yalın haliyle bir başkasının duygularını ve motivasyonlarını anlama, bu durumları içselleştirme sürecidir. Toplum olarak deprem konusunda ortak bir acıya sahip olmamız, empati kurmamızı kolaylaştıran bir etkendir. Birçoğumuz bu süreci bizzat deneyimlemiş, atlatmış veya atlatmak için psikolojik bir çaba içerisine girmiştir.

Sosyal Çevrenin Yatıştırıcı Rolü

Deprem sonrasında sürekli hale gelen ve kaygıyı tetikleyen konuşmalar, özellikle hassas durumdaki bireyler üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu süreçte toplumsal olarak şu iki kritik sorunun yanıtlanması gerekmektedir:

  1. Tahmin edilebilen ve zamanı verilebilen bir duruma tam olarak "doğal" denilebilir mi?
  2. Bu duyguyu yakından tanımamıza rağmen, neden elimizdeki imkanlarla başkalarının olumsuz duygularını tetikliyoruz?

Birlik ve Beraberliğin Psikolojik Etkisi

Geçmiş tecrübelerimiz, birlik ve beraberliğin zor zamanlardaki gücünü açıkça ortaya koymuştur. Yan yana gelmek ve dayanışma göstermek için büyük acıların yaşanmasını beklemek gerekmemektedir. Karşı tarafın stresini anlamak ve sadece etkin dinleme eylemiyle bile destek olmak mümkündür.

Hayatın karmaşıklığı içerisinde sosyal çevrenin yatıştırıcı etkisi, bireylerin kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlar. Anlayışın, anlamlandırmanın ve kolektif hareket etmenin hakim olduğu bir toplumsal yapı, travmaların atlatılmasında en büyük güvencemizdir.

Etiketler

Deprem korkusuDepremdeprem nedirdeprem psikolojisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Fulya Çelik

Klinik Psikolog Fulya Çelik

Uzm. Psk. Fulya Çelik,Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Bilim Üniversitesinden mezun olmuştur.Yüksek lisansını ise Üsküdar Üniversitesin''de tamamlayarak Klinik Psikoloji uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.