Corona virüs ile gelen davetsiz misafir anksiyete (kaygı) bozukluğu

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Corona Virüs Sürecinde Anksiyete Bozukluğu ve Temel Nedenleri
Corona virüs pandemisi ile birlikte hayatımıza giren anksiyete (kaygı) bozukluğu, pek çok birey için yönetilmesi zor bir süreç haline gelmiştir. Kontrolden çıkma ve belirsizliği tolere edememe korkusu, bu bozukluğun temel karakteristik özellikleri arasında yer almaktadır. Normal şartlarda insani ve işlevsel kabul edilen kaygı duygusu, pandemiyle birlikte toplumsal düzeyde standartların üzerinde bir şiddete ulaşmıştır.
Önceden anksiyete öyküsü olan bireyler, mevcut belirsizlik ortamında çok daha büyük zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu süreçte kaygıyı zihinsel olarak yönetebilmek ve psikolojik dayanıklılığı artırmak için belirli stratejilerin uygulanması büyük önem taşır.
Kaygıyı Zihinsel Olarak Yönetmek İçin Uygulanabilecek Yöntemler
Salgın sürecinde artış gösteren kaygı seviyesini kontrol altına almak için zihinsel bir disiplin oluşturulmalıdır. Aşağıdaki yöntemler, zihnin ürettiği felaket senaryolarına karşı gerçekçi bir duruş sergilemenize yardımcı olacaktır:
1. Gerçekçi Düşünce Kalıpları Geliştirin: "Biliyorum Ama..."
"Bu virüs bir gün bitecek biliyorum ama ya bana veya sevdiklerime zarar verirse?" gibi cümlelerde, "ama" bağlacından önce söylenen gerçekçi ifadeleri göz ardı etmemelisiniz. Hayatımızda virüs öncesinde de kontrol edilemez felaketler ve hastalık riskleri her zaman mevcuttu.
Örneğin, bir trafik kazasında zarar görme ihtimalimiz, salgın riskinden daha düşük olmayabilir; ancak bu kaygıyla her gün felç olmuş bir şekilde yaşamıyorduk. Aşırı ve abartılı sesler üreten zihninize gerçekçi cevaplar verin. Bir soru işareti, mantıklı bir cevapla karşılanmadığı sürece zihni meşgul etmeye devam edecektir.
2. Geçmişteki Başarılarınızı ve Dayanıklılığınızı Hatırlayın
Bu salgın, insanlık tarihi için büyük bir pandemi olsa da, kendi bireysel geçmişinizde de "üstesinden gelemem" dediğiniz duygusal ve zihinsel salgınlar yaşamış olabilirsiniz. Geçmişte yaşadığınız, çözümlediğiniz ve bugün birçoğunu hatırlamadığınız pek çok problemle karşılaştınız.
O dönemlerde de büyük korku ve kaygı hissetmiş olmanıza rağmen, hepsinin üstesinden gelmeyi başardınız. Mevcut sorunun da üstesinden gelebileceğinizi kendinize hatırlatın. Geçmişte felaketleştirdiğiniz ancak başarıyla sonuçlandırdığınız durumları bir liste haline getirmek, öz güveninizi tazeleyecektir.
3. Zihinsel Telkinin Gücünden Faydalanın
Bedeninizi zihniniz yönetir; zihin komut verir ve beden bu komutları uygular. Bu nedenle telkin yöntemi psikolojik sağlık için kritik bir araçtır. Kendinize olumlu cümleler kurarak beyninizin endorfin salgılamasına yardımcı olabilirsiniz.
Zihninizi olumlu düşünmeye zorlamak için şu pratikleri uygulayabilirsiniz:
- Her gün iyi olduğunuzu kendinize hatırlatın.
- Zaman zaman kötü hissetmenin normal bir süreç olduğunu kabul edin.
- Bu sürecin geçici olduğunu ve sevdiklerinizin güvende olduğunu vurgulayın.
- Evde vakit geçirmenin size kattığı olumlu kazanımları ve güçlü yönlerinizi not edin.
4. Kaçınma Davranışından Uzak Durun ve Harekete Geçin
"İyi hissetmiyorum" diyerek size iyi gelecek etkinliklerden kaçınmak, kaygı döngüsünü besler. Tam olarak mutlu hissetmeseniz bile ruh halinizi iyileştirecek aksiyonlar almalısınız. Unutmayın ki hiçbir duygu sonsuza dek sürmez; kaygı da geçicidir.
| Önerilen Etkinlik | Beklenen Fayda |
|---|---|
| Komik bir film izlemek | Duygusal boşalım ve rahatlama sağlar. |
| Hafif egzersizler yapmak | Fiziksel ve zihinsel zindeliği artırır. |
| Keyifli müzikler dinlemek | Modunuzun yükselmesine yardımcı olur. |
| Boyama veya çizim yapmak | Zihni odaklayarak kaygıyı uzaklaştırır. |
İyi hissetmek büyük oranda sizin elinizdedir. Bu sürecin daha hızlı tamamlanması ve zihinsel dengenizin korunması için ertelemeden harekete geçin.



