Doktorsitesi.com

Corona virüs ile gelen davetsiz misafir anksiyete (kaygı) bozukluğu

Klinik Psikolog Şeyma Altınel
Klinik Psikolog Şeyma Altınel
2 Nisan 2020359 görüntülenme
Randevu Al
Corona virüs ile gelen davetsiz misafir anksiyete (kaygı) bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Corona Virüs Sürecinde Anksiyete Bozukluğu ve Temel Nedenleri

Corona virüs pandemisi ile birlikte hayatımıza giren anksiyete (kaygı) bozukluğu, pek çok birey için yönetilmesi zor bir süreç haline gelmiştir. Kontrolden çıkma ve belirsizliği tolere edememe korkusu, bu bozukluğun temel karakteristik özellikleri arasında yer almaktadır. Normal şartlarda insani ve işlevsel kabul edilen kaygı duygusu, pandemiyle birlikte toplumsal düzeyde standartların üzerinde bir şiddete ulaşmıştır.

Önceden anksiyete öyküsü olan bireyler, mevcut belirsizlik ortamında çok daha büyük zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu süreçte kaygıyı zihinsel olarak yönetebilmek ve psikolojik dayanıklılığı artırmak için belirli stratejilerin uygulanması büyük önem taşır.

Kaygıyı Zihinsel Olarak Yönetmek İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Salgın sürecinde artış gösteren kaygı seviyesini kontrol altına almak için zihinsel bir disiplin oluşturulmalıdır. Aşağıdaki yöntemler, zihnin ürettiği felaket senaryolarına karşı gerçekçi bir duruş sergilemenize yardımcı olacaktır:

1. Gerçekçi Düşünce Kalıpları Geliştirin: "Biliyorum Ama..."

"Bu virüs bir gün bitecek biliyorum ama ya bana veya sevdiklerime zarar verirse?" gibi cümlelerde, "ama" bağlacından önce söylenen gerçekçi ifadeleri göz ardı etmemelisiniz. Hayatımızda virüs öncesinde de kontrol edilemez felaketler ve hastalık riskleri her zaman mevcuttu.

Örneğin, bir trafik kazasında zarar görme ihtimalimiz, salgın riskinden daha düşük olmayabilir; ancak bu kaygıyla her gün felç olmuş bir şekilde yaşamıyorduk. Aşırı ve abartılı sesler üreten zihninize gerçekçi cevaplar verin. Bir soru işareti, mantıklı bir cevapla karşılanmadığı sürece zihni meşgul etmeye devam edecektir.

2. Geçmişteki Başarılarınızı ve Dayanıklılığınızı Hatırlayın

Bu salgın, insanlık tarihi için büyük bir pandemi olsa da, kendi bireysel geçmişinizde de "üstesinden gelemem" dediğiniz duygusal ve zihinsel salgınlar yaşamış olabilirsiniz. Geçmişte yaşadığınız, çözümlediğiniz ve bugün birçoğunu hatırlamadığınız pek çok problemle karşılaştınız.

O dönemlerde de büyük korku ve kaygı hissetmiş olmanıza rağmen, hepsinin üstesinden gelmeyi başardınız. Mevcut sorunun da üstesinden gelebileceğinizi kendinize hatırlatın. Geçmişte felaketleştirdiğiniz ancak başarıyla sonuçlandırdığınız durumları bir liste haline getirmek, öz güveninizi tazeleyecektir.

3. Zihinsel Telkinin Gücünden Faydalanın

Bedeninizi zihniniz yönetir; zihin komut verir ve beden bu komutları uygular. Bu nedenle telkin yöntemi psikolojik sağlık için kritik bir araçtır. Kendinize olumlu cümleler kurarak beyninizin endorfin salgılamasına yardımcı olabilirsiniz.

Zihninizi olumlu düşünmeye zorlamak için şu pratikleri uygulayabilirsiniz:

  • Her gün iyi olduğunuzu kendinize hatırlatın.
  • Zaman zaman kötü hissetmenin normal bir süreç olduğunu kabul edin.
  • Bu sürecin geçici olduğunu ve sevdiklerinizin güvende olduğunu vurgulayın.
  • Evde vakit geçirmenin size kattığı olumlu kazanımları ve güçlü yönlerinizi not edin.

4. Kaçınma Davranışından Uzak Durun ve Harekete Geçin

"İyi hissetmiyorum" diyerek size iyi gelecek etkinliklerden kaçınmak, kaygı döngüsünü besler. Tam olarak mutlu hissetmeseniz bile ruh halinizi iyileştirecek aksiyonlar almalısınız. Unutmayın ki hiçbir duygu sonsuza dek sürmez; kaygı da geçicidir.

Önerilen EtkinlikBeklenen Fayda
Komik bir film izlemekDuygusal boşalım ve rahatlama sağlar.
Hafif egzersizler yapmakFiziksel ve zihinsel zindeliği artırır.
Keyifli müzikler dinlemekModunuzun yükselmesine yardımcı olur.
Boyama veya çizim yapmakZihni odaklayarak kaygıyı uzaklaştırır.

İyi hissetmek büyük oranda sizin elinizdedir. Bu sürecin daha hızlı tamamlanması ve zihinsel dengenizin korunması için ertelemeden harekete geçin.

Etiketler

Anksiyete nedenleriAnksiyete bozukluğu belirtileriAnksiyete ve stresAnksite bozukluğuKaygi bozukluuguAnksiyete semptomlarıAnksiyete tedavisiAnksiyete belirtileriKaygı bozukluğu nedirKaygı hastalığı belirtileriKaygı bozuklukları belirtisiKaygıları azaltmakYaygın anksiyete psikoterapiKaygı ile baş etmeCorona salgın hastalığıcorona virüsücoronacorona virüs tedavisicoronavirüscorona virüsünün psikolojiye etkilericorona virüsünün psikolojik tedavisicorona virüscoronavirüs paniği

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Şeyma Altınel

Klinik Psikolog Şeyma Altınel

Kl. Psk.Şeyma Altınel, Balıkesir’de 1990 yılında doğmuştur. Balıkesir Lisesi’nden mezun olduktan sonra 2009 yılında T.C. Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazanmış ve 2014’te lisans eğitimini yüksek onur öğrencisi olarak tamamlamıştır. Lisans eğitimi sırasında çeşitli proje, staj deneyimi ve gönüllü çalışmalarda yer almıştır. 2013 yılında Mustafa Kemal Toplum Merkezi’nde sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelere ve çocuklarına bireysel görüşmeler ile psikolojik destek sağlamıştır. Aynı yıl içerisinde Özel Aysu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli çocukların aileleri ile terapötik ilişki temelli bireysel görüşmeler yapmış ve otizm, mental retardasyon, down sendromu tanılı çocukların özel eğitimine ilişki temelli destek sağlamıştır. 2012 yılında Özel Sevgi Bahçesi Anaokulu’nda çocuklarla oyun aracılığı ile ilişki kurarak ilişki kurma tarzları, iletişim ve baş etme becerilerini gözlemlemiştir. SOYAÇ- Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde 10-18 yaş grubu travmatik geçmişi olan gençler ile akran temelli müdahale yaklaşımıyla çalışmıştır. Çeşitli atölye çalışmalarında aktif olarak gençlerle birlikte çalışmalar yapmıştır ve Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci tarafından her hafta verilen süpervizyon eğitimlerine katılım göstermiştir. 2013 yılında proje kapsamında SOYAÇ ve İstanbul Kalkınma Ajansı İşbirliği ile düzenlenen; “Sokakta Yaşayan Çocuklara Destek Amaçlı Yürütülen Çalışmaların Işığında: Üniversite-Toplum İşbirliği” sempozyumunda konuşmacı olarak görev almıştır. Travmatize Olmuş Gençler: ‘İlişki Kurarak Öğrenme’ adlı gözlem ve araştırma sunumunu katılımcılara sunmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.