Doktorsitesi.com

YEME TUTUMU VE YEME BOZUKLUKLARI

Klinik Psikolog Şeyma Altınel
Klinik Psikolog Şeyma Altınel
8 Aralık 2019352 görüntülenme
Randevu Al
YEME TUTUMU VE YEME BOZUKLUKLARI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yeme Tutumu Nedir? Gelişimi ve Psikolojik Temelleri

Yeme tutumu; motor, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerin merkezi ve çevresel faktörlerle etkileşimi sonucu oluşan kompleks bir yapıdır. Doğumla birlikte başlayan anne-bebek ilişkisinden itibaren tüm sosyal ilişkilerin temeliyle bağdaştırılan bu kavram, çeşitli haz ve acı verici yaşantılarla şekillenir. Psikoloji literatüründe tutum, kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını meydana getiren soyut bir eğilim olarak tanımlanmaktadır.

Beslenme alışkanlıkları sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda kişinin neyi, ne zaman, nasıl ve kiminle yiyeceğine dair yaptığı seçimleri kapsayan psikolojik bir süreçtir. Bu seçimler çocukluktan itibaren ailesel faktörler, sosyal çevre ve öğrenme yoluyla gelişir. Dolayısıyla yeme tutumu, bireyin beslenme ile ilgili geliştirdiği tüm zihinsel ve davranışsal eğilimlerin toplamıdır.

Yeme Bozukluğu (YB) Kavramı ve Belirtileri

Yeme bozukluğu (YB), yeme davranışlarındaki şiddetli bozulmalarla karakterize olan ciddi bir durumdur. Bu bozukluklar genellikle vücut ağırlığını korumayı reddetme, kilo alımına dair yoğun kaygı ve çarpıtılmış beden algısı ile kendini gösterir. Bireyler, kilo kontrolü sağlamak amacıyla kısıtlı yeme, aşırı egzersiz veya uygunsuz dengeleyici davranışlar (kusturma, laksatif kullanımı vb.) sergileyebilirler.

Günümüzde bozulmuş yeme tutumları, klinik açıdan hızla artış gösteren ve uygun tedavi protokolü uygulanmadığında dramatik sonuçlara yol açabilen psikiyatrik öncüller olarak kabul edilmektedir. Yeme bozuklukları hem fiziksel hem de psikososyal boyutuyla bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit eder.

Yeme Bozukluklarının Tanısal Değerlendirmesi

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM-5 (Ruhsal Hastalıkların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) ile yeme bozuklukları "Beslenme ve Yeme Bozuklukları" başlığı altında genişletilmiştir. Güncel sınıflandırmaya göre bu bozukluklar sekiz ana grupta ele alınmaktadır:

  • Pika
  • Geri çıkarma (geviş getirme) bozukluğu
  • Kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu
  • Anoreksiya Nervoza (AN)
  • Bulimiya Nervoza (BN)
  • Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB)
  • Tanımlanmış diğer bir beslenme ve YB
  • Tanımlanmamış beslenme ve YB

1. Anoreksiya Nervoza (AN) Tanı Kriterleri

Anoreksiya Nervoza, tıbbi bir neden olmaksızın gelişen belirgin kilo kaybı ve kilo alımına karşı duyulan aşırı korku ile karakterizedir. Hastalar, beden algısındaki bozulma nedeniyle normal kilonun çok altında olmalarına rağmen bu durumu reddedebilirler.

AlttürTanımlama
Kısıtlayıcı TürSon 3 ayda tıkınırcasına yeme/çıkarma yoktur. Kilo kaybı diyet, açlık ve aşırı sporla sağlanır.
Tıkınırcasına Yeme/Çıkarma TürüSon 3 ayda düzenli olarak tıkınırcasına yeme veya çıkarma (kusturma, laksatif kullanımı) nöbetleri görülür.

2. Bulimiya Nervoza (BN) Tanı Kriterleri

Bulimiya Nervoza, yineleyen tıkınırcasına yeme nöbetleri ve ardından gelen uygunsuz ödünleyici davranışlarla (kusma, ilaç kullanımı vb.) belirlidir. Bu bireyler genellikle normal kiloda veya hafif kilolu olabilirler. Tıkınma atakları sırasında kontrol kaybı hissi yaşanır; bu durumu genellikle suçluluk ve tiksinti duyguları takip eder. DSM-5 kriterlerine göre bu atakların 3 ay boyunca haftada en az bir kez gerçekleşmesi gerekir.

3. Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB)

Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu'nun temel farkı, tıkınma ataklarından sonra kusma veya aşırı egzersiz gibi telafi edici davranışların görülmemesidir. TYB tanısı için aşağıdaki belirtilerden en az üçünün eşlik etmesi beklenir:

  1. Olağandan çok daha hızlı yemek.
  2. Rahatsız edici düzeyde tokluk hissedene kadar yemek.
  3. Fiziksel açlık duymuyorken aşırı miktarda tüketmek.
  4. Utanç duyulduğu için yalnız başına yemek.
  5. Yemekten sonra suçluluk veya çökkünlük hissetmek.

Tedavi ve Uzman Desteği

Yeme bozuklukları, ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi tıbbi komplikasyonlara yol açabilen psikiyatrik sorunlardır. Ancak bu bozukluklar, ilaç tedavisi ve psikoterapi iş birliği ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Eğer kendinizde veya bir yakınınızda yeme bozukluğu belirtileri gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden uzman bir psikolog veya terapistten profesyonel destek almanız hayati önem taşımaktadır.

Kaynakça

  • Amerikan Psikiyatri Birliği (2013). DSM-V (Çev. ed.: E Köroğlu).
  • Amerikan Psikiyatri Birliği (2005). DSM-IV (Çev. ed.: E Köroğlu).
  • Arkonaç, S. A. (2008). Sosyal Psikolojide İnsanları Anlamak.
  • Becker, A.E., ve ark. (1999). Eating Disorders. NEJM.
  • Cooper, Z., & Fairburn, C.G. (2003). Refining Binge Eating Disorder.
  • Saygılı, F. (1999). Obezite ve Tedavisi.
  • Shafran, R., & Robinson, P. (2004). Thought-shape fusion in eating disorders.

Etiketler

Yeme alışkanlıklarıYeme alışkanlığıAnoreksiya nervozaYeme bozukluğuYeme bozukluğu tedavisiYeme bozuklukları tedavisiYemek bozukluklarıYeme bozukluğu teşhisiYeme bozuklukları teşhisiYeme bozukluğu terapisiYeme bozukluğu testiYemek yememeAnorexia nervosaAnoreksia nervozaYeme isteğini ortadan kaldırmaYeme isteğini azaltmaYemek yeme alışkanlıklarıYemeyi reddetmeYeme davranışıYeme bozukluklarinin nedenleriBulumiya nervozaAnoreksiya psikolojik bozuklukAnoreksiya hastasıyımYeme broblemleriAnoreksiya hastalarında kilo problemiAnoreksiya nevroza tedavisiYeme bozukluğu nedirYeme bozuklukları hakkındaYeme bozukluğu detaylarıYeme bozukluğu belirtileriYeme bozukluğu tanısıYeme bozukluğu nasıl oluşurYeme bozukluğu tedavi yöntemleriYeme bozukluğu ne demektirAnoreksiya nedirYeme bozukluklarında psikolojik tedaviAnoreksiya nervosa nedir?Anoreksiya nervosa nasıl tedavi edilirYeme bozuklukları nasıl tedavi edilirYeme bozuklukları ölüm nedeni olabilir mi?Yeme bozuklukları tedavisi nasıl olur?Yeme bozukluklarının nedenleri nelerdir?Yeme bozuklukları nedir?Anoreksiya nevroza’nın olası nedenleriAnoreksiya nervozanın belirtileriYeme bozuklukları ve tedavisiYeme bozuklukları neden olurYeme bozukluklarının sebepleriYeme bozukluğu nasıl tedavi edilirYeme bozuklukları nasıl önlenirYeme bozukluklarının tedavisiyeme tutumuyeme tutumları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Şeyma Altınel

Klinik Psikolog Şeyma Altınel

Kl. Psk.Şeyma Altınel, Balıkesir’de 1990 yılında doğmuştur. Balıkesir Lisesi’nden mezun olduktan sonra 2009 yılında T.C. Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazanmış ve 2014’te lisans eğitimini yüksek onur öğrencisi olarak tamamlamıştır. Lisans eğitimi sırasında çeşitli proje, staj deneyimi ve gönüllü çalışmalarda yer almıştır. 2013 yılında Mustafa Kemal Toplum Merkezi’nde sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelere ve çocuklarına bireysel görüşmeler ile psikolojik destek sağlamıştır. Aynı yıl içerisinde Özel Aysu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli çocukların aileleri ile terapötik ilişki temelli bireysel görüşmeler yapmış ve otizm, mental retardasyon, down sendromu tanılı çocukların özel eğitimine ilişki temelli destek sağlamıştır. 2012 yılında Özel Sevgi Bahçesi Anaokulu’nda çocuklarla oyun aracılığı ile ilişki kurarak ilişki kurma tarzları, iletişim ve baş etme becerilerini gözlemlemiştir. SOYAÇ- Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde 10-18 yaş grubu travmatik geçmişi olan gençler ile akran temelli müdahale yaklaşımıyla çalışmıştır. Çeşitli atölye çalışmalarında aktif olarak gençlerle birlikte çalışmalar yapmıştır ve Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci tarafından her hafta verilen süpervizyon eğitimlerine katılım göstermiştir. 2013 yılında proje kapsamında SOYAÇ ve İstanbul Kalkınma Ajansı İşbirliği ile düzenlenen; “Sokakta Yaşayan Çocuklara Destek Amaçlı Yürütülen Çalışmaların Işığında: Üniversite-Toplum İşbirliği” sempozyumunda konuşmacı olarak görev almıştır. Travmatize Olmuş Gençler: ‘İlişki Kurarak Öğrenme’ adlı gözlem ve araştırma sunumunu katılımcılara sunmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.