Doktorsitesi.com

ÇOCUKLUK BEDEN ALGISI İLE CİNSEL YAŞAM İLİŞKİSİ

Psk. Şengül Kıyak
Psk. Şengül Kıyak
2 Kasım 2017166 görüntülenme
Randevu Al
  • Çocukluk döneminde olumlu bir beden algısı oluşturmak için ebeveynlerin yargılayıcı ifadelerden kaçınması ve çocukların fiziksel seçimlerine saygı duyması kritik bir öneme sahiptir.
  • Beden bölümlerini tanımlarken bilimsel terminoloji kullanmak ve cinsiyetçi hitaplardan kaçınmak, çocuğun sağlıklı bir kimlik ve cinsel gelişim süreci geçirmesini sağlar.
  • Çocuklara bedensel sınırlarını korumayı ve istemedikleri dokunuşlara 'hayır' demeyi öğretmek, özgüvenli ve güvenli bir gelişim için temel bir gerekliliktir.
ÇOCUKLUK BEDEN ALGISI İLE CİNSEL YAŞAM İLİŞKİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluk Döneminde Beden Algısının Temelleri

Bireylerin beden algısı ve kendileriyle barışık olma süreçlerinin temelleri, çocukluk dönemindeki ebeveyn tutumları ve toplumsal çevre tarafından atılmaktadır. Çocuklukta geliştirilen bu algı, bireylerin yetişkinlik döneminde sağlıklı bir cinsel yaşam ve özgüvenli bir kimlik oluşturmalarında kritik bir rol oynar. Bu nedenle, ebeveynlerin çocuklarına yaklaşım biçimleri, çocuğun kendi bedenini nasıl tanımlayacağını doğrudan belirler.

Olumlu Beden Algısı Kazandırmak İçin Uygulanması Gereken Stratejiler

Çocuklarda sağlıklı bir gelişim süreci yönetmek ve olumlu bir beden algısı oluşturmak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken temel unsurlar aşağıda maddeler halinde sunulmuştur:

1. Fiziksel Görünüm ve Seçim Özgürlüğü

  • Yargılayıcı ifadelerden kaçının: Çocuklarınızın bedensel oranları veya fiziksel özellikleri hakkında eleştirel ya da yargılayıcı yorumlarda bulunmamalısınız.
  • Özerkliğe saygı duyun: Özellikle 3 yaşından itibaren çocukların kıyafetlerine, saç modellerine veya dış görünüşlerine müdahale etmekten kaçının. Kendi beğeninizi dayatmak yerine, çocuğun yaşına ve hareket ihtiyacına uygun, ergonomik seçenekler sunarak tercihi ona bırakmalısınız.

2. Doğru Terminoloji ve Hitap Şekilleri

Bedenin bölümlerini tanıtırken bilimsel ve doğru isimler kullanmak, çocuğun bedeniyle sağlıklı bir bağ kurmasını sağlar. Bu bağlamda şu noktalara dikkat edilmelidir:

Yanlış TerimlerDoğru ve Bilimsel Terimler
Pipi, kuku, alet, kutu vb.Penis (Erkek), Vajina (Kız)

Hitap şekilleri konusunda ise rol ve kavram çatışması yaratabilecek ifadelerden uzak durulmalıdır. Erkek çocuklarına "koçum, aslanım, prensim", kız çocuklarına "prensesim, bebeğim" veya her iki cinsiyete "aşkım, sevgilim" gibi hitaplarda bulunmak, gelecekteki özel ilişkilerinde sevgiyi bir egemenlik biçimi olarak algılamalarına neden olabilir.

3. Cinsiyet Ayrımcılığı ve Oyuncak Seçimi

Çocukların gelişiminde cinsiyetçi kalıplardan kaçınmak, onların potansiyellerini özgürce keşfetmelerine olanak tanır:

  • Toplumsal cinsiyet rollerini dayatmayın: "Kızsın hanım hanımcık ol" veya "Erkeksin istediğin gibi davran" gibi ayrımcı tutumlar sergilemeyin.
  • Yaratıcılığı destekleyin: Hazır ve emek gerektirmeyen oyuncaklar yerine, çocuğun bedensel-zihinsel keşif ve yaratıcılığını destekleyen doğal malzemeleri tercih edin.
  • Renk ve oyuncak kısıtlamasını kaldırın: Kız çocuklarına sadece bebek ve pembe renk, erkek çocuklarına ise sadece silah, araba ve mavi renk dayatması yapmaktan kaçının.

Cinsel Merak ve Bedensel Sınırların Korunması

Çocukların 3-5 yaş aralığında sergilediği cinsel merak ve keşif davranışları gelişimlerinin doğal bir parçasıdır. Bu süreçte sergilenmesi gereken profesyonel tutumlar şunlardır:

Cinsel Keşif ve Bilgilendirme

Çocuğun cinsel merakına yönelik sorularına; anlayabileceği düzeyde, somut, net ve kısa cevaplar verilmelidir. Bu dönemdeki keşif davranışları asla suçlanmamalı veya yargılanmamalıdır. Ebeveynler, giyinme veya banyo gibi doğal anlarda çocuğun cinsel organları görmesine ve tanımasına izin vermelidir. Kadın ve erkek cinsel organları arasındaki farklar, bilimsel bir dil ve rahat bir yüz ifadesiyle anlatılmalıdır.

Bedensel Sınırlar ve "Hayır" Deme Becerisi

Çocuğa iyi ve kötü dokunma arasındaki fark öğretilmeli, özel bölgeleri tanıtılmalıdır. İstemediği bir dokunma veya sevgi gösterisiyle karşılaştığında "hayır" demesi gerektiği vurgulanmalıdır. Bu tür durumların bir sır olmadığı ve ebeveynle paylaşılması gerektiği konusunda çocuk sürekli motive ve güven verici bir tutumla cesaretlendirilmelidir.

Sosyal Baskı ve Özgüven Gelişimi

Çocuğa sosyal ortamlarda "suflörlük" yapmaktan kaçınılmalıdır. "Amcanın elini öp", "Teyzene cevap ver" gibi zorlayıcı yönlendirmeler, çocuğun beden algısına yönelik edilgenlik geliştirmesine neden olur. Bu durum, hem çocuğun hayır deme becerisini engeller hem de sağlıklı bir özgüven oluşturmasına ket vurur.

Etiketler

Beden algısıÇocuklarda beden algısıÇocuklarda bilinç altıÇocuklarda cinsel yaşam yapısı

Yazar Hakkında

Psk. Şengül Kıyak

Psk. Şengül Kıyak

Psk. Şengül Kıyak, 1995' de Hacettepe Üniversitesi’ nden mezun olan Şengül KIYAK, Sosyoloji ve Psikoloji lisans derslerinin yanı sıra, ülkemizin alanında duayen öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilge Karasu, Prof. Dr. Veysel Sönmez, Prof. Dr. Mürüvvet Bilen, Doç. Dr. Özcan Demirel ve Doç. Dr. Nilüfer Açıkalın' dan; Felsefe, Eğitim Felsefesi, Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Eğitim Psikolojisi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler, Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans dersleri, ayrıca özel öğrenci olarak, Antropoloji (İnsan Bilimi) öğretim üyesi Prof. Dr. Bozkurt Güvenç' den "İnsan ve Kültür", "Sosyal Değişme”, “Türk kimliği" "Japon Kültürü"  ve Felsefe öğretim üyesi Prof. Dr. Ionna Kuçuradi' den de "Etik ve Değerler" ve "İnsan Hakları" yüksek lisans dersleri almıştır. Lisans eğitimi sırasında, marjinal (dezavantajlı) kesimlerin yaşam biçimi ve toplumla etkileşimi, epileptik bireylerin psiko- sosyal tutumları, korunmaya muhtaç çocukların eğitimi ve rehabilitasyonu ile ilgili alan ve vaka çalışmalarına katılmıştır. 1997' den itibaren MEB' lığına bağlı kurumlarda, uzun süre (15 yıl) çeşitli okullarda ve Rehberlik Araştırma Merkezi' nde (RAM),  Psikolojik Danışmanlık/ Rehberlik ve bölüm başkanlığı yapmış, Özel Eğitim Bölümünde Eğitsel Tanılama, İzleme ve Değerlendirme çalışmalarına katılmıştır. Ulusal Mesleki Bilgi Sistemi İl Koordinatörlüğü, Aile Eğitim Programı kurum temsilciliği, Aktif Öğrenme Formatörlüğü, Van Depremi sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Psiko-sosyal Müdahale İl Koordinatörlüğü görevlerinde bulunmuştur. Aile Danışmanlığı, Aile Danışmanlığında Uygulamalar, Aile Eğitimi, Cinsel Terapi, Vajinismus, Temel Hipnoz ve Regresyon, Çocuk ve Bağımlılık- Kilo Verme Hipnozu, Öfke Yönetimi, Travma ile Baş etme, Öğrenci Koçluğu Eğitici Eğitmenliği, Oyun Terapisi Eğitici Eğitmenliği ve MMPI uygulayıcı eğitimleri almıştır. 23 yıllık mesleki yolculuğunda, birey ve grup danışmanlığı (çocuk-ergen, yetişkin), aile- eğitimci ve öğrencilere yönelik eğitsel, grup ve bireysel rehberlik, ihmal-istismar-şiddet- ebeveyn tutumları- aile içi iletişim eğitimleri/ seminerleri vermiş, bu vb. vakalara yönelik danışmanlık yapmıştır.  Psiko-felsefik bir bakış açısıyla, Aile-Çift Danışmanlığı- Cinsel Terapi /Cinsel Danışmanlık ve bireysel psikolojik danışma (yetişkin, çocuk-ergen) hizmetleri veren Şengül KIYAK,  ayrıca bir eğitim kurumunda Psikoloji dersleri vermeye, Psikiyatri ve Psikoloji dergisi PsikeArt’ a yazılar yazmaya devam etmektedir.

&

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.