Doktorsitesi.com

Çocuklarda Yas Süreci

Psk. Tuana Coşar
Psk. Tuana Coşar
29 Mart 2023158 görüntülenme
Randevu Al
* Sevilen bir bireyin kaybı söz konusu olduğunda okul öncesi çocukların ihtiyaç duyduğu iletişim ve yardım için dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? * Çocuğun hangi tepkileri normal karşılanması gerekir, hangi tepkiler psikolojik yardım gerektirir? * Ölüm açıklaması yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
Çocuklarda Yas Süreci
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Ölüm Algısı ve Açıklama Süreci

Okul öncesi yaş grubu çocuklar, yaşamın bir gerçeği olan ölümün açıklanmasına yönelik ciddi bir ihtiyaç duyarlar. Bu süreçte çocuğun, vefat eden kişinin geri döneceğine dair yanlış bir inanç geliştirmemesi veya çevresindeki herkesi kaybedeceği yönünde bir kaygı yaşamaması kritik önem taşır. Bu nedenle yapılacak açıklamaların titizlikle planlanması, gerekirse bir uzmandan profesyonel destek alınarak bilgilerin somutlaştırılarak aktarılması çocuk ruh sağlığı açısından oldukça faydalıdır.

Çocukların Ölüm Karşısında Verebileceği Farklı Tepkiler

Çocuklar, yetişkinlerin alışılagelmiş beklentilerinden çok daha farklı tepkiler ortaya koyabilirler. Sergilenen bu davranışlar, çocuğun durumu anlamadığı anlamına gelmez; aksine, bilgiyi işlemek ve anlamlandırmak için zamana ihtiyaç duyduğuna işaret edebilir. Bir çocuğun bir süre boyunca oyunlarında ölüm temasını işlemesi, konuyu kendi dünyasında anlamlandırmaya çalıştığının bir göstergesidir.

Okul öncesi dönem çocuklarında gözlemlenebilecek olası tepkiler şunlardır:

  • Hiç tepki vermeyebilir.
  • Ciddi duygusal patlamalar yaşayabilir.
  • Yüksek sesle isyan edebilir veya ağlayabilir.
  • Öfkeyle vurma isteği duyabilir.
  • Anlatılanları dinleyip doğrudan oyununa geri dönebilir.
  • Oyunlarında sürekli ölüm temalarını kullanabilir.

Soyut Açıklamalardan Kaçınmanın Önemi

Okul öncesi yaş grubundaki çocukların bilişsel gelişim seviyeleri, soyut kavramları tam olarak kavramaya uygun değildir. Bu dönemde kullanılan bazı ifadeler, çocukta kişinin geri geleceği beklentisini oluşturarak süreci daha karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle aşağıdaki gibi soyut açıklamalardan kaçınılmalıdır:

Kaçınılması Gereken Soyut İfadelerOluşabilecek Riskler
"Cennete gitti."Belirsizlik ve geri dönüş beklentisi
"O bizi hep izliyor olacak."Sürekli izlenme kaygısı ve huzursuzluk
"Melek oldu."Gerçeklikten kopuk algı gelişimi
"Allah onu yanına aldı."Ayrılık nedenini anlamlandıramama

Ne Zaman Profesyonel Psikolojik Yardım Alınmalıdır?

Çocuğun yas sürecini sağlıklı yönetemediği durumlarda uzman desteğine başvurmak hayati önem taşır. Eğer çocukta veya aile dinamiklerinde aşağıdaki belirtiler gözlemleniyorsa, vakit kaybetmeden psikolojik yardım alınması önerilir:

  1. Öfke patlamaları oluşmuş veya şiddeti artmış ise,
  2. Ebeveynler açıklama yapma konusunda yoğun bir kaygı ve yetersizlik hissediyorlarsa,
  3. Çocukta "Sevdiğim herkesi kaybedebilirim" şeklinde genel bir kaygı bozukluğu geliştiyse,
  4. Çocuk, başına gelebilecek olumsuzluklara karşı sürekli bir tetikte olma hali sergiliyorsa,
  5. Belirgin bir içe kapanma veya yoğun suçluluk hissi mevcutsa,
  6. Çocuk, yaşından daha küçük bir bireymiş gibi davranmaya (regresyon) başladıysa.

Etiketler

Kaygı bozukluğuÇocuklarda depresyonÇocuk ve ölüm kavramıÇocukla iletişimTerkedilme kaygısıÖlümden korkmaAile içi iletişimde bilinmesi gerekenler

Yazar Hakkında

Psk. Tuana Coşar

Psk. Tuana Coşar

Psikolog Tuana Coşar 1999 yılında doğdu. 2013 yılında lise öğrenim hayatına Halide Edip Adıvar Anadolu  Lisesi’nde başlamış, lisans eğitimini 2022 yılında Yeditepe Üniversitesi ‘Psikoloji’ bölümünde tamamlamıştır. Lisans hayatı boyunca çeşitli seminer, kongre ve eğitimlere katılmıştır. Sonrasında Gün Psikoloji, Q Psikoloji ve Noa Psikoloji kliniklerinde stajlarını tamamlamıştır. Klinik gözlemlerinde vaka analizlerinde ve formülasyonlarında, danışanlara verilen bataryalarda ve oyun terapilerinde aktif rol almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.