Doktorsitesi.com

Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
21 Nisan 2021337 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Anksiyete ve Kaygı Bozukluğu Nedir?

Anksiyete (kaygı), bireyin tehdit edici veya korkutucu durumlarla karşılaştığında vücudunun bilişsel, fizyolojik ve davranışsal olarak verdiği tepkiler bütünüdür. Kaygı bozukluğu ise bu hissin ortada somut bir tehlike yokken ortaya çıkması, uzun süre devam etmesi ve günlük hayatı etkileyecek kadar yoğun hissedilmesidir. Günümüzde çocuk ve ergen psikiyatrisinin en yaygın problemlerinden biri olan kaygı, aslında her duygu gibi işlevseldir; ancak hayatın akışını bozmaya başladığında uzman desteği gerektirir.

Kaygı Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete belirtileri çocuklarda farklı kategorilerde kendini gösterebilir. Özellikle duygularını ifade etmekte zorlanan çocuklarda kaygı, öfke ve saldırganlık olarak dışa vurulabilir. Belirtiler genel olarak şu şekilde gruplandırılır:

  • Bilişsel Belirtiler: Bilincin sislenmesi, dikkat toplama güçlüğü, düşünce blokları, kontrolü kaybetme korkusu ve ölüm korkusu.
  • Duygusal Belirtiler: Endişe, dehşet duygusu, tedirginlik, gerginlik ve çaresizlik.
  • Davranışsal Belirtiler: Kaçma, kaçınma, huzursuzluk, donakalma ve koordinasyon bozukluğu.
  • Bedensel Belirtiler: Çarpıntı, tansiyon değişimleri, bayılma hissi, nefes darlığı, mide bulantısı ve terleme.

Çocuklarda En Sık Görülen Kaygı Bozukluğu Türleri

Çocukluk döneminde karşılaşılan anksiyete problemleri genellikle beş ana başlık altında incelenir. Her bir tür, çocuğun sosyal ve akademik başarısını doğrudan etkileyebilir.

1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Çocuğun belirli bir alanla sınırlı kalmaksızın pek çok konuya dair (sağlık, başarı, güvenlik) sürekli ve yoğun kaygı duymasıdır. Bu çocuklar genellikle mükemmeliyetçi bir yapıya sahiptir ve olaylar üzerinde aşırı düşünme eğilimi gösterirler.

2. Ayrılık Kaygısı

Bakım veren kişiden ayrılma durumunda yaşanan yoğun endişedir. Çocuk, kendisine veya ebeveynine zarar geleceğinden korkar. Okula gitmeyi reddetme ve ayrılık temalı kabuslar görme sık rastlanan durumlardır.

3. Sosyal Anksiyete (Sosyal Fobi)

Sosyal ortamlarda başkaları tarafından yargılanma, alay edilme veya küçük düşme korkusudur. Çocuklar hata yapmaktan çekindikleri için sınıf içi faaliyetlerden kaçınabilir veya yabancıların yanında aşırı çekingen davranabilirler.

4. Özgül Fobiler

Belirli bir nesneye veya duruma karşı duyulan aşırı korkudur. Kaçınmanın mümkün olmadığı anlarda çocuklarda parmak emme, donma veya hırçınlık gibi tepkiler gözlemlenebilir.

5. Panik Bozukluk

Beklenmedik anlarda ortaya çıkan, yoğun fiziksel semptomların (kalp çarpıntısı, nefes darlığı) eşlik ettiği panik ataklarla karakterizedir. Çocuk, bir sonraki atağın ne zaman geleceğine dair sürekli bir beklenti anksiyetesi yaşar.

Kaygı Bozukluklarında Belirti Grupları Tablosu

Belirti TürüSık Karşılaşılan Örnekler
FizikselKarın ağrısı, bulantı, sık idrara çıkma, titreme
PsikolojikBaşkaları tarafından yanlış değerlendirilme korkusu, huzursuzluk
DavranışsalRutinlere aşırı bağlılık, okul reddi, öfke patlamaları

Ebeveynler İçin Çözüm Önerileri ve Tedavi Yöntemleri

Kaygılı çocukların dünyasında rutinler ve öngörülebilirlik rahatlatıcı bir role sahiptir. Ebeveynlerin, çocuklarının duygularına alan açması ve onları "kapsayabilmesi" kritik önem taşır. Ayrılık durumlarında süreci kademeli işletmek ve geçiş nesneleri (peluş oyuncak, battaniye vb.) kullanmak faydalı olabilir.

Profesyonel Tedavi Seçenekleri:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Kaygılı düşüncelerin dönüştürülmesini hedefler.
  • Oyun Terapisi: Çocukların duygularını oyun yoluyla ifade etmesini sağlar.
  • İlaç Tedavisi: Uzman hekimin gerekli gördüğü durumlarda süreci desteklemek için kullanılır.

Ebeveynler, çocuklarını eleştirmek yerine duygularını dile getirmeleri için teşvik etmelidir. Eğer kaygı çocuğun işlevselliğini ciddi düzeyde bozuyorsa, vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulmalıdır.

Etiketler

KaygıÇocuklarda kaygıçocuklarda kaygı bozukluğu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.