Doktorsitesi.com

Çocuklarda Davranış Sorunu (Yalan Söyleme)

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
7 Nisan 2016150 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Davranış Sorunu (Yalan Söyleme)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Yalan Söyleme Davranışı ve Gelişim Süreçleri

Yalan söyleme alışkanlığı, bireyin gelecekte ciddi sorunlarla karşılaşmasına neden olabilecek kritik davranış bozukluklarından biridir. Kişinin çevresindeki güveni kaybetmesi ve olumsuz bir şekilde etiketlenmesi, farklı davranışsal problemlerin de önünü açabilir. Küçük çocukların büyük bir çoğunluğu, gelişim süreçlerinin bir parçası olarak bilinçsizce yalan söyleyebilir.

Ebeveynlerin "çocuktur" diyerek bu durumu ihmal etmesi, yalanın zamanla kalıcı bir alışkanlığa dönüşmesine yol açabilir. Özellikle 3-7 yaş aralığındaki çocuklarda, hayal gücü ile gerçeklik arasındaki sınır henüz netleşmemiştir. Bu dönemde, özellikle duyguların dışa vurulduğu oyunlar sırasında gerçeğe aykırı beyanlar görülebilir. Çocuğun hayal dünyasından kaynaklanan bu ifadeleri doğrudan "yalan" olarak nitelendirmekten kaçınılmalıdır.

7 yaşından itibaren çocukların hayal ve gerçeği ayırt etme yetisi geliştiği için bu davranışlarda azalma gözlemlenir. Ancak bazı çocuklar, çevrelerinin ilgisini çekmek amacıyla ilerleyen yıllarda da senaryolar üretmeye ve hayallerini gerçekmiş gibi anlatmaya devam edebilirler.

Yalan Söyleniş Biçimleri ve Türleri

Çocuklarda görülen yalanlar, söyleniş amacına ve yaş grubuna göre şu kategorilere ayrılmaktadır:

  • Hayali Yalanlar: Küçük çocukların gerçeklik algısı tam gelişmediği için uydurduğu, yetişkinler tarafından yalan sanılan ifadelerdir.
  • Taklit Yalanlar: Çocukların anne ve babayı model almasıyla oluşur. Ebeveyninin yalanına tanık olan çocuk, bunu doğru bir yöntem olarak öğrenir.
  • Sosyal Yalanlar: En yaygın görülen türdür. Bir yere gitmemek için hasta olduğunu iddia etmek gibi toplumsal bahaneleri içerir.
  • Savunma Yalanları: Çocuğun kendini koruma içgüdüsüyle başvurduğu yalanlardır. Sık eleştirilen, sert tepki gören veya mükemmelliğe zorlanan çocuklar bu yola başvurur.
  • Yüceltilmiş Yalanlar: Başkalarının hayranlığını kazanmak veya bir özlemi dile getirmek amacıyla söylenen yalanlardır.

Yalan Söyleyen Çocuğa Karşı Ebeveyn Yaklaşımı

Anne, baba ve öğretmenler, bir yalanla karşılaştıklarında öncelikle soğukkanlılıklarını korumalı ve yalanın nedenini anlamaya çalışmalıdır. Çocuğu hemen sorgulamak veya cezalandırmak yerine, şu soruların yanıtları aranmalıdır:

  1. Çocuğum benden ilgi, övgü veya onay mı bekliyor?
  2. Kendisini önemli mi göstermeye çalışıyor?
  3. Ben ebeveyn olarak iyi bir model miyim ve verdiğim sözleri tutuyor muyum?
  4. Doğru söylemenin önemini davranışlarımla gösteriyor muyum?

Okul öncesi dönemde ebeveyn, çocuğu cezalandırmak yerine gerçeği görmesine rehberlik etmelidir. Örneğin; annesinin evinde televizyonu olmadığı halde babasına olduğunu söyleyen bir çocuğa, "Annenin evinde de televizyonun olmasını mı isterdin?" şeklinde yaklaşmak, çocuğun doğruyu söylemesini kolaylaştırır.

Ergenlik döneminde ise çocuk yalan söylediğinin bilincindedir. Bu aşamada yalanın sonuçlarını tartışmak ve önceden belirlenmiş uygun bir yaptırımı uygulamak en etkili çözümdür. Şiddetli cezalar, gelecekte daha fazla yalan söylenmesine neden olabilir. Eğer yalan söyleme davranışı süreklilik arz ediyorsa, bu durum bir risk faktörüdür ve mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.

Çocuklarda Dışkı Kaçırma Sorunu (Enkoprezis)

Enkoprezis (altını pisletme), çocuk için oldukça ürkütücü ve ciddi duygusal sarsıntılara yol açabilecek bir problemdir. Tedavi edilmediği takdirde psikolojik hasarlar bırakabileceği için vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalıdır.

Enkoprezis Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda dışkı kaçırma sorunu hem fiziksel hem de psikolojik kökenli olabilir. Başlıca nedenler şunlardır:

Psikolojik NedenlerÇevresel ve Fiziksel Nedenler
Aile içi çatışmalar ve iletişim sorunlarıYanlış veya baskıcı tuvalet eğitimi
Yeni kardeş doğumu veya anneden ayrılıkKabızlık ve organik bozukluklar
Aşırı disipline karşı geliştirilen tepkiOkula başlama veya hastaneye yatış
Annenin aşırı titiz ve temizlik odaklı tutumuTuvaleti aşırı tutma veya reddetme

Çözüm İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Ebeveynlerin sert tepki göstermesi sorunu bir kısır döngüye sokar. Süreci yönetmek için şu adımlar izlenebilir:

  • Fiziksel Tedavi: Sorun organik bir nedene dayanıyorsa öncelikle tıbbi tedavi uygulanmalıdır.
  • Tuvalet Rutini: Çocuğun belirli aralıklarla tuvalete oturması ve bir süre beklemesi sağlanmalıdır.
  • Mahrum Bırakma Yöntemi: Eğer çocuk tuvaletini yapmayı reddediyorsa, sevdiği bir aktiviteden (boyama, oyun vb.) kısa süreliğine mahrum bırakılabilir.
  • Takvim ve Ödüllendirme: 10 günlük bir takip çizelgesi tutulmalıdır. Çocuğun başarılı olduğu günler işaretlenmeli ve bu başarılar uygun ödüllerle pekiştirilmelidir.

Başarının ödüllendirilmesi, çocuğun özgüven ve benlik saygısını artırarak sorunun çözümünde hayati bir rol oynar.

Etiketler

Yalanlar karşısında neler yapalım?Çocuklarda dışkı kaçırma sorunu (enkoprezis)Yalan söyleniş biçimiYalan söyleniş biçimi ve söylendiği yaşa göre

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

1968 yılının baharında köy evinde  dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tutak Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda okudum. 8 yıllık eğitimimden sonra okul birincisi olarak girdiğim Devlet Parasız Yatılı okul sınavları sonucunda Diyarbakır Çevre Sağlığı Meslek Lisesini kazandım.1987 yılında mezuniyetimin ardından Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlık Teknisyeni olarak devlet memurluğu görevime başladım.1988 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ) bölümünü kazanarak 1992 yılında mezun oldum. Aynı süreçte Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tuzluçayır Sağlık Ocağı’nda da devlet memurluğu görevimi sürdürdüm.
1994 yılında ikinci defa girdiğim üniversite sınavı sonucunda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünü kazandım. Eğitim sürecimde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık  memurluğu görevimi sürdürdüm.
2003 yılında Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne psikolog olarak atandım ve 17 yıl aynı hastanede olmak üzere toplamda 32 yıl devlette görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.