Doktorsitesi.com

Çocuk ve Ebeveyn bağı

Psk. Şengül Kıyak
Psk. Şengül Kıyak
9 Aralık 2018142 görüntülenme
Randevu Al
Çocuk ve Ebeveyn bağı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Bağımsız Benlik Algısının Oluşumu

Çocuklar ebeveynlerinin bir parçası olarak dünyaya gelse de, gelişimsel süreçte onlardan tamamen ayrı birer bireydir. Ebeveynlerin, çocuklarının eylemlerinden, duygularından veya fiziksel durumlarından bahsederken kullandıkları dil, çocuğun kendi kimliğini inşa etmesinde kritik bir rol oynar. Bu nedenle, çocuğun bireysel başarılarını veya ihtiyaçlarını ifade ederken çoğul şahıs eklerinden kaçınmak, sağlıklı bir psikolojik gelişim için zorunludur.

"Biz" Dilinden Kaçınmanın Önemi ve Özerklik İhtiyacı

Günlük hayatta sıkça rastlanan "okuyup yazabiliyoruz artık", "matematiğimiz düzeldi" veya "tuvaletimizi yaptık" gibi ifadeler, çocuğun benlik algısı geliştirmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu tür bir dil kullanımı, çocuğun temel bir gereksinimi olan özerklik ihtiyacını bastırarak bağımsız bir kimlik oluşturmasını zorlaştırır. Çocuğun kendi eylemlerinin sorumluluğunu ve aidiyetini hissetmesi, sağlıklı bir kişilik gelişimi için temel şarttır.

Ebeveyn Çatışmalarında Çocuğun Araçsallaştırılması

Ebeveynler arasındaki ilişki çatışmalarında, çocuğa yönelik tutumlar bazen bir öfke aracı haline getirilebilir. Özellikle eşlerden birini dışarıda bırakan koalisyonlar veya "kızımla şunu yaptık", "oğlumla çok mutluyuz" gibi birleşmişlik mesajları çocuk üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Bu durumun doğurabileceği riskler şunlardır:

  • Ödipal Çatışma: Çocuğun bir ebeveynle aşırı yakınlaşıp diğerini dışlaması, psiko-seksüel gelişimini sekteye uğratabilir.
  • Duygusal Yük: "O benim aşkım", "o benim her şeyim" gibi ifadelerle çocuğa yüklenen aşırı anlamlar, çocuğun gelişimsel dengesini bozar.
  • Rol Karmaşası: Çocuğun, ebeveynler arasındaki sorunların sorumlusu veya çözücüsü olduğu yanılgısına düşmesine neden olur.

Sağlıklı Ebeveyn Tutumu ve İletişim Stratejileri

Ebeveynler arasındaki sorunlar ne olursa olsun, çocuğun varlığının hem annenin hem de babanın ortak paydası olduğu unutulmamalıdır. Çocuğun ruhsal sağlığını korumak adına, gelişim dönemine uygun bir dille şu mesajlar net bir şekilde verilmelidir:

Mesajın KonusuVerilmesi Gereken Temel Mesaj
İlişki DurumuAradaki sorunların çocukla bir ilgisi olmadığı anlatılmalıdır.
Sevgi ve İlgiHer koşulda çocuğun eşit derecede sevildiği vurgulanmalıdır.
SüreklilikYaşanan çatışmaların, çocuğa gösterilen şefkati değiştirmeyeceği gösterilmelidir.

İç İçe Geçmişlik Şeması ve Sosyal Medya Yansımaları

Ebeveynlerin çocuklarını kendi varlıklarını inşa etmek için bir araç olarak kullanmaları, çocukta ciddi bir ruhsal yüke dönüşür. Bu durum, bireyin yetişkinlik döneminde de istismar ve ihmal edilme olasılığını artıran bir iç içe geçmişlik şemasına yol açar. Günümüzde sosyal medya platformlarında kullanıcı adlarının çocuk ismiyle birleştirilmesi, bu şemanın dijital bir yansımasıdır.

Kişisel egonun veya varlığın çocuk üzerinden tanımlanmaya çalışılması, sanal bir dünyada bile olsa çocuğun bağımsızlığına zarar verir. Unutulmamalıdır ki; çocuklarımız bizler için ne kadar değerli ve biricik olsalar da, tıpkı her yetişkin gibi kendi yaşam döngülerini bağımsız bir benlik ile sürdürme hakkına sahiptirler.

Etiketler

EbeveynEbeveyn çocuk ilişkisiçocuk ve ebeveyn bağı

Yazar Hakkında

Psk. Şengül Kıyak

Psk. Şengül Kıyak

Psk. Şengül Kıyak, 1995' de Hacettepe Üniversitesi’ nden mezun olan Şengül KIYAK, Sosyoloji ve Psikoloji lisans derslerinin yanı sıra, ülkemizin alanında duayen öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilge Karasu, Prof. Dr. Veysel Sönmez, Prof. Dr. Mürüvvet Bilen, Doç. Dr. Özcan Demirel ve Doç. Dr. Nilüfer Açıkalın' dan; Felsefe, Eğitim Felsefesi, Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Eğitim Psikolojisi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler, Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans dersleri, ayrıca özel öğrenci olarak, Antropoloji (İnsan Bilimi) öğretim üyesi Prof. Dr. Bozkurt Güvenç' den "İnsan ve Kültür", "Sosyal Değişme”, “Türk kimliği" "Japon Kültürü"  ve Felsefe öğretim üyesi Prof. Dr. Ionna Kuçuradi' den de "Etik ve Değerler" ve "İnsan Hakları" yüksek lisans dersleri almıştır. Lisans eğitimi sırasında, marjinal (dezavantajlı) kesimlerin yaşam biçimi ve toplumla etkileşimi, epileptik bireylerin psiko- sosyal tutumları, korunmaya muhtaç çocukların eğitimi ve rehabilitasyonu ile ilgili alan ve vaka çalışmalarına katılmıştır. 1997' den itibaren MEB' lığına bağlı kurumlarda, uzun süre (15 yıl) çeşitli okullarda ve Rehberlik Araştırma Merkezi' nde (RAM),  Psikolojik Danışmanlık/ Rehberlik ve bölüm başkanlığı yapmış, Özel Eğitim Bölümünde Eğitsel Tanılama, İzleme ve Değerlendirme çalışmalarına katılmıştır. Ulusal Mesleki Bilgi Sistemi İl Koordinatörlüğü, Aile Eğitim Programı kurum temsilciliği, Aktif Öğrenme Formatörlüğü, Van Depremi sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Psiko-sosyal Müdahale İl Koordinatörlüğü görevlerinde bulunmuştur. Aile Danışmanlığı, Aile Danışmanlığında Uygulamalar, Aile Eğitimi, Cinsel Terapi, Vajinismus, Temel Hipnoz ve Regresyon, Çocuk ve Bağımlılık- Kilo Verme Hipnozu, Öfke Yönetimi, Travma ile Baş etme, Öğrenci Koçluğu Eğitici Eğitmenliği, Oyun Terapisi Eğitici Eğitmenliği ve MMPI uygulayıcı eğitimleri almıştır. 23 yıllık mesleki yolculuğunda, birey ve grup danışmanlığı (çocuk-ergen, yetişkin), aile- eğitimci ve öğrencilere yönelik eğitsel, grup ve bireysel rehberlik, ihmal-istismar-şiddet- ebeveyn tutumları- aile içi iletişim eğitimleri/ seminerleri vermiş, bu vb. vakalara yönelik danışmanlık yapmıştır.  Psiko-felsefik bir bakış açısıyla, Aile-Çift Danışmanlığı- Cinsel Terapi /Cinsel Danışmanlık ve bireysel psikolojik danışma (yetişkin, çocuk-ergen) hizmetleri veren Şengül KIYAK,  ayrıca bir eğitim kurumunda Psikoloji dersleri vermeye, Psikiyatri ve Psikoloji dergisi PsikeArt’ a yazılar yazmaya devam etmektedir.

&

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler