Doktorsitesi.com

Çocuk Diş Hekimliği ve Muayenehanede Kaygı ve Korkunun Yönetimi

Dt. Onur Küçükkağnıcı
Dt. Onur Küçükkağnıcı
2 Ocak 20268 görüntülenme
Randevu Al
Diş hekimi kaygı ve korkusu (dental anksiyete), özellikle çocuk diş hekimliği (pedodonti) alanında sıkça karşılaşılan ve tedaviyi geciktirebilen önemli bir durumdur. Bu kaygıya bağlı olarak diş tedavisinden kaçınma, çocuğun ağız sağlığını olumsuz etkileyerek daha ciddi problemlere yol açabilir. Konya Beyaz Meram Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak, çocuklarda kaygı yönetiminin tedavi başarısı için önemli olduğuna inanıyor ve bu konuda özel bir yaklaşım benimsiyoruz.
Çocuk Diş Hekimliği ve Muayenehanede Kaygı ve Korkunun Yönetimi

Erken dönemde kaygının belirlenmesi, tedavi sürecinde çocuğun korkusunu yenmesine
yardımcı olarak işlemlerin başarı şansını önemli ölçüde arttırır. Özellikle küçük yaş
gruplarında, muayenehane ortamı ve hekimin yaklaşımı belirleyicidir. Örneğin, iki yaş
dönemi çocuklar fiziksel, zihinsel ve çevresel gelişimin başladığı, anneye bağımlılığın yoğun
olduğu ve yeni durumlara adaptasyonun zor olduğu bir evredir. Bu yaş grubunda çocuklar
yabancılara karşı güvensizdir ve genellikle sadece her gün gördükleri kişilere güvenirler.
Tepkilerini gözlerini, ellerini, ayaklarını ve seslerini kullanarak gösterirler. Diş tedavi
işlemlerini anlamaları mümkün olmadığından, hekimin çocukla etkili bir iletişim kurabilmesi
zordur.
Beyaz Meram Polikliniği'nde, iki yaş grubundaki minik hastalarımızda güven duygusunu
geliştirmek için şu stratejileri uyguluyoruz: Çocuğu ebeveyniyle birlikte koltuğa oturtuyoruz.
Sözel anlatım yerine dokunma, görme ve işitme duyularına hitap ederek somutlaştırma
yapıyoruz. Birden fazla konuyu aynı anda anlatmaktan kaçınıyor, ani ses ve hareketlerle
korkutmuyoruz. Randevu sürelerini kısa ve yönetilebilir tutuyoruz. Diş hekimi dış
görünümünün (önlük, maske, gözlük) mümkün olduğunca tanıdık kalmasına özen
gösteriyoruz; bu basit bir önlem bile çocuğun kaygısını azaltarak diş tedavi hizmetinin
kalitesini arttırıyor.
Üç yaş, okul öncesi dönemin başlangıcıdır. Bu dönemde çocuklar merak duyguları artmış
olarak ağız sağlıkları hakkında daha fazla iletişime girebilirler. Beyaz Meram'da, bu yaş
grubundaki çocukların doğal merakını kullanıyoruz. Onların anlayabileceği basit, oyun temelli
bir dille araçları tanıtıyor ve sürece dahil olmalarını sağlıyoruz. Bu merakı besleyerek,
korkuyu öğrenmeye ve keşfetmeye dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Çocuk diş hekimliği, sadece teknik beceri değil, aynı zamanda derin bir anlayış, sabır ve
iletişim sanatı gerektirir. Konya Beyaz Meram Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak, her
yaştan çocuğumuzun kendini güvende ve rahat hissedeceği bir muayenehane ortamı
yaratıyor, dental anksiyete ile başa çıkmak için yaşa özgü yaklaşımlarla çocuklarda kaygı
yönetimi sağlıyoruz. Amacımız, her ziyareti pozitif bir deneyime dönüştürerek, çocuklarımızın
ömür boyu sürecek sağlıklı gülüşlerinin temelini güvenle atmaktır. Diş hekimi korkusunu
yenmek, sağlıklı dişlerin ilk adımıdır ve biz bu adımda yanınızdayız.
Muayenede Kaygı Kontrolu Nasıl Yapılabilir?
Muayenede Kaygı Kontrolü Nasıl Yapılabilir? Çocuk Diş Hekimliğinde Etkili Yöntemler
Diş hekimi kaygı ve korkusu (dental anksiyete), insan hayatında birçok etkene karşı gelişen
ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilen yaygın bir durumdur. Modern teknolojilere rağmen,
diş hekimliği uygulamaları hala bu korkunun başlıca sebepleri arasında yer alır; hatta

araştırmalar, diş hekimi korkusunun en sık kaygı duyulan durumlar arasında beşinci sırada
geldiğini göstermektedir. Bu korku, özellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar
ve erişkinlikte de kalıcılığını sürdürür. Bu nedenle, çocuklarda korku tedavisi ve kaygının
erken dönemde belirlenmesi, ömür boyu sürecek sağlıklı diş alışkanlıkları için büyük bir
öneme sahiptir.
Kaygının Temel Kaynağı: Ağrı Korkusu ve Olumsuz Deneyimler
Diş hekimi korkusunun oluşmasındaki en yaygın ve önemli faktör, ağrılı diş tedavileri algısı
ve geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerdir. Çok sayıda çalışma, bu koşullanmanın (klasik
koşullanma) kaygıda ne kadar etkili olduğunu desteklemektedir. Tersine, düzenli, ağrısız ve
koruyucu amaçlı yapılan kontroller, kaygıyı önlemede koruyucu bir rol oynar. Bu noktada,
çocuk diş tedavisi psikolojisi anlayışıyla hareket etmek esastır.
Muayenehanede Kaygı Kontrolü
Çocuk diş hekimliğinde başarılı kaygı kontrolü, davranış yönetimi tekniklerini merkeze alan
bütüncül bir strateji gerektirir:
● İlk İzlenim ve Ortam: Bekleme Odasının Gücü: Bekleme odası, çocuk ve ailesi için
hizmetin ilk izlenimidir. Çekici, çocuk dostu, oyuncaklı, renkli bir bekleme alanı,
çocuğun rahatlamasına ve tedaviye karşı pozitif bir tutum geliştirmesine yardımcı
olur. Çocuğun ortamdan ve hekimden memnun olması, endişe kaynaklı uyaranlarla
baş etmesini kolaylaştırır.
● Güven İnşası ve İletişim: Diş hekimleri; hastaların algıları, tercihleri ve korkuları
olabileceğinin farkında olmalıdır. Çocukla yaşına uygun, basit ve anlaşılır bir dille
konuşmak, Söyle-Göster-Yap tekniğini kullanmak, göz teması kurmak, sabırlı ve
sıcak bir tutum sergilemek güveni arttırır. Yaş ve cinsiyet faktörlerinin (özellikle küçük
çocukların güçlü cinsiyet tercihleri olabileceğinin) farkında olmak önemlidir.
● Rahatlama ve Dikkat Dağıtma: Ses tonunu ayarlamak (Voice Control), sakinleştirici
bir dil kullanmak, çocuğun sevdiği bir çizgi filmi izlemesine izin vermek, hikaye
anlatmak veya oyun oynamak gibi rahatlatıcı teknikler dikkati tedaviden uzaklaştırır
ve kaygıyı azaltır. Ebeveynin varlığı ve desteği de (özellikle küçük yaş gruplarında)
rahatlatıcı olabilir.
● Olumlu Pekiştirme: Tedavi sürecinde veya sonrasında cesaretlendirici sözler
söylemek, küçük ödüller vermek (çıkartma, küçük oyuncak) gibi olumlu pekiştireçler,
çocuğun motivasyonunu ve bir sonraki ziyarete olan bakışını olumlu yönde etkiler.
● Ağrı Yönetimi ve Hassasiyet: Lokal anestezi uygulamasında ağrıyı en aza indirmek
(topikal anestezik kullanmak, yavaş enjeksiyon yapmak), hassas dokunuşlar, tedavi
süresini mümkün olduğunca kısa tutmak ve ara vermek, ağrı korkusunu beslememek
için önemlidir. Modern, sessiz ve hızlı aletlerin kullanımı da olumlu bir etki yaratır.
● Düzenli Kontrollerin Önemi: Ağrı veya acil durum olmadan yapılan düzenli kontroller,
çocuğun muayenehaneye ve hekime alışmasını sağlar. Bu "tanıdık" ve "tehdit

içermeyen" ziyaretler, gelecekteki olası tedaviler için kaygı seviyesini önemli ölçüde
düşürür.
Çocuklarda kaygı yönetimi, sadece tedaviyi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda çocuğun
gelecekteki tüm diş sağlığı deneyimlerini ve tutumunu şekillendirir. Diş hekimi, çocuğun
kaygı düzeyini önceden değerlendirip (görüşme, gözlem, anksiyete ölçekleri) buna uygun
davranış yönetimi ve rahatlatıcı teknikler seçerek, pozitif bir deneyim yaşatmayı
hedeflemelidir. Bu yaklaşım, korku döngüsünü kırarak, çocuğun diş sağlığını koruma
yolculuğunda güven ve işbirliği temelli sağlam bir zemin oluşturur. Unutulmamalıdır ki, erken
yaşta kazanılan olumlu diş hekimi deneyimleri, bireyin ömür boyu sürecek ağız sağlığı
alışkanlıklarının en değerli yatırımıdır.

Yazar Hakkında

Dt. Onur Küçükkağnıcı

Dt. Onur Küçükkağnıcı

Dt. Onur Küçükkağnıcı, Konya’da ağız ve diş sağlığı alanında hizmet veren, modern diş hekimliği uygulamalarını hasta odaklı bir yaklaşımla sunan bir diş hekimidir. Diş hekimliği eğitimini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamlamış, mesleki kariyeri boyunca hem estetik hem de fonksiyonel tedaviler üzerine yoğunlaşmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.