Doktorsitesi.com

Çocuğunuz Yemek Yemiyor mu?

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
12 Nisan 2021100 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğunuz Yemek Yemiyor mu?

Çocukların yemek alışkanlığı gelişimleri için çok önemlidir. Bu yüzden ebeveynler çocukları az yediğinde ya da yemek seçtiğinde oldukça endişe duyarlar. Çocukların yemek seçmelerinin ya da yemek yememelerinin birçok farklı sebebi olabilir.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar daha hareketli bir dönem geçirdikleri için çevresinde uyarıcılar varken belirli bir süre sabit bir şekilde oturup yemek yemek onlar için sıkıcı olabilir. Ayrıca çocuklar yeme miktarının ve çeşidinin de farkına varmayabilirler. Bu sebeple çocuklar yemek yerken çevresinde oyuncak, telefon, tablet gibi uyarıcıların bulundurulmaması önerilmektedir.

Çocuklar belirli dönemlerde bazı yemekleri severken bazı yemekleri sevmeyebilir ve bu durum dönemden döneme değişiklik gösterebilir. Eğer çocuk yeteri kadar beslenebiliyorsa, besin ihtiyacını tamamlayabiliyorsa sevmediği yiyecekleri yememesinden dolayı tedirginlik duyulmamalıdır.

Açıklarını kabul ettirmek ve bağımsızlığını ilan edebilmek amacıyla da yemek seçebilmektedirler. Ne yiyeceğine, ne kadar yiyeceğine karar verebileceğini ve bağımsız bir birey olduğunu göstermek isterler. Çocukların yemek yememesi ya da seçmesi bu durumda ebeveynler tarafından inatlaşmak olarak algılanmamalı ve çocuklar ile zıtlaşılmamalıdır. Çocuklar ile zıtlaşmak yerine örneğin iki ayrı sebze yemeği yapılarak hangisini yiyeceğinin seçimi çocuğa bırakılabilir. Böylece çocuk hem sağlıklı bir sebze yemeği yemiş hem de kendi kararını kendi vererek bağımsızlığını ortaya koymuş olmaktadır.

    Ebeveynlerin çocuklarının yemek yemesi için tehditkar davranış sergilemesi, ödül ve ceza yöntemini uygulaması önerilmemektedir. Çünkü bu durum çocukların hem zihinsel hem de duygusal gelişiminde negatif bir etki oluşturabilir. Ödül yöntemi çocukların yemek ile arasında gerçek bir bağ kurmasına ve yemeğin bir ihtiyaç olduğunu düşünmesine olumsuz etkide bulunabilir. Örneğin ödül yönteminde çocuk yemeğini yediğinde sağlıksız bir aperatif ile ödüllendirilmesinde çocuk sağlıksız aperatife karşı olumlu duygu ve düşünceler geliştirerek aperatiflere karşı olan ilgisini arttırabilir. Böylece çocuklar sağlıksız yiyeceklere daha çok yönelebilir ya da yemek yeme amacı sadece ödüle ulaşmak için olabilir. Yemek öncesinde ve yemek aralarında da sağlıklı beslenme ve yemek düzenini oluşturabilmek için sağlıksız aperatiflerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.

    Çocuklar yemek esnasında masadan kalkılmaması ve yemek yemenin belirli bir süresi olduğu sonrasında masanın toplanacağına dair bilgilendirilebilir. Ayrıca yemek yeme saatleri belirli bir düzen içerisinde olursa çocuklar bu düzene uyum sağlamaya başlayabilir.

    Çocuklara onların dikkatini çekecek farklı sunumlar hazırlayarak ve sevmedikleri yiyecekleri sevdikleri yiyecekler ile birleştirerek yemek yemeyi zorunluluk halinden çıkarak daha eğlenceli hale getiren bir çözüm önerisi olabilir.

    Çocuklar ile alışveriş yapmak ve yemek hazırlamak gibi etkinlikler yapmak da motive olmalarına ve yeme alışkanlıklarının düzene girmesine katkıda bulunabilir. 

    Çocuklar her konuda olduğu gibi yeme alışkanlığında da ebeveynlerini gözlemler ve örnek alırlar. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklara örnek olarak sağlıklı yiyecekler tüketmeye özen göstermeleri beklenmektedir. Sağlıklı beslenmeye özen gösteren ebeveynlere sahip olmak çocukları da sağlıklı beslenmeye teşvik edebilir. 

    Yemek yemeye teşvik etmek için puan toplama yöntemi de kullanılabilir. Bir tablo oluşturulabilir ve çocuk yemeğini yediği zamanlarda ebeveyni ile birlikte tabloya bir çıkartma yapıştırma, gülen yüz çizme gibi işaretler belirleyebilir. Belirli bir puanı topladıktan sonra ise çocuk ile ebeveynleri birlikte sevdikleri bir aktiviteyi yapabilirler. Ancak burada yine ödülün maddi değeri olan bir ödül değil manevi bir ödül olması ve ebeveynler ile birlikte yapılması önem taşımaktadır.

Etiketler

Çocuklarda beslenmeÇocukların beslenmesiÇocuk beslenmesiÇocuğun yemek yememesi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.