Doktorsitesi.com

Çocuğunuz Yemek Yemiyor mu?

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
12 Nisan 2021141 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğunuz Yemek Yemiyor mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Yemek Alışkanlığı ve Ebeveyn Yaklaşımları

Çocukların yemek alışkanlığı, fiziksel ve zihinsel gelişim süreçleri için kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle ebeveynler, çocukları az yediğinde veya yemek seçtiğinde ciddi bir endişe duyabilmektedir. Ancak çocukların yemek seçmelerinin veya yemek yemeyi reddetmelerinin altında yatan birçok farklı ve doğal sebep bulunmaktadır.

Okul Öncesi Dönemde Yemek Yeme Zorlukları

Okul öncesi dönemdeki çocuklar, gelişimsel olarak oldukça hareketli bir evre geçirdikleri için çevredeki uyarıcılar eşliğinde sabit oturup yemek yemeyi sıkıcı bulabilirler. Bu süreçte çocuklar, tükettikleri yeme miktarının ve çeşidinin farkına varmayabilirler. Bu sebeple yemek saatlerinde ortamda oyuncak, telefon veya tablet gibi dikkat dağıtıcı uyarıcıların bulundurulmaması uzmanlarca önerilmektedir.

Çocuklar belirli dönemlerde bazı yemekleri severken bazılarını reddedebilir; bu durum gelişimsel evrelere göre değişiklik gösterebilir. Eğer çocuk besin ihtiyacını yeterli düzeyde karşılayabiliyorsa, sevmediği belirli yiyecekler konusunda aşırı tedirginlik duyulmamalıdır.

Bağımsızlık Çabası ve Karar Mekanizması

Çocuklar, kendi kararlarını kabul ettirmek ve bağımsızlıklarını ilan etmek amacıyla yemek seçebilmektedirler. Ne yiyeceklerine ve ne kadar tüketeceklerine karar vererek bağımsız bir birey olduklarını göstermek isterler. Bu durum ebeveynler tarafından bir inatlaşma olarak algılanmamalı ve çocukla zıtlaşmaya girilmemelidir.

Zıtlaşmak yerine uygulanabilecek etkili bir yöntem aşağıda örneklendirilmiştir:

DurumÖnerilen YaklaşımSonuç
Yemek Reddiİki ayrı sebze yemeği seçeneği sunmakÇocuğun kendi kararını vererek bağımsızlık hissetmesi ve sağlıklı beslenmesi

Ödül ve Ceza Yönteminin Olumsuz Etkileri

Ebeveynlerin çocuklarına yemek yedirmek için tehditkar davranışlar sergilemesi, ödül ve ceza yöntemini uygulaması tavsiye edilmemektedir. Bu tür yaklaşımlar, çocukların hem zihinsel hem de duygusal gelişiminde negatif bir etki oluşturabilir. Ödül yöntemi, çocuğun yemekle kurduğu bağı zayıflatarak yemeğin bir ihtiyaç olduğu bilincini zedeleyebilir.

Özellikle yemek karşılığında sağlıksız bir atıştırmalık verilmesi şu sorunlara yol açabilir:

  • Çocuğun sağlıksız gıdalara karşı ilgisinin artması.
  • Yemek yeme amacının sadece ödüle ulaşmaya indirgenmesi.
  • Sağlıklı beslenme düzeninin bozulması.

Sağlıklı bir düzen oluşturmak adına, yemek öncesinde ve aralarda sağlıksız aperatiflerin tüketimi mutlaka sınırlandırılmalıdır.

Yemek Düzeni ve Motivasyon Teknikleri

Çocuklara yemek esnasında masadan kalkılmaması gerektiği ve yemeğin belirli bir süresi olduğu, süre bitiminde masanın toplanacağı bilgisi verilmelidir. Yemek saatlerinin belirli bir rutin ve düzen içerisinde olması, çocukların bu sürece uyum sağlamasını kolaylaştırır.

Yemek Yemeyi Eğlenceli Hale Getirecek Çözümler

Yemek sürecini bir zorunluluktan çıkarıp eğlenceli bir aktiviteye dönüştürmek için şu yöntemler izlenebilir:

  • Yaratıcı Sunumlar: Çocukların dikkatini çekecek farklı ve renkli tabaklar hazırlamak.
  • Besin Birleştirme: Sevmedikleri yiyecekleri, sevdikleri gıdalarla harmanlayarak sunmak.
  • Sürece Dahil Etme: Alışveriş yapmak ve yemek hazırlamak gibi etkinliklere çocuğu dahil ederek motivasyonunu artırmak.
  • Rol Modellik: Ebeveynlerin sağlıklı yiyecekler tüketerek çocuklarına örnek olması.

Puan Toplama ve Manevi Ödüllendirme

Yemek yemeye teşvik etmek amacıyla bir puan tablosu oluşturulabilir. Çocuk yemeğini yediğinde ebeveyni ile birlikte tabloya bir çıkartma yapıştırabilir veya gülen yüz çizebilir. Belirli bir puana ulaşıldığında ise maddi değeri olan bir nesne yerine, ebeveynlerle birlikte yapılacak manevi bir aktivite ile ödüllendirme yapılmalıdır. Bu paylaşım, sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağlar.

Etiketler

Çocuklarda beslenmeÇocukların beslenmesiÇocuk beslenmesiÇocuğun yemek yememesi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.