Doktorsitesi.com

Çocuğunu büyütemeyen anne sendromu

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
16 Nisan 2015115 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğunu büyütemeyen anne sendromu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sorumluluk Almayan Çocuklar ve Ebeveyn Şikayetleri

Günümüzde pek çok anne, çocuklarının sorumluluk almadığından, okul ve ödev süreçlerinde sürekli sorun çıkardığından yakınmaktadır. İlkokul üçüncü sınıftan lise çağına kadar geniş bir yaş aralığında görülen bu durum, son yıllarda uzmanların en sık karşılaştığı şikayetlerin başında gelmektedir. Anneler genellikle benzer sorunları dile getirerek çözüm arayışına girmekte, ancak sorunun kaynağını kendi tutumlarında aramamaktadır.

Ebeveynlere "Çocuğunuz için ne yaptınız?" sorusu yöneltildiğinde, genellikle çocuklarının sadece okuması için her türlü fedakarlığı yaptıklarını ifade etmektedirler. Ancak "Çocuğunuz ne yaptı?" sorusunun cevabı çoğunlukla "hiçbir şey" olmaktadır. Bu durum, ebeveynlerin çocuklarının üstlenmesi gereken tüm yaşam becerilerini ve görevlerini kendi üzerlerine aldıklarını açıkça göstermektedir.

Çocuğunu Büyüt(e)meyen Anne Sendromu Nedir?

Son 15-20 yıldır yaygınlaşan ve normalleşen bu tabloya "Çocuğunu Büyüt(e)meyen Anne Sendromu" adı verilmektedir. Bu sendroma sahip anneler, çocuklarının yerine ders takibi yapmakta, odalarını toplamakta, sabahları zorla uyandırmakta ve hatta unuttukları eşyaları arkalarından okula taşımaktadır. Bu aşırı korumacı tutum, çocuğun bireyselleşmesini ve öz disiplin kazanmasını engellemektedir.

Bu durumun uç örneklerinden biri, ilkokul 5. sınıfa giden bir çocuğun annesinin, servis süresi uzun olduğu için çocuğunun uyumaya devam etmesi adına servis koltuğuna yastık ve battaniye koyma isteğidir. Bu denli yüksek bir koruma içgüdüsü, çocuk açısından gelişimsel bir risk oluştururken, aile içi dengeleri de sarsmaktadır. Kendini ailesine "adamak" kavramı, aslında çocuk yetiştirme amacından sapılmasına neden olmaktadır.

Adanmışlık ve Mükemmeliyetçi Anne Tutumu

Bir annenin kendini çocuklarına adaması, aslında kendi kişiliğinden ve kimliğinden vazgeçmesi anlamına gelir. Bu vazgeçiş, zamanla annenin kendi gerçekleştiremediği hırslarını çocuğuna yüklemesine ve mükemmeliyetçi anne tutumlarının oluşmasına yol açar. Çocukla ilgilenmek ile onun adına bir hayat yaşamak arasındaki ince çizgi burada kaybolmaktadır.

Çocuğun almadığı söylenen sorumluluklar aslında çocuğun kendi işidir. Ancak ebeveynler bu görevleri üstlendiğinde, çocukların bunları yapması için bir neden kalmamaktadır. Sürekli hatırlatan, toplayan ve düzenleyen birinin varlığı, çocuğu sorumsuzluğa itmektedir. Bu durum ev içinde sürekli bir çatışma, tartışma ve hırçınlaşan çocuk profillerini beraberinde getirmektedir.

Çocukların Üstlenmesi Gereken Temel Sorumluluklar

Ebeveynlerin çocuklarıyla en çok çatışma yaşadığı konular aslında tamamen çocuğun yerine getirmesi gereken davranışlardır. Aşağıdaki tabloda, rollerin doğru dağılımı için temel sorumluluk alanları belirtilmiştir:

Sorumluluk AlanıKimin Görevi?Açıklama
Ders ve ÖdevlerÇocukOkul başarısı ve ödev takibi çocuğun meselesidir.
Kişisel BakımÇocukDiş fırçalama, el-yüz yıkama ve öz bakım.
Düzen ve TemizlikÇocukOdasını toplama ve kıyafetlerini temiz tutma.
Zaman YönetimiÇocukSabah vaktinde kalkma ve belirlenen saatte yatma.
Okul MateryalleriÇocukÇanta hazırlama ve okul malzemelerini koruma.

Çözüm: Rollerin Yeniden Belirlenmesi ve Sınırlar

Ebeveynler çocuklarının yapması gerekenleri onlar adına yapmaktan vazgeçtiğinde, aile içinde muhteşem bir dönüşüm başlar. Hiçbir anne baba çocuğunun öğretmeni, hiçbir çocuk da ebeveyninin ebeveyni olmamalıdır. Herkes kendi rolüne dönmeli ve sınırlar net bir şekilde çizilmelidir. Sorumluluk sahibi bir çocuk yetiştirmek için kurallar az, öz ve net olmalıdır.

Çocukların hayata hazırlanması için hata yapmalarına, üzülmelerine ve bazen olumsuzluklarla başa çıkmalarına izin verilmelidir. Hayatın zorlukları karşısında direnç kazanmak, bir tür "nasırlaşma" gibidir; acı çekmeden ve pişmeden hayata hazır olunamaz. Çocukların büyümesine izin vermek, onları tamamen serbest bırakmak değil, ebeveyn gözetiminde yanlış yaparak doğruyu bulmalarını sağlamaktır.

Unutulmamalıdır ki:

  • Hiçbir akademik başarı, bir çocuğun mutlu bir birey olmasından daha değerli değildir.
  • Çocuklar büyümek üzere doğarlar; ebeveynlerin görevi bu büyümeye engel olmak değil, rehberlik etmektir.
  • İletişimi koparmadan, çatışmak yerine konuşarak sorumluluk bilinci aşılanmalıdır.

Etiketler

ÇocukAnneÇocuk büyütmekSorumlulukAnnenin görevleri

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.