CLINICAL AND FUNCTIONAL OUTCOMES OF RADIOFREQUENCY ABLATION THERAPY IN PATIENTS WITH PLANTAR FASCIITIS

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Plantar Fasit ve Radyofrekans Ablasyon Tedavisi
Plantar fasit (PF), ortopedi polikliniklerinde sıkça karşılaşılan ve topuk ağrısının en temel nedenlerinden biri olan önemli bir sağlık sorunudur. Bu durumun tedavisinde kullanılan radyofrekans (RF) ablasyon yöntemi, kronik tendinopatilerde tercih edilen minimal invaziv bir tekniktir. Daha önce tenisçi dirseği ve rotator manşet tendiniti gibi rahatsızlıklarda etkinliği kanıtlanmış olan bu yöntem, plantar fasit hastaları için de umut verici bir seçenek sunmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, topuk ağrısı şikayetiyle başvuran ve plantar fasit tanısı alan hastalarda uygulanan RF ablasyon tedavisinin klinik ve fonksiyonel sonuçlarını detaylı bir şekilde değerlendirmektir. Çalışma, bu yaygın rahatsızlığın tedavisinde modern bir alternatif olan RF uygulamasının etkinliğini bilimsel verilerle ortaya koymaktadır.
Materyal ve Metot: Çalışma Grubu ve Uygulama Protokolü
Araştırma kapsamında, Aralık 2018 ile Aralık 2019 tarihleri arasında topuk ağrısı şikayetiyle kliniğe başvuran ve PF tanısı konulan 31-50 yaş aralığındaki 35 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların klinik durumlarını değerlendirmek amacıyla tedavi öncesi (PRT) ve tedavi sonrası (PST) üçüncü ayda belirli skorlama sistemleri kullanılmıştır.
Fonksiyonel ve klinik değerlendirme süreçlerinde şu parametreler baz alınmıştır:
- AOFAS (American Orthopedics Foot & Ankle Society) skorları
- VAS (Visual Analog Scale) ağrı skorları
Tedavi prosedürü, hastalar yüzüstü (prone) pozisyondayken floroskopi eşliğinde gerçekleştirilmiştir. Ayak bileğinin lateral görüntüsü alınarak duyusal ve motor stimülasyon ile RF probunun konumu doğrulanmıştır. Uygulama, 85°C sıcaklıkta 90 saniye boyunca konvansiyonel RF yöntemiyle tamamlanmıştır. Çalışma süresince hastalarda herhangi bir komplikasyon gözlenmemiştir.
İstatistiksel Analiz ve Bulgular
Çalışmaya dahil edilen 35 hastanın 10'u erkek, 25'i ise kadındır. Hastaların yaş ortalaması 40.55±5.30 olarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile analiz edilmiş, verilerin normal dağılım göstermediği (p<0.05) saptanmıştır. Değişim oranlarını karşılaştırmak için Wilcoxon ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır.
Tedavi öncesi ve sonrası elde edilen verilerin karşılaştırmalı tablosu aşağıdadır:
| Parametre | N | Ortalama | Standart Sapma | p Değeri |
|---|---|---|---|---|
| AOFAS (Tedavi Öncesi) | 35 | 48,51 | 10,67 | <0,005 |
| AOFAS (Tedavi Sonrası) | 35 | 65,89 | 22,79 | - |
| VAS (Tedavi Öncesi) | 35 | 8,97 | 1,36 | <0,005 |
| VAS (Tedavi Sonrası) | 35 | 5,89 | 3,67 | - |
İstatistiksel analizler sonucunda, tedavi sonrası VAS ve AOFAS skorlarında tedavi öncesine göre anlamlı bir iyileşme saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca yaş ve cinsiyet faktörlerinin, tedavi sonrası elde edilen iyileşme yüzdesi üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, rahatsızlığın kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın olduğu gözlemlenmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Radyofrekans ablasyon tedavisi, plantar fasit hastalarında kısa dönemde oldukça başarılı klinik ve fonksiyonel sonuçlar veren bir yöntemdir. Çalışma verileri, yaş ve cinsiyetin tedavi başarısını etkilemediğini göstermektedir. Plantar topuk ağrısının en yaygın sebebi olan bu hastalıkta, RF ablasyonun etkinliği kanıtlanmış olsa da yöntemin uzun dönem sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu çalışma, RF ablasyonun plantar fasit yönetiminde güvenilir ve etkili bir tedavi seçeneği olduğunu destekleyen önemli veriler sunmaktadır.


