Fehmi ve Nalan 16 senedir evliler ve 4 çocukları var. Fehmi Bey ticaretle uğraşıyor. Nalan Hanım ise ev hanımı. İlişkilerinde 16 yıl boyunca dönem dönem sorunlar yaşadıklarını ancak son dönemlerde normalden daha fazla çatışmaya başladıkları ve bu çatışmaları çözemedikleri için çift terapisine başvurmaya karar verdiklerini dile getiriyorlar.

Nalan Hanım: Senelerdir aynı sorunları yaşıyoruz. Bir değil, iki değil o kadar çok ki. Ne söylesem işe yaramıyor. Önerilerimi dikkate almıyor. Çözemiyoruz. Allah aşkına bize bir yol gösterin. Eşim değişsin. Ben artık yoruldum.

Fehmi Bey: Eşim sürekli aynı şeyleri söylüyor. Yapmaması gerektiği şeyleri o kadar açık ve net bir şekilde söylüyorum ki… Buna rağmen hala aynı hareketler, davranışlar devam ediyor. Bence eşimle işiniz zor. Onun hiç değişeceğini sanmıyorum.

Nalan Hanım ve Fehmi Bey’in sözleri size de tanıdık geliyor mu? Kısmen evet dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü her insan gibi bizi biz yapan birtakım farklı özelliklere sahibiz. Bu özelliklerimiz ise kişilerarası ilişkilerde sorunları beraberinde getirebilir. Ör: Kimimiz sarılmayı daha fazla önemseyen biriyken kimimiz daha az temas etmeyi tercih edebiliriz. Kimimiz çok düzenli ve disiplinliyken kimimiz daha dağınık ve öz disiplinden uzak olabilir. Kimimiz misafir ağırlamayı çok severken kimimiz bundan pek de hoşlanmayabilir. Bu ve buna benzer farklıların sorunlara yol açtığı ilişki türlerinden biri de çift ilişkileridir.

Çift terapisti Dan Wile’ın şöyle bir sözü vardır: ‘ Bir eş seçmek aynı zamanda bir grup sorun seçmektir’.

Onun da dediği gibi sorunlar çift ilişkilerinin birer parçasıdır ve çiftlerin temel farklılıklarına göre değişkenlik gösterebilirler.

Gelin birlikte Nalan Hanım ve Fehmi Bey’in yıllardır çözülemeyen ve sürekli karşılarına çıkan sorunlarından bir tanesine göz atalım.

Nalan Hanım: Kredi kartlarımız sürekli ekside. Tamam, şartlarımız oldukça iyi. Anlıyorum. Birçok şeye sahibiz. Peki o zaman kredi kartları niçin ödenmiyor? Ben sorumluluk sahibi ol dedikçe sen hep böyle yapıyorsun. Bana inadına mı yapıyorsun?

Fehmi Bey: Ben borcumu harcımı biliyorum. Sıkıntı yok. Evimiz var, arabamız var. Yeni bir ev daha aldık. Sorumluluk sahibi olmasam bunları nasıl yapardım? Sen paranın nasıl kazanıldığını biliyor musun? Tek bildiğin şey moral bozmak.

Nalan Hanım: Paranın nasıl kazanıldığını biliyorum. Çocuklar doğmadan önce ben de çalışıyordum. Evde çocuklara sen bak. Ödevlere ve okul işlerine sen de yardım et. Ben de çalışırım.

Fehmi Bey: Yaparım işime gelir valla. (Sessizlik, Konuşmama)

Nalan Hanım: (Gözleri yaşlanarak) Ben bu işin içinden çıkabileceğimizi düşünmüyorum.

Bu diyalogdan yola çıkarak Fehmi Bey ve Nalan Hanım’ın bu ve bunun gibi sorunlar karşısında zaman zaman çıkmaza düşmüş ve umutsuz hissettiklerini söylemek çok da yanlış olmaz. Peki Nalan Hanım, Fehmi Bey’le değil de başka biriyle evli olsaydı sorunların yaşanmadığı mükemmel bir ilişkiye mi sahip olacaktı? Muhtemelen hayır. Nalan Hanım, Ahmet Bey’le evli olsa belki onun dağınıklığı sebebiyle, Cem Bey’le evli olsa belki de onun unutkanlığı sebebiyle kendini tekrarlayan bir grup sorunu yaşamaya devam edecekti.

Bunu neye dayanarak mı söylüyorum?

Gottman çift terapisinin kurucuları John ve Julia Gottman kendi ilişki laboratuvarlarında yaptıkları çalışmada seneler önce inceledikleri çiftleri yeniden görüşmelere çağırdılar. Seneler sonra aynı çiftlerle yeni bir görüşme daha yapan Gottman’lar şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştılar. Çiftler seneler önceki görüşmede dile getirdikleri problemlerin %69’unu tekrar eden bir şekilde hala yaşamaya devam ediyorlardı.

Peki bu bilgiden hareketle; Fehmi Bey ve Nalan Hanım’ın çözümsüz olduklarını söyleyebilir miyiz? Bu problemi hayatları boyunca yaşamaya devam mı edecekler? Bu sorunun net bir cevabını vermek mümkün değil. Ancak şunu söyleyebiliriz. Çiftimiz yöntemlerini değiştirip problemlerini daha doğru yöntemlerle ele almayı başarabilirlerse daha iyi sonuçlara ulaşabilme ihtimallerini arttırabilirler. Böylece çatışmalarını daha iyi yönetebilirler. Dikkat ederseniz çözebilirler demiyorum. Çünkü bazı problemler gerçekten çözümsüzdür. Bu gibi durumlarda da çözüme odaklanmak ve sürekli karşı tarafa önerilerde bulunmak yerine bu problemle yaşamayı öğrenmek ve problemi çözmeyi çalışmak yerine problemin getirdiği çatışmayı daha iyi yönetmeye çalışmak daha karlı olabilir.

Yukarıdaki örnekte Nalan Hanım ve Fehmi Bey problemlerini çözmeye çalışırken daha düşmanca bir tutumla eleştirel ve suçlayıcı bir dil kullanıyorlar. Bu da gördüğümüz üzere onların birbirlerine karşı savunmaya geçmelerine ve saldırıda bulunmalarına yol açıyor. Sonuç olarak da birbirlerine tavır alıp aralarına bir duvar çekiyorlar ve kendilerini gerçekten daha çaresiz ve çıkmazda hissediyorlar.

Peki bu çatışmayı daha iyi nasıl yönetebilirler? Onları bu problemi çözmeye yaklaştıracak yol ve yöntemler neler olabilir?

Gelin aşağıda daha ideal bir çatışma yönetiminin nasıl olabileceğine birlikte göz atalım.

Fehmi Bey: Bu konu senin için ne anlama geliyor? Kredi kartlarının ekside olmamasını istiyorsun? Bunu anlamama biraz daha yardımcı ol.

Nalan Hanım: Kartlar eksideyken kendimi güvende hissedemiyorum. Sanki sürekli bir şey olacak gibi. Bir düzen yok gibi. Aileme zarar gelecek gibi hissediyorum. Geceleri zaman zaman rüyamda bile bunu görüyorum. Rüyamda kapı çalıyor ve banka görevlileri geliyor. Korkuyorum. Ödemelerin düzenli yapılması benim için çok önemli. Eğer zamanında ödenirse daha güvende hissedeceğim.

Fehmi Bey: Anladım. Bankanın her şeyimizi almasından endişe ediyorsun. Bununla ilgili bir hikayen var mı? Bu endişen nereden geliyor? Neden böyle bir şey olsun ki?

Nalan Hanım: Çocukluk yıllarımdan sana birçok kez bahsetmiştim. Ailemin borçları olurdu. Zamanında ödenmediğinde eve birileri gelir ve ödememiz gerektiğini söylerdi. Bir şey olacak ve ailemize zarar verecekler diye çok korkardım. Bir keresinde evimize icra gelmişti. Çok sevdiğim oda takımımı almışlardı. (Ağlıyor)

Fehmi Bey: Anladım. Sana güvende hissettirmiyor. Peki ne olmasını isterdin?

Nalan Hanım: Kredi kartlarımızı gününde ve zamanında ödeyelim. Yatırım yapmak yerine borçsuz olmayı tercih ederim. Böyle daha güvende hissedeceğim. Huzurlu olacağım.

Fehmi Bey: Bunu yapmazsam yani ekside olmaya devam edersek bize ne olur? Felaket senaryon ne?

Nalan Hanım: Banka veya borçlular evimize, sahip olduklarımıza el koyarlar. Hepsini kaybederiz. Daha huzursuz ve mutsuz bir aile oluruz. Birbirimizden uzaklaşırız. Çocuklarımız çok üzülür. Bu iyi günleri bir daha bulamayız diye çok korkuyorum.

Fehmi Bey: Anladım. Seni bu kadar korkuttuğunu ve etkilediğini tahmin edememiştim.

Fehmi Bey yukarıdaki diyalogda ilk diyalogdan farklı olarak ne mi yaptı?

Nalan Hanımın niçin böyle hissettiğini anlamaya çalıştı. Onun bakış açısını duydu. Onun duygularını biraz daha hissetmeye çalıştı. Çocukluk dönemlerine ait bir hikayesini dinledi. İhtiyacını ve bu ihtiyacının karşılanmaması halinde endişe ettiği felaket senaryosunu öğrendi.

Elbette Fehmi Bey bunu tek başına yapmayacak. Aynı yöntemle Nalan Hanım’da Fehmi Bey’i anlamaya, duymaya çalışırsa sorunları % 100 çözülmese de birbirlerine saldırmak ve suçlamak yerine birbirlerini duymaya ve anlamaya çalışmaları çatışmalarının daha iyi yönetilebilmesini yardımcı olacaktır. Bu da onların birbirlerine daha dostça bir tutumla yaklaşmalarını sağlayıp ilişki doyumlarının negatif yönde etkilenmesini biraz daha engelleyecektir.

Özetle; Sorunlar çift ilişkilerinin ayrılmaz birer parçasıdır. Sizin de çözülemeyen, içinden çıkamadığınız, tekrar eden sorunlarınız varsa bunu tek yaşayan sizler değilsiniz. Peki eşinizi değiştirip onu istediğiniz biri haline getirebilir misiniz? Bunun da kesin bir yanıtını vermek mümkün değil. Ancak şunu söyleyebiliriz. Karşılıklı olarak doğru yöntem ve tekniklerle hareket ederseniz sizi tatmin edecek sonuçlara ulaşmanız daha mümkün olabilir. Çözülemeyen sorunların yarattığı çatışmaları yönetmek zordur. Bu durum da size kendinizi bir kördüğümün içindeymiş gibi hissettirebilir. Bu kördüğümden çıkmak için ihtiyacınız olan en önemli şeylerden biri ise acilen partnerinizle doğru yöntemleri kullanarak diyaloğa geçmeniz olacaktır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!