Böbrek ve üreter taşları
Böbrek ve üreter taşları

Böbrekler kanı filtre eden, yaşamsal faaliyetlerimizin devamı için gerekli biyokimyasal işlemlerin sonunda atık maddelerin vücuttan uzaklaştırıldığı organlardır.

Vücut için gerekli bazı maddelerin seviyelerinin ayarlanması da böbrekler tarafından yürütülür. Atık maddeler idrar halinde vücuttan atılır.

Böbrek taşları, çeşitli minerallerin ve başka maddelerin böbrekte toplanıp, katı parçacıklar halinde çökmesi sonucu oluşur. Normal koşullarda idrar da bulunan çeşitli kimyasallar bu çökmeyi engeller. Fakat bazı durumlarda bu koruyucu mekanizma etkisini yitirir. Eğer oluşan taşlar küçük ise herhangi bir probleme neden olmaksızın atılabilirler. Büyük taşlar ise böbrekte veya idrar yolunda takılıp fonksiyon bozukluklarına yol açabilir.

Her insanda taş oluşma riski vardır. 20 - 40 ‘lı yaşlar hastalığın en sık görüldüğü yaş grubudur. Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat fazla görülür.

Kalsiyum Oksalat Taşları

Kalsiyum Fosfat Taşları - Tüm böbrek taşlarının % 80 !ini teşkil eder.

Strüvit Taşları - Magnezyum - Amaonyum Fosfat tuzlarından oluşur. Genelde üriner enfeksiyonlar sonucu oluşur.

Ürik Asit Taşları - Vücutta ürik asit artışının olduğu durumlarda görülür. (Gut hastalığı)

Sistin Taşları - Bir amino asit olan sistinin genetik bir hastalık sonucu vücutta birikmesi sonucu oluşur.

Böbrek Taşını Oluşturan Etkenler

Böbrek taşlarının oluşum nedenlerini bir cümle ile özetleyecek olursak, Genetik yatkınlık, az sıvı alınması, fazla tuz tüketilmesi ve dengesiz beslenme olarak tanımlayabiliriz.

Genetik Faktörler: Ailede böbrek taşı bulunan bireylerin varlığı

Etnik Altyapı : Kafkas ve Akdeniz Irkları

Yaş : 20 - 40 'lı yaşlar

Çeşitli Hastalıklar : İdrar yolu enfeksiyonu - Gut hastalığı - Crohn - Ulseratifkolit - Hipertansiyon - Hiperparatiroidizm

Çeşitli İlaçlar : Diuretikler - Antiviral İlaçlar - Antiasitler - Tiroid ilaçları - Kemoterapi ilaçları - Steroidler

Beslenme alışkanlıkları : Yetersiz sıvı alımı

Sıcak iklim

Böbreğin yapısal bozuklukları

Uzun dönemli hareketsizlik

Böbrek Taşının Belirtileri

En sık görülen yakınma AĞRI dır. Bazen çok şiddetli olabileceği gibi, hiç rahatsızlık da vermeyebilir. Karakteristik ağrı, kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinde başlayıp, kasık ve testislere yayılabilen ağrılardır.

Diğer belirtiler şunlardır :

İdrarda Kanama

İdrar yaparken ağrı ve yanma

Kötü kokulu bulanık idrar

Enfeksiyon olduğunda ateş ve titreme

Tedavi Yöntemleri

ESWL (TAŞ KIRMA)

(Extracorporeal Shock Wave Lithotripsy)

Böbrek taşlarının tedavisinde en sık ve güvenle kullanılan tedavi yöntemidir. Vücut dışından gönderilen şok (ses) dalgaları çevre organlara zarar vermeden taşları kırar. Taşlar parçalanıp, kum tanelerine dönüşerek, idrar ile atılacak hele gelirler.

Böbrek taşlarının çoğu cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebilir. Cerrahiye göre daha risksiz, daha konforlu ve ucuz bir tedavi yöntemidir.

ESWL cihazları yüksek basınçlı şok dalgaları üretir. Bu şok dalgaları yumuşak dokulara zarar vermeden geçerek taşa ulaşır. Taşın sınırında enerji açığa çıkar ve çatlamalara sebep olur. Aynı şok dalgaları çıkarken de oluşur. Şoklar tekrarlanarak, büyük çatlaklar içinde küçük çatlaklar meydana getirilir. Bu şekilde taşlar idrar yoluyla atılabilecek boyutlara kadar parçalanır. Hasta ESWL masasına yerleştirildikten sonra, x-ray cihazı ya da ultrasonografi yardımı ile taş tespit edilir ve odaklanır. Şok dalgaları taşa isabet ederek kırar. Taşın kırıldığı maksimum şok sayısında işlem sonlandırılır.

ESWL işlemi öncesinde analjeziklerle ağrının önüne geçilir. Bu işlem, çocuklarda ve ağrı eşiği düşük erişkinlerde yüzeysel anestezi uygulanarak da yapılabilir.

ESWL genel başarı oranı %70-80 civarındadır.

Hamilelere ve kanama/pıhtılaşma bozukluğu olanlarda kesinlikle uygulanmaz.
Üriner enfeksiyonu ve kalp pili olanlarda önce tedavi yapılıp, sonra uygulanır.
Aşırı kilolu ve vücudunda şekil bozukluğu olanlarda, odaklama yapılması zor olduğundan, tedavi başarısı düşer.

ESWL ‘de başarıyı etkileyen en önemli faktörler :

Taşın cinsi

Taşın sertliği

Taşın büyüklüğü

Taşın yeri

Deneyim

ESWL tedavisinin uzun dönemde bıraktığı hasar ya çok azdır veya hiç yoktur. Çok büyük ve yaygın taşlarda minimal düzeyde hasar olabilir. Büyük taşlarda genellikle cerrahi tedavi önerilir. 7-8 seanstan uzun sürecek tedavilerde cerrahi daha uygundur. EWSL sonrası taş parçacıkları idrar kanallarını tıkayabilir. Bu durumda hasta çok ağrı duyabilir. Bu yüzden büyük taşlarda tıkanmayı engellemek için böbrek ve mesane arasına kateter yerleştirilerek ESWL yapılması uygun olur.

ESWL sonrası hasta günlük yaşantısına devam eder. Hastanın yapacağı en önemli şeyler, bol sıvı içmek, hareket etmek ve hekim tarafından verilen ilaçları kullanmaktır. Belirli zaman aralıklarında hasta kontrol edilerek, ilave ESWL seansları uygulanabilir. Böbrek fonksiyonları izlenir.

Böbrek Taşlarının Cerrahi Tedavisi

Üreterorenoskopi (URS)

Böbrek ile mesane arasında üreter denilen kanal taşları ESWL veya URS ile tedavi edilebilir. Üreter taşlarının x-ray cihazında veya Ultrason ile odaklanmadığı durumlarda, nonopak taş tedavisinde URS çok başarılı bir tedavi yöntemidir. Özellikle alt ve orta üreterdeki taşlarda başarı oranı çok yüksektir. (% 95-100) URS ‘de kesi yapılmaz; idrar yolundan çok ince teleskopik bir aletle üretere girilerek tıkanıklığa yol açan taşlar temizlenir. Hastaların çoğu aynı gün evine dönebilir. Üreterdeki darlıklar URS ile açılabilir.

Perkütan Netrolitotomi (PCNL)

Modern endourolojik yöntemler devreye girmeden evvel böbrek içindeki taşlar açık cerrahi ile tedavi edilmekte idi. Büyük cerrahi kesiler nedeniyle hastalar iş yaşamında ve günlük aktivitelerinde uzun süre geri kalmaktaydı. Günümüzde teknolojik gelişmeler endoürolojiye de yansıdı. Böbrek taşlarının %95 ‘inden fazlası perkütan böbrek cerrahisi ile tedavi edilebilmekte, hasta 2-3 gün içinde günlük yaşantısına dönebilmektedir.

Perkütan Netrolitotomi (PCNL) yönteminde hastanın sırt bölgesine yapılan 1 cm. lik kesiden x-ray cihazı kontrolünde böbreğe iki ucu açık bir tüp yerleştirilerek çalışma kanalı oluşturulur. Bu kanaldan geçirilen optik cihaz yardımıyla taş, video sistemi ile monitörde görüntülenir. Büyük taşlar kırılarak özel aletler yardımıyla temizlenir. Hastaların ameliyat sonrası çok daha rahat geçer. 2-3 gün içinde taburcu edilir.

Taş cerrahisinde açık operasyonlara hemen hemen hiç gereksinim duyulmamaktadır. Mutlak açık operasyon gereken durumlarda da laparoskopik yöntemleri tercih etmekteyiz.

İlaç Tedavisi

Taşların medikal tedavilerini iki başlıkta toplamak gerekir. Bunlardan birincisi küçük taşların atılmasına yönelik bol sıvı alımı ile beraber analjezik,antienflamatuar antimikrobial veantispazmotik tedavilerdir. İkinci tedavi şekli ise taşların yeniden oluşumunu engelleyen bol sıvı alımı ile beraber (yetişkin bir insanda günlük 1,5-2 litre idrar üretimi sağlayacak sıvı) taşın cinsine göre idrarın asitleştirilmesi veya alkalileştirilmesi ve ilave olarak idrarda eksik olan elementlerin yerine konulması (SİTRAT gibi) tedavileridir.


İstanbul Ürolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!