Doktorsitesi.com

Testis Kanserinin görülme sıklığı ve belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Erdinç Ünlüer
Prof. Dr. Erdinç Ünlüer
7 Ekim 2016960 görüntülenme
Randevu Al
Testis Kanserinin görülme sıklığı ve belirtileri nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Testis Kanseri: Genç Erkeklerde En Sık Görülen Tümör Tipi

Testis kanseri, tümörler arasında seyrek görülmesine rağmen özellikle 20-40 yaş arası genç erkeklerde en sık rastlanan malignite türüdür. Cinsel yaşamın ve üretkenliğin en aktif olduğu dönemde ortaya çıkması, hastanın psikolojik durumunun da dikkatle yönetilmesini gerektirir. Tümörlerin %90-95’i germinal dokudan (sperm üreten hücreler) kaynaklanır.

Bu kanser türü temel olarak iki ana gruba ayrılır:

  • Seminomlar: Radyoterapiye son derece duyarlı olan türlerdir.
  • Nonseminomatöz Germ Hücreli Tümörler (NSGCT): Özellikle platinum içeren kemoterapi kombinasyonlarına çok iyi yanıt verirler.

Görülme Sıklığı ve Risk Grupları

Testis tümörleri, erkeklerde görülen tüm kanserlerin %1’ini, ürogenital sistem tümörlerinin ise %3-10’unu oluşturur. Her yıl her 100 bin kişiden 3’ünde görülürken, bu oran 20-40 yaş aralığında 100 binde 6’ya yükselmektedir. 18-34 yaş grubunda; lösemi, lenfoma ve beyin tümörlerinden sonra kansere bağlı ölüm nedenleri arasında 4. sırada yer alır.

Testis Kanseri Nedenleri ve Risk Faktörleri

Testis tümörlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, hem genetik (konjenital) hem de sonradan edinilen (edinsel) faktörlerin rol oynadığı kabul edilir. En güçlü risk faktörü kriptorşidizm (inmemiş testis) durumudur.

Risk FaktörüAçıklama
Kriptorşidizmİnmemiş testis öyküsü olanlarda risk 5-15 kat daha fazladır.
Hormonal İlaçlarGebelik sırasında kullanılan bazı hormonal ilaçların etkisi olabilir.
Genetik YatkınlıkAilevi ve konjenital faktörler etyolojide önemlidir.

Önemli Not: İnmemiş testisin cerrahi ile torbaya indirilmesi (orşiopeksi), muayeneyi kolaylaştırsa da kanser gelişme potansiyelini ortadan kaldırmaz.

Tümör Tipleri ve Sınıflandırma

Testis tümörleri, kaynaklandıkları hücre tipine göre yapısal ve işlevsel farklılıklar gösterir:

1. Primer Neoplaziler

  • Germinal Neoplaziler (%90-%95):
    • Seminom (%40)
    • Embriyonal Karsinom (%20-%25)
    • Teratom (%5-%10)
    • Koryokarsinom (%1)
    • Mikst Hücre Tipi (En sık teratokarsinom görülür, %40)
  • Non-Germinal Tümörler: Leydig hücresi tümörü ve androblastom (Sertoli hücresi) gibi daha nadir görülen türlerdir.

2. Sekonder Tümörler

Lenfomalar, tüm testis tümörlerinin %5’ini oluşturur ve 50 yaş üzeri erkeklerde en sık görülen testis tümörü tipidir.

Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

En sık rastlanan belirti (%75-90), tek bir testisin genellikle ağrısız bir şekilde büyümesidir. Bu durum genellikle hasta veya eşi tarafından tesadüfen fark edilir. Olguların %15-35’inde kasığa yayılan ağrı görülebilir.

Tanı Süreci:

  1. Fizik Muayene: Testisteki sert ve ağrısız kitleler, aksi ispatlanana kadar tümör kabul edilir.
  2. Görüntüleme: Doppler veya skrotal ultrason ile kitlenin yapısı incelenir; epididimit veya hidrosel gibi iyi huylu durumlardan ayırt edilir.
  3. Cerrahi Tanı (Radikal Orşiektomi): Testisin kasık yoluyla (inguinal) tamamen çıkarılması işlemidir. Skrotal yaklaşımdan lenfatik yayılım riski nedeniyle kaçınılır.
  4. Evreleme: Tanı sonrası akciğer grafisi, batın BT ve gerekirse PET çekilerek yayılım kontrol edilir.

Tümör Belirleyicileri (Markerlar)

Tedavi takibinde ve tanıda kullanılan kan testleri şunlardır:

  • β-hCG: Koryokarsinom ve embriyonal karsinomlarda yükselir.
  • AFP (Alfa Fetoprotein): Embriyonal karsinom ve teratomda yükselir; saf seminomlarda yükselmez.
  • LDH (Laktat Dehidrogenaz): İleri evrelerde yükselen, spesifik olmayan bir belirteçtir.

Hastalığın Yayılımı ve Evreleme

Testis kanseri direkt komşuluk, lenf ve kan yoluyla yayılır. Akciğerler, lenf düğümleri dışındaki en sık metastaz alanıdır. Pratik evreleme şu şekildedir:

  • Evre 1: Tümör sadece testistedir.
  • Evre 2: Karın içi (retroperitoneal) lenf nodlarına sıçramıştır.
  • Evre 3: Akciğer, karaciğer veya kemik gibi uzak organlara yayılmıştır.

Tedavi Seçenekleri

Tedavinin ilk ve vazgeçilmez adımı radikal inguinal orşiektomi (testisin çıkarılması) işlemidir. Sonraki süreç tümör tipine göre değişir:

Seminom Tedavisi

  • Evre 1: Orşiektomi sonrası radyoterapi veya yakın izlem uygulanır. Kür oranı %99'dur.
  • Evre 2-3: Öncelikle kemoterapi uygulanır, kalıntı kitle varsa cerrahi düşünülür.

Nonseminomatöz (NSGCT) Tedavisi

  • Evre 1: Yakın izlem, tek doz kemoterapi veya RPLND (Retroperitoneal Lenf Nodu Diseksiyonu) ameliyatı yapılır.
  • İleri Evreler: Platinum bazlı kemoterapi (BEP veya PVB protokolleri) uygulanır.

RPLND Ameliyatı Nedir? Karın içindeki ana damarların etrafındaki lenf düğümlerinin temizlenmesidir. Bu büyük cerrahi işlemle kür oranı %99'a çıkar. En önemli yan etkisi, sinir zedelenmesine bağlı gelişebilecek ejakülasyon (boşalma) problemleridir; ancak günümüzde sinir koruyucu teknikler ile bu risk azaltılmıştır.

Sonuç ve Prognoz

Günümüzde modern tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde testis kanserinde iyileşme oranları oldukça yüksektir. Erken teşhis için erkeklerin düzenli olarak kendi kendine testis muayenesi yapması hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Testis kanseri ve fıtığı farklarıTestis kanserinde koruyucu yöntem var mıdır?Testis kanserinde tanı nasıl konmaktadır?Testis kanserinde kemoterapiTestis kanseri nedenleriTestis kanseri tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erdinç Ünlüer

Prof. Dr. Erdinç Ünlüer

Prof.Dr. Süleyman Erdinç ÜNLÜER,  lisans öncesi eğitimlerini başarıyla tamamlamasının ardından 1979 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olarak Tıp Doktoru ünvanı almıştır. Lisans eğitimi sonrasında, ihtisas eğitimini ise 1990 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Üroloji Anabilim Dalında yapmıştır. 2011 yılında Kars Kafkas Üniversitesinde Üroloji Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış ve Profesör ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.