Doktorsitesi.com

Biz çocukken...

Psk. Çağla Çekirge
Psk. Çağla Çekirge
27 Mayıs 2022103 görüntülenme
Randevu Al
Nerede kaldı o eski bayramlar; ah ah biz çocukken böyle miydik, gençlik ölmüş, komşuluk ilişkileri bitmiş. Ne çok duyar olduk bu sitemkâr sözleri.
Biz çocukken...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Değerlerde Değişim ve Geçmişe Duyulan Özlem

Günümüzde sıkça dile getirilen eski bayramlar ve zayıflayan komşuluk ilişkileri, toplumsal bir özlemin ve sitemin yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçmişe duyulan bu hasret, aslında günümüzdeki sosyal bağların ne denli değiştiğinin ve bireyler arasındaki mesafenin arttığının bir göstergesidir. Toplumun genelinde hakim olan bu sitemkâr söylemler, kaybedilen değerlerin yeniden kazanılması arzusunu tetiklemektedir.

Eleştiri Kültürü ve İyileştirme Süreci

Toplumsal yapıyı eleştirirken genellikle eksikliklere odaklanmakta, ancak bu eksiklikleri gidermek adına somut adımlar atmaktan kaçınmaktayız. Bir durumu sadece eleştirmek, o durumu iyileştirmek için yeterli değildir. Asıl olan, sorunun nerede olduğunu tespit edip iyileştirme sürecine odaklanarak çözüm üretmektir. Eleştiriye odaklanmak, bizi çözümden ve yapıcı eylemlerden uzaklaştırmaktadır.

Günlük Yaşamda Kaybolan Nezaket Kuralları

Modern yaşamın hızı içerisinde, sabahları bir tebessümle komşumuza veya esnafımıza günaydın demek gibi temel nezaket kuralları giderek terk edilmektedir. Trafikte sergilenmesi gereken sabır ve incelik gibi davranışların hayatımızdan çıkması, sosyal yaşamın kalitesini doğrudan etkilemektedir. Bu küçük ama etkili jestlerin eksikliği, toplumsal huzurun ve karşılıklı anlayışın azalmasına neden olmaktadır.

Bir Tebessümün Toplumsal Etki Zinciri

Bireysel sorunlar, iş hayatındaki stres veya yaşam koşulları ne kadar zorlayıcı olursa olsun, sergilenecek küçük bir nezaket göstergesi geniş bir etki alanına sahiptir. Bir gülümsemenin yarattığı olumlu zincirleme reaksiyon şu şekilde özetlenebilir:

  • Bir tatlı tebessüm esnafın motivasyonunu artırır.
  • Esnaf, aldığı bu pozitif enerjiyi müşterisine yansıtır.
  • Müşteri, bu huzurla evindeki çocuğuna daha mutlu yaklaşır.
  • Mutlu yetişen çocuklar ise geleceğin dünyasını güzelleştirir.

Sonuç: Bireysel Değişim ve Toplumsal Bağlar

Dış koşulları ve yaşam şartlarını değiştirmek her zaman mümkün olmayabilir; ancak kendi tutumumuzu değiştirmek tamamen bizim elimizdedir. Toplumsal bağları yeniden güçlendirmek için birbirimizi sevmeli ve komşularımızın halini hatırını samimiyetle merak etmeliyiz. Eski bayramları sadece hüzünle yad etmek yerine, o değerleri bugüne taşıyarak toplumsal iyileşmeyi başlatabiliriz.

Etiketler

Çocuk psikolojisipsikolojidanışmanlıkpsikologbireysel danışmanlık

Yazar Hakkında

Psk. Çağla Çekirge

Psk. Çağla Çekirge

Merhaba, ben Çağla Çekirge Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Tecrübe kazanabilmek adına 2018 yılında Evs programı ile Romanya’ya giderek oradaki okullarda farklı yaş dönemlerine ait çalışmalarda bulundum. İskenderun Adliyesinde suça bulaşmış bireyler, mağdur çocuk hakları ve suça itilmiş çocuk ve velayet davalarında çalışmalar yaptım. İlerleyen yıllarda Psikiyatrist Dr. Suat Yiğit’ in yanında çalışarak mesleğime dair en temel bilgileri orada gözlemleme fırsatı buldum. Bu süreçte sağlıklı bireylerin psikolojisinin yanında sağlıklı olmayan engelli çocuklar ve aileleri anlamaya, hissetmeye çalışmak adına Rehabilitasyon Merkezinde yer aldım. Bir proje bazında işçi ve işveren psikolojisini gözlemleyip, daha verimli iş gücü sağlamak adına Payas’ta bulunan Metalurji şirketinde Endüstri Psikologluğu yaptım. Gözlemlerim ise beni gelecekten habersiz ancak her şeyin esas nedeni olan çocuklara götürdü ve kreşlerde onlarla yolculuğuma devam ettim. Hatta daha da derine inerek birçok sorunun işin anne karnında ve sonrasındaki bebek uyku eğitiminde başladığını deneyimleyerek ‘uyku terapistliği ve anne çocuk’ eğitimleri aldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.