Doktorsitesi.com

Biriktirilmiş Öfke: Sakin İnsanların İçten İçe Tükenmesi

Psk. Şafak Kaan Karaman
Psk. Şafak Kaan Karaman
30 Aralık 202513 görüntülenme
Randevu Al
Sakin görünen birçok insan öfkesini bastırarak taşır. İfade edilmeyen öfke zamanla içe yönelir ve duygusal tükenmişliğe yol açar.
Biriktirilmiş Öfke: Sakin İnsanların İçten İçe Tükenmesi

Dışarıdan bakıldığında sakin, uyumlu ve sorun çıkarmayan kişiler çoğu zaman “ne kadar güçlü” olarak tanımlanır. Tartışmalardan kaçınırlar, ortamı yumuşatırlar, idare ederler. Ancak bu sakinliğin ardında çoğu zaman fark edilmeden biriken yoğun bir öfke vardır. İfade edilemeyen öfke, zamanla içe yönelir ve kişinin ruhsal enerjisini tüketir.

 

Biriktirilmiş öfke genellikle öğrenilmiş bir davranıştır. Çocuklukta “kızma”, “ayıp”, “büyüklere karşı gelinmez” gibi mesajlarla büyüyen bireyler, öfkenin tehlikeli ya da kabul edilemez olduğuna inanır. Bu inanç yetişkinlikte de sürer. Kişi öfkelendiğini fark etse bile bunu bastırmayı seçer; çünkü ilişkiyi bozmak, reddedilmek ya da suçlanmak istemez.

 

Öfke bastırıldığında ortadan kaybolmaz. Aksine, bedende ve zihinde depolanır. İfade edilmeyen her duygu gibi öfke de farklı yollarla kendini gösterir. Kronik yorgunluk, isteksizlik, baş ağrıları, mide problemleri ve ani duygu patlamaları bu birikimin sonuçları olabilir. Kişi “neden bu kadar çabuk yoruluyorum?” diye sorarken, aslında uzun süredir taşıdığı duygusal yükü fark etmez.

 

Sakin insanların öfkesi çoğu zaman pasif yollarla dışa vurulur. Alınganlık, küskünlük, içten içe kırılma, geri çekilme ya da kendini değersiz hissetme bu belirtiler arasındadır. Açıkça “buna kızdım” demek yerine, kişi ilişki içinde sessizce uzaklaşır. Bu da karşı tarafla bağın zayıflamasına neden olur.

 

Biriktirilmiş öfkenin en zorlayıcı taraflarından biri, kişinin kendine yönelmesidir. Öfkesini dışa vuramayan birey, eleştiriyi içselleştirir. “Ben fazla hassasım”, “Sorun bende” gibi düşünceler yaygınlaşır. Bu durum özsaygıyı zedeler ve kişinin kendine karşı sertleşmesine yol açar.

 

Toplumsal roller de bu süreci besler. Özellikle “uyumlu olma”, “fedakâr olma” beklentileri, bireyin sınır koymasını zorlaştırır. Kişi kendi ihtiyaçlarını sürekli ertelediğinde, içsel bir adaletsizlik duygusu oluşur. Bu adaletsizlik zamanla öfkeye dönüşür ancak ifade edilemediği için içe yönelir.

 

Biriktirilmiş öfke, bazen beklenmedik anlarda patlayabilir. Küçük bir tetikleyici, yıllardır biriken duyguları açığa çıkarır. Bu patlamalar hem kişiyi hem de çevresini şaşırtır. “Ben normalde böyle biri değilim” cümlesi bu noktada sıkça duyulur. Oysa bu, bastırılmış duyguların doğal sonucudur.

 

Öfkeyi sağlıklı şekilde tanımak ve ifade etmek, ruh sağlığının önemli bir parçasıdır. Öfke kötü bir duygu değildir; sınırların ihlal edildiğini haber veren bir sinyaldir. Bu sinyali yok saymak yerine anlamak gerekir. “Neye kızıyorum?”, “Hangi ihtiyacım görülmüyor?” soruları bu noktada yol göstericidir.

 

Sağlıklı öfke ifadesi bağırmak ya da kırmak değildir. Net olmak, sınır koymak ve duyguyu uygun bir dille paylaşabilmektir. Bu beceri öğrenilebilir. Ancak uzun süredir öfkesini bastıran bireyler için bu süreç zorlayıcı olabilir. Profesyonel destek, öfkenin altında yatan inançları ve korkuları fark etmeye yardımcı olur.

 

Biriktirilmiş öfke fark edildiğinde, kişi yalnızca daha sakin değil; aynı zamanda daha canlı ve enerjik hisseder. Çünkü duygular serbest kaldığında zihin ve beden üzerindeki yük hafifler. Gerçek sakinlik, bastırmakla değil; duygularla temas edebilmekle mümkündür.

Etiketler

Sınır koymaDuygusal tükenmişlik bulgularıbiriktirilmiş ofkebastırılmış ofkepasif ofkeiçe atma

Yazar Hakkında

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psikolog Şafak Kaan Karaman, Kocaeli’de hizmet veren bir psikolog olarak yetişkin ve ergen danışmanlığı alanlarında çalışmaktadır. Lisans eğitimini Psikoloji bölümünde tamamlamış olup, kaygı bozuklukları, panik atak, depresyon, travma sonrası stres, ilişkisel sorunlar ve duygu düzenleme güçlükleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.