Doktorsitesi.com

BİLİŞSEL ÇARPITMALAR

Uzm. Psk. Gonca Bilgiç
Uzm. Psk. Gonca Bilgiç
9 Kasım 2015243 görüntülenme
Randevu Al
BİLİŞSEL ÇARPITMALAR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bilişsel Çarpıtma Nedir? Bilgi İşleme Sürecindeki Hatalar

Beck (2001), bilişsel çarpıtmayı bilgi işleme sürecinde sistematik olarak yapılan düşünce hataları olarak tanımlamıştır. Bireylerin sahip olduğu temel inançlar ya da şemalar, bu çarpıtmaların ana kaynağını oluşturabilmektedir. Özellikle erken çocukluk döneminde bilgi işleme sürecinde meydana gelen hatalar, zamanla yerleşen bilişsel şemaları destekleyen bir yapıya bürünmektedir.

Bilişsel çarpıtmalar, bilgi işleme sürecinin yanlış veya etkisiz olduğu durumlarda belirginleşmektedir (Sharf, 2000). Bu durum, bireyin gerçekliği algılama biçimini bozarak psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Aşağıda, literatürde sıkça karşılaşılan temel bilişsel çarpıtmalar ve bu hataların işleyiş biçimleri detaylandırılmıştır.

Sık Karşılaşılan Bilişsel Çarpıtmalar ve Örnekler

Bilişsel süreçlerde ortaya çıkan düşünce hataları, bireyin olayları değerlendirme biçimini doğrudan etkiler. İşte en yaygın bilişsel çarpıtma türleri:

1. Ya Hep Ya Hiç Tarzı Düşünme (İkili Düşünme)

Dichotomous Thinking olarak da bilinen bu tarzda, olaylar sadece iki uç kategoride değerlendirilir. Bir durum ya tam istenildiği gibidir ya da tamamen başarısızlıktır; gri alanlara yer verilmez. Örneğin, bir öğrencinin "Bu sınavdan A alamazsam kalırım" şeklindeki düşüncesi bu hataya tipik bir örnektir.

2. Seçici Soyutlama (Zihinsel Filtreleme)

Bu düşünme biçiminde birey, bir olayın bağlamından koparak sadece tek bir detaya odaklanır. Genellikle negatif bir detayı seçerek diğer tüm olumlu özellikleri ihmal eder.

  • Örnek: Konuşması çok beğenilen birinin, sadece tek bir eleştiren arkadaşına odaklanarak kendisini kötü hissetmesi.
  • Örnek: Tüm notları iyi olan bir öğrencinin, orta seviyedeki tek bir notu nedeniyle sınıfta kalacağına inanması.

3. Keyfi Çıkarsama (Sonuca Atlama)

Destekleyici bir kanıt olmaksızın, hatta bazen tersine kanıtlar varken bile olumsuz bir sonuca ulaşmaktır. İki farklı şekilde görülür:

  • Zihin Okuma (Mind Reading): Diğerlerinin ne düşündüğünü bildiğini varsaymaktır. Arkadaşı alışverişe gelmeyen birinin, onun artık kendisinden hoşlanmadığını düşünmesi buna örnektir.
  • Olumsuz Tahmin (Negative Prediction): Kanıt yokken geleceğe dair olumsuz öngörülerde bulunmaktır. Çok iyi hazırlanan bir öğrencinin sınavda başarısız olacağını düşünmesi bu kapsamdadır.

4. Felaketleştirme (Catastrophizing)

Olası diğer sonuçları dikkate almadan, geleceği hep en kötü senaryo üzerinden öngörmektir. Türkçapar (2009) bu durumu "pireyi deve yapmak" deyimiyle açıklar. Kişi, "İşi yetiştiremedim, kesin kovulacağım" gibi uç ve olumsuz tahminlerde bulunur.

5. Aşırı Genelleme (Overgeneralization)

Sınırlı sayıdaki örneğe dayanarak genel bir kural oluşturma eğilimidir.

  • Eşi tarafından terk edilen birinin "Kimse beni sevmeyecek" demesi.
  • Bir genç kızın, erkek arkadaşı aldattığı için "Bütün erkekler güvenilmezdir" sonucuna varması bu hatanın yansımalarıdır.

6. Etiketleme (Labeling)

Kişinin kendisine veya başkalarına, durumu kapsayan gerçekçi değerlendirmeler yerine genel sıfatlar yapıştırmasıdır. Bir işte başarısız olunca "Beceriksizim" demek veya ders çalışmayan bir çocuk için "Tembel" nitelemesini kullanmak bu çarpıtmaya örnektir.

7. Aşırı Büyütme ve Küçültme

Bireyin kendi eksikliklerini devleştirmesi, buna karşın olumlu özelliklerini önemsizleştirmesidir. Bu durum depresif duygudurumunu ve değersizlik inançlarını besler.

Çarpıtma TürüÖrnek Davranış/Düşünce
BüyütmeDüşük olan tek bir notu hayatın merkezi yapmak.
KüçültmeAlınan yüksek notların "zaten kolaydı" diyerek önemsenmemesi.
Olumluyu Yok Saymaİyi bir okuldan mezun olmayı "herkes yapabilir" diyerek sıradanlaştırmak.

8. Kişiselleştirme (Personalization)

Kişinin kendisiyle ilgisi olmayan olumsuz olaylardan kendisini sorumlu tutmasıdır. Örneğin, çocuğu kötü not alan bir annenin "Ben kötü bir anneyim" demesi veya arkadaşının sessizliğini "Bana kızdığı için susuyor" şeklinde yorumlamasıdır.

9. Meli-Malı Cümleleri (Should Statements)

Kendisinin ve başkalarının nasıl davranması gerektiğine dair katı kurallara sahip olmaktır. "Her zaman en iyisini yapmalıyım" veya "İnsanlar haksızlık yapmamalı" gibi düşünceler, kurallara uyulmadığında suçluluk ve öfke duygularını tetikler.

10. Olumluyu Geçersiz Kılmak

Bireyin olumlu yaşantılarını şans gibi dışsal faktörlere bağlayarak etkisizleştirmesidir. "Projeyi başardım ama bu yeterli olduğum anlamına gelmez, şansım yaver gitti" düşüncesi bu çarpıtmanın tipik bir örneğidir.

Bilişsel Terapinin Amacı ve Sonuç

Bilişsel çarpıtmaların süreklilik arz etmesi; depresyon, endişe ve psikolojik stres gibi olumsuz yaşantılara yol açar. Bireyin bir otomatik düşüncesinde birden fazla hata bulunabilir. Örneğin; "Beceriksizin tekiyim" diyen biri hem etiketleme hem de ya hep ya hiç tarzı düşünme hatası yapmaktadır.

Bilişsel Psikoterapinin temel hedefi, danışanla iş birliği yaparak hatalı bilgi işleme süreçlerini düzeltmektir. Bu süreçte, işlevi bozuk sayıltı ve inançların yerine gerçeğe daha uygun ve işlevsel olanların getirilmesi amaçlanmaktadır (Sharf, 2000).

KAYNAKÇA:

  • Beck, J. S. (2001). Bilişsel terapi: Temel ilkeler ve Ötesi. Çev. N. Hisli Şahin, Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
  • Sharf, S.R. (2000). Theories of Psychotherapy and Counselling: Concepts and Cases (2nd ed.). USA: Brooks/Cole.
  • Türkçapar, H. (2009). Bilişsel Terapi (4. Baskı). Ankara: HYB Basım Yayın.

Etiketler

Bilişsel terapiBireysel terapiBilişsel çarpitmaMeli-malı cümleleri/olmalı ifadeleri (should statements)Olumluyu geçersiz kılmakFelaketleştirme (catastrophizing)Kişiselleştirme (personalization)Aşırı genelleme (overgeneralization)Etiketleme (labeling and mislabeling)

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Gonca Bilgiç

Uzm. Psk. Gonca Bilgiç

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.