Doktorsitesi.com

BESLENMENİN DİŞ ÇÜRÜĞÜNE ETKİSİ

Prof. Dr. Alp Erdin Koyutürk
Prof. Dr. Alp Erdin Koyutürk
5 Temmuz 2019212 görüntülenme
Randevu Al
  • Diş çürüğü; bakteri, konakçı, diyet ve zaman faktörlerinin birleşmesiyle oluşan, asit üretimi sonucu diş dokularının yıkılmasına yol açan enfeksiyöz bir hastalıktır.
  • Diş yapısı ve tükürük özellikleri gibi bireysel faktörlerin yanı sıra, tüketilen gıdaların fiziksel formu ve tüketilme sıklığı çürük riskini doğrudan etkiler.
  • Çürükleri önlemek için plak pH'sını 5.5'in altına düşürmeyen gıdalar tercih edilmeli, florür kullanımı ve beslenme düzenlemesi gibi koruyucu yöntemler birlikte uygulanmalıdır.
BESLENMENİN DİŞ ÇÜRÜĞÜNE ETKİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diş Çürüğü Nedir?

Diş çürüğü, dental plakta yer alan bakterilerin besin karbonhidratlarını fermente etmesi sonucunda üretilen asitler, özellikle de laktik asit nedeniyle diş dokularının lokalize yıkımıyla karakterize, enfeksiyöz bir hastalıktır. Bu sürecin başlaması ve ilerlemesi, birden fazla faktörün eş zamanlı olarak bir araya gelmesine bağlıdır.

Diş Çürüğü Oluşumu İçin Gerekli Temel Unsurlar

Bir bireyde çürük aktivitesinin başlaması için dört temel unsurun bir arada bulunması şarttır. Bu unsurlardaki değişimler, bireyler arasındaki çürük görülme sıklığı farklarını oluşturur:

  • Karyojenik bir mikroflora (çürük yapıcı bakteriler)
  • Yatkın bir konak (diş yapısı ve ağız ortamı)
  • Mineyi demineralize edebilecek bir diyet (karbonhidrat ağırlıklı beslenme)
  • Zaman (asit atağının gerçekleşmesi için gereken süre)

Konağın Direncini Etkileyen İkincil Faktörler

Temel unsurların yanı sıra, bireyin karyojenik faktörlere karşı direncini belirleyen çeşitli ikincil etkenler bulunmaktadır. Dişlerin morfolojileri, diş dizisindeki anomaliler, mine ve dentinin mineralizasyon seviyesi ile aside karşı direnci bu noktada kritik rol oynar.

Bununla birlikte, tükürüğün özellikleri de konak direnci üzerinde doğrudan etkilidir. Tükürüğün şu özellikleri çürük oluşumunu etkiler:

  1. Akış hızı
  2. pH değeri
  3. Yoğunluğu
  4. Tamponlama kapasitesi

Besinlerin Karyojenik Gücü ve Çürük İlişkisi

Genel olarak besinlerin fiziksel ve kimyasal yapısı; bakterilerin diş yüzeyine tutunmasını, koloni oluşturmasını ve metabolik faaliyetlerini etkileyerek çürük oluşturucu güçlerini şekillendirir. Ancak bir gıdanın çürük yapma kapasitesi sadece içeriğiyle sınırlı değildir. Yiyeceklerin alınım sıklığı ve tüketim zamanı gibi yan faktörler de süreci karmaşık hale getirir.

FaktörÇürük Oluşumuna Etkisi
Fiziksel FormBesinin dişe yapışma ve ağızda kalma süresini belirler.
Kimyasal YapıBakterilerin asit üretme kapasitesini etkiler.
Tüketim SıklığıDişlerin ne kadar sıklıkla asit atağına maruz kaldığını belirler.

Diş Dostu Gıdalar ve Koruyucu Yaklaşımlar

Bir gıda maddesinin çürük oluşturmadığını söyleyebilmek için laboratuvar bulgularının klinik araştırmalarla desteklenmesi gerekir. Genel bir kural olarak, asidik yapıda olmayan gıdalar çürük oluşturmaz kabul edilir. Bilimsel kriterlere göre; bir gıda tüketildikten 30 dakika sonra plak pH’sını 5.5’in altına düşürmüyorsa dişler için zararsızdır.

Özellikle çürüğe yatkın bireylerde, öğün aralarında çürük oluşturmayan gıdaların tercih edilmesi önerilir. Etkin bir koruma için florür kullanımı, fissür örtücüler ve beslenme düzenlenmesinin bir bütün olarak uygulanması, çürük önleyici programların başarısı için elzemdir.

Etiketler

Diş çürükleriDiş çürüğübeslenme ve diş çürükleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alp Erdin Koyutürk

Prof. Dr. Alp Erdin Koyutürk

Prof.Dr Alp Erdin Koyutürk, 9 Şubat 1975 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde başladığı eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayarak 1997 yılında Diş Hekimi unvanı almıştır.Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine başlamış ve 2003 yılında ‘Uzman Diş Hekimi’ unvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.