Besin kaynaklı hastalıklar düşündüğünüzden daha yaygın

Besin kaynaklı hastalıklar düşündüğünüzden daha yaygın

Dünya genelinde en güvenli besinler gelişmiş ülkelerde mi bulunmaktadır? Besin zinciri içinde yer alan çiftçiler, üreticiler, marketler ve restoranlar, çok dikkatli bir şekilde belirlenmiş sıkı besin güvenliği yönetmeliklerini uygulamak durumundadırlar. Fakat besin marketten çıktıktan sonra, besin güvenliği artık sizin sorumluluğunuz altına girmiş olmaktadır.

Besin Kaynaklı Hastalıklar Düşündüğümüzden Daha Mı Yaygın?

Hayal edin, kaslarınız ağrıyor, kendinizi yorgun hissediyorsunuz ve belki de mideniz kötü. Acaba çok ağır bir grip veya soğuk algınlığı mı geçiriyorsunuz? Grip diye düşündüğünüz hastalığınız, bir besin kaynaklı hastaklık ta olabilir. Bazen, besin zehirlenmesi olarak bilinen besin kaynaklı hastalıklar, kontamine olmuş( bulaşma) besin tüketimiyle de olabilir. Fakat bazen belirtileri diğer hastalıklarla karıştırılır.

Besin güvenliği ve sağlık uzmanları, her yıl milyonlarla ifade edilen, besin kaynaklı hastalık vakası gördüklerini saptamışlardır. Bu bulguların, oldukça geniş bir aralık gösterdiği bildirilmektedir. Çünkü çoğu vaka rapor edilmemekte ya da tespit edilememektedir.

Besin kaynaklı hastalıkların teşhisini koymak oldukça güç olduğu için, yorgunluk, üşüme, hafif ateşlenme,baş dönmesi, baş ağrısı, mide bozukluğu, diyareye bağlı dehidratasyon, şiddetli kramplar, görme problemleri ve hatta ölüm gibi beklenmedik değişik belirtiler göstermektedir. İnsidans tam olarak bilinmemesine karşın, besin kaynaklı hastalıkların küçük bir yüzdesi uzun süreli hastalıklara dönüşmektedir.

Tüm bunlarla birlikte kişisel farklılıklar mutlaka göz önünde tutulmalıdır. Zira aynı besini tükettikten sonra bireyde oluşan( örneğin sizde) olan belirtiler diğer kişide olmayabilir. Kimisinde hiç bir belirti görülmezken, kimisinde belirtiler çok ağır seyredebilir. Görülen reaksiyon, bakteri veya toksine, besinin ne oranda kontamine olduğuna, tüketilen miktara ve kişinin bakteriye karşı gösterdiği hassasiyete göredeğişkenlik gösterir.

Besin kaynaklı hastalığa herkes yakalanabilir, fakat bazı kişiler daha korunmasızdır. Bebekler, gebeler, yaşlılar, HIV veya kanser gibi bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler bunların başında gelmektedir.

Genellikle uygun olmayan koşullarda hazırlanan besinlerde üereyen bakteriler, besin kaynaklı hastalıklara neden olmaktadır. Bunun yanı sıra besinler, virüsler, parazitler ve evde kullanılan kimyasallar tarafından da kontamine edilebilir. Doğru bir hazırlama ve sanitasyonla, besinlerden kaynaklanan hastalıkların çoğu engellenebilir hale gelecektir.

Bakteri GERÇEKLERİ

Hayat kırkında başlar! Bir bakterieksi on ile artı kırkaltı santigrat dereceler arasında yirmi dört saat içerisinde çoğalarak hiç akla gelmeyecek sayı olan trilyonlara ulaşabilir. Hemen aklımıza şu soru gelir, sayıları nasıl bu kadar hızlı ve çok artmakta? Uygun koşullar olduğunda bakteri sayısı her yirmi ya da otuz dakikada bir ikiye katlanır.  

Sayıları çok fazla olsa bile, bakterileri mikroskop olmadan göremezsiniz. Besinleri bozan mikroorganizmalar da dahil olmak üzere bir çok bakterinin kokusunu ve tadını almak mümkün olmayabilir. Bakteriler her yerde yaşayabilirler. ( besinlerin çoğunda, denizin üstünde, tırnaklarınızda, her türlü yüzeyde ve hayvanların üzerinde. ) Hayvansal kaynaklı besinler,- çiğ et-tavuk-balık-pastörize edilmemiş süt gibi-, bakterilerin en yaygın bulunduğu kaynaklardır.

BESİN KAYNAKLI HASTALIĞINIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR İSENİZ NE YAPMALISINIZ?

İlk yapılacak doğru şey tıbbi yardım almak olmalıdır. Hekimler ve laboratuarlar besin kaynaklı hastalıkları Sağlık Bakanlığı na bildirmek en doğru yol olabilir.. Aslında, rahatsızlık belirtileri kolaylıkla tedavi edilip giderildiği için, çoğu vak’a rapor edilmemiş olabilir.

Şüphe edilen besin halka açık bir yerden alındı ise, yerel sağlık birimlerine bildirmekte fayda olacaktır. Bir restoran, seyyar satıcı,iş yerindeki kafeterya, okul kantinleri, topluca gidilen piknik, et alınan kasap veya alışveriş merkezleri olabilir.

Hastalanma durumunu rapor edecekseniz, şüphe ettiğiniz besinden bir miktar saklayabilirsiniz. Mümkünse paketini veya faturasını da saklayın. Çünkü böylece nerede üretilmiş olduğu ya da nereden alındığı da saptanmış olur. Başkaları tarafından tüketilmemesi için, sakladığınız örneği görülebilecek şekilde işaretleyin.

Besinin Evde Kullanılan Bir Kimyasal Tarafından Kontamine Olduğunu Düşünüyorsanız

Paketin üzerinde bir panzehirin veya ilacın yazılı olup olmadığını kontrol edin. Benzer şekilde paketin üzerinde ilk yardım alabileceğiniz bir telefon numarası var mı ona bakın. Talimat varsa talimatlara uyun.

Yerel zehir kontrol merkezi veya yine sağlık birimleri ile temasa geçin. Hatta güvenli bir önlem olarak, bunların telefon numaralarını telefonunuza kaydedin, böylece herhangi bir şüpheli durumda numaraları aramak zorunda kalmaz elinizde bulundurmuş olup zaman kaybına engel olursunuz.

Mevsimsel hastalıklardan korunmada, özellikle içine girdiğimiz sonbahar nedeniyle olası grip, nezle ve diğer besinsel kaynaklı hastalıklara karşı korunmada da temiz bir mutfak ve güvenli besin satın alımı, güvenli besin tüketimi güveli bir bariyer oluşturduğundan, bu konu ile ilgili önlem almayı ihmal etmemeliyiz. Hele de besinlerle temastan, besinlerle uğraşmadan önce, zararlı bakterilerin üremesine uygun zeminleri ortadan kaldırmak ilk adım olmalıdır. Satın alma sürecinde de alınması gerek önlemler konusunda dikkati elden bırakmamak gerekmektedir.

BESİNLERİ HAZIRLAMAKLA İLGİLİ SIKLIKLA YAPILA HATALAR NELER Mİ?

İlk akla gelen; tezgah üzerinde çözdürme işlemi yapmak, uzun süre bekletmek, tezgah üzerinde çözdürme işlemi yapmak, yemekten arta kalanları buzdolabının dışında uzun  süre bekletmek, besinleri hazırlarken kirli kesim tahtası kullanmak, marinasyon yapılacaksa bu işlemleri oda ısısnda yapmak, ve uzun süre burada bekletmek, hazırlanan besinleri buzdolabına zamanında koymamak, açıkta bekletmek, barbekü yapılacaksa çiğ ve pişmiş etleri aynı tabağa koymak ve bekletmek,aynı kaşıkla yemeğin tadına bakmak ve tekrar aynı kaşık kullanılarak yemeği karıştırmak, çiğ etler ve sebzeleri aynı bıçakla kesmek, yumrta, et, tavuk ve balık gibi yüksek riski olan besinleri yeterince pişirmemek, uzun süre oda ısısında bekletmek.

GÜVENLİ BESLENMEK İÇİN BİRİNCİ KOŞUL TEMİZ BİR MUTFAK                                                                                                                

Güvenli beslenmek için ilk koşul temiz bir mutfak.Temiz bir mutfak için kontrol listesine bakınca, önceliği eller, sonrasın da da, çalışılan yüzeyler, mutfakta kullanılacak olan mutfak malzemeleri araç ve gereçleri, havlu ve kurulama bezleri, dolapların temizliği, erzak dolaplarının temiz, kuru, karanlık ve serin tutulup tutulmadığı gibi önemli noktalar hassasiyetle gözden geçirilmeli. Alınan besinler buzdolabına yerleştirilirken, önceden alınan besinlerin ilk önce kullanılmak üzere ön tarafa yerleştirilmesi.

Besinlerin bozulma belirtilerine dikkat edilmesi, özellikle üzerinde çatlama, renginde matlaşma ve içindeki suyu sızdırma belirtisi olan konserveleri kullanmamak gerekecektir. Bu tür besinler, öldürücü olabilen Botulizm organizmasıyla kontamine olmuş olabileceği düşünülerek, hemen çöpe atılmalı, kesinlikle tadına bakılmamalıdır. Daha önce açılmış besinlerin kuru ve hava geçirmeyen ortamlarda saklanması da unutulmamalıdır. Böylece sinek ve çeşitli kemiricilerden de korumuş olursunuz. Kapağı sıkıca kapatılmış kutularda saklanan besinlere, diğer besinlerden de koku geçişi önlenmiş olur. Ayrıca besinlerin mutfaklarımızda kullandığımız bulaşık deterjanı gibi mutfak kimyasallarından ve atıklarından uzak bir yerde depolamaya dikkat etmek olası zehirlenmelerin önlenmesini sağlayacaktır. Çocuklarımızın da ulaşmasını engelleyecek şekilde yerleştirmek aile güvenliği bakımından da gereklidir.

Bu makale 7 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Dyt. Zühal Aynacı Bayel, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen ünvanını almıştır. Aynı fakülte de yüksek lisans eğitimine başlamış 1999 yılında Uzman Diyetisyen unvanının sahibi olmuştur. Çalıştığı kurumlar 1991 – 2000   Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi  Diyetisyenliği,  Gaziantep Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu ve Kilis Yusuf Şerefoğlu       Sağlık Yüksek Okulu, Hemşirelik ve Ebelik Bölümleri  Hastalıklarda   Diyet Tedavisi ve Beslenme İlkeleri Derslerinin Yürütülmesi,( 1996-2000) 1997-2000 Nilgün Güzellik Salonu, Gaziantep 2000 - 2006 ME.Ü. Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Uzman Diyetisyenliği (Mutfak -Yönetici/ Eğitici/ Poliklinik-Tedavici-Kinik  Diyetisyenlik Hizmetlerinin Kurucu ve Uygulayıcılığı ...

Etiketler
En iyi diyetisyen
Uzm. Dyt. Zühal Aynacı Bayel
Uzm. Dyt. Zühal Aynacı Bayel
Mersin - Diyetisyen
Facebook Twitter Instagram Youtube