Bağımlılığı kabaca bir nesneye, kişiye ya da varlığa karşı duyulan önlenemez istek olarak tanımlayabiliriz. Ancak bağımlılığı bu kadar kısa bir tanımlamanın içine sığdırıp anlatmaya çalışmak elbette yeterli olmayacaktır. Daha iyi anlaşılması için de size öncelikle bağımlılığın ne olmadığını açıklamak istiyorum.

Bağımlılık Ne Değildir?

Bağımlılık iradesizliktir. İradesi olmayan kişiler bağımlı olurlar.

Yukarıdaki tanımlama klinik ortamda hastalar ve yakınları tarafından sıklıkla yapılan yanlış tanımlamalardan biridir. Eğer bağımlılığı tamamen bir iradesizlik olarak tanımlarsak bağımlı olan kişileri de iradesini kaybetmiş kişiler olarak tariflemiş oluruz. Oysa bağımlılık sorunu yaşayan kişiler bağımlı olmalarına rağmen yaşamlarında birçok alanda iradeye (seçimlere) sahiptirler. Ör: Kiminle evleneceklerini, ne yiyeceklerini, ne giyeceklerini seçebilirler.

Bağımlılık bir alışkanlıktır.

Bir diğer yanlış tanımlama ise bağımlılığın bir alışkanlık olduğudur. Ancak bağımlılık bir alışkanlık değildir. Alışkanlıklarda kişinin seçimi söz konusudur. Dolayısıyla kişi iradesini kullanarak kendine hakim olabilir. Ör: Sabah uyanıp otomatik bir şekilde yüzünüzü yıkamanız sizin alışkanlığınızdır. Biraz zorlarsanız yüzünüzü yıkamadan da durabilirsiniz.

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık yaşam boyu süren kronik bir beyin hastalığıdır. Süreç içerisinde gelişir, birden başlayıp birden bitmez. Gerekli önlemler alınmaz ve tedavi uygulanmazsa da gün geçtikçe daha da kötüye gider. Bu yüzden doğru tedavi seçeneğinin uygulanıp hastalığın iyileştirilmesi oldukça önemlidir.

Kimler Bağımlı Olur?

Bazı etkenler kişilerin bağımlılık geliştirme düzeylerini etkilese de herkes bağımlı olabilir. Yani bağımlılık geliştiren duruma maruz kalan kişilerin erkek veya kadın olması, İngiliz veya Alman olması, ilkokul veya üniversite mezunu olması bağımlılığı engelleyebilecek bir değişken değildir. Beyne sahip her canlı birer bağımlı adayıdır.

Bağımlılık Tedavi Edilebilir mi?

Bağımlılıkta tedavi kavramının daha iyi anlaşılması için bunu yaygın kullanılan bir örnekle açıklamak istiyorum.

Bilindiği üzere şeker hastalığı tedavi edilemeyen bir hastalıktır. Eğer kişi bu hastalığa sahipse maalesef hayatı boyunca şeker hastasıdır. Buna rağmen kişi düzenlenen tedavisine uyar ilaçlarını kullanır, perhizine dikkat ederse diğer insanlar gibi sorun yaşamadan hayatına devam edebilir. Eğer gerekli önlemlere uymaz ve tedavisine dikkat etmezse sahip olduğu bozuk sistem aldığı şeker miktarını yönetemez ve bu durum kişi için büyük risk oluşturur.

İşte bu örnekte olduğu gibi bağımlılık da tedavi edilemeyen ancak düzene sokulabilen, iyileştirilebilir bir hastalıktır. Şeker hastalığında olduğu gibi kişi bağımlılık tedavisine sadık kalırsa bu hastalığı iyileştirip düzene sokabilir. İçerisinde farklı basamakları içeren bu tedaviye kısaca değinecek olursak; ilaç tedavisi, psikoterapi, psikoeğitim ve aile eğitimleri bağımlılık tedavisinin bütününü oluşturur.

Bağımlılık Türleri

Bağımlılık deyince akla genellikle sigara, alkol, madde bağımlılığı gibi kimyasal bağımlılık türleri gelse de bağımlılık kavramı altında davranışsal ve kimyasal bağımlılık türleri yer almaktadır.

Kimyasal Bağımlılıklar

Nikotin Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı

Davranışsal Bağımlılıklar:

Kumar Bağımlılığı

Alışveriş Bağımlılığı

Yeme Bağımlılığı

İş Bağımlılığı

Oyun Bağımlılığı

İnternet Bağımlılığı

Egzersiz- Spor Bağımlılığı

Seks Bağımlılığı

İlişki Bağımlılığı

Bu yazımda bağımlılığın ne olup ne olmadığını, nasıl bir hastalık olduğunu, kimlerin bağımlı olabileceğini, bağımlılığın tedavi edilip edilemeyeceğini ve bağımlılık türlerini açıklamaya çalıştım. Bir sonraki yazımda bağımlılık kavramını alkol bağımlılığı ve riskli alkol kullanımı üzerinden anlatmaya devam edeceğim.

Bağımlılıklardan uzak, özgür bir yaşam dileklerimle…


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!