Doktorsitesi.com

Ben Kimim ?

Psk. Selin Tunç
Psk. Selin Tunç
29 Aralık 202398 görüntülenme
Randevu Al
Selin Tunç . Ben bir psikoloğum ve bu kimliğimle buradayım.
Ben Kimim ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yaşam Amacı ve Mesleki Tutku

Hayatta her bireyin uğruna sabahları heyecanla uyanmak isteyeceği, derin bir tutkuyla bağlı olduğu bir amacı olmalıdır. Benim için psikolog olmak, sadece bir meslek değil, hayatın tam merkezinde yer alan ve varoluşuma anlam katan en temel unsurdur. Bu yolculuk, bireyin kendi içsel dünyasında verdiği mücadelenin bir yansımasıdır.

Savaşçı Kavramı ve İçsel Uyanış

Neden barışçı değil de savaşçı kavramı üzerinde duruyoruz? Çünkü gerçek bir barış, ancak doğru bir savaş verildikten sonra inşa edilebilir. Bir savaşçıyı tanımlayan temel özellik; onun kendine, topluma ve yaşama karşı geliştirdiği özgün bakış tarzıdır. Bu felsefe, sadece düşüncede kalmaz, eyleme dökülen bir yaşam biçimine dönüşür.

Savaşçıyı tanımak ve anlamak için öncelikle kendi zihinsel hapishanelerimizden özgürleşmemiz gerekir. Hapishanede olduğumuzu keşfettiğimiz an, savaşçı olma yolundaki ilk adımı atmış ve gerçek bir uyanış yaşamış oluruz. Bu farkındalık, iyileşme sürecinin başlangıç noktasıdır.

Psikolog Olmanın Derin Anlamı

Psikolog olmak, her yeni güne bir başkasının hayatına dokunma gayesiyle başlamaktır. Bu meslek, hem kalbin hem de ruhun üstesinden gelmesi gereken büyük bir sorumluluğu beraberinde getirir. İyi bir terapist, kendi duygusal süreçlerini yönetebilen, kendini sürekli eğiten ve terbiye eden bir yol arkadaşıdır.

Psikoloğun temel rollerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Danışanın hayat hikayesine nezaketle konuk olmak.
  • Duygusal süreçlerde rehberlik ve eşlikçilik yapmak.
  • Kendi içsel süreçlerini yöneterek danışana ayna tutmak.

Psikoterapi: İnsan Ruhunun Kusurlu Sanatı

Psikoterapi, insanı merkezine alan ve kusurlarıyla kabul eden bir sanattır. Bu süreç, danışanı gerçekten tanımayı ve gitmeye ihtiyaç duyduğu o zorlu yollara onunla birlikte girmeyi göze almayı gerektirir. Günümüzde pek çok iletişim, tarafların sadece kendi düşüncelerini aktardığı monologlardan ibarettir. Psikoterapi ise bu durumun tam aksine, tamamen danışanın kendi sürecine ait olan özel bir alandır.

Sözün Gücü ve Beyindeki Değişim

Sözün insan hayatındaki etkisi yadsınamaz. Kadim öğretilerde belirtildiği gibi; söz vardır savaşı keser, söz vardır başı keser. Psikoterapi, sözü iyileştirici bir araç olarak kullanma sanatıdır. Bilimsel olarak sözün beyinde uyarılmalar yaratma ve bağ kurma yoluyla beynin yapısını değiştirme özelliği bulunmaktadır.

Bir Öğrenme Ortamı Olarak Terapi

Psikoterapi, en temel seviyede kişilerarası bir öğrenme ortamıdır. Bu ortam, bir çocuğun sağlıklı yetişme koşullarına benzer şekilde kurgulanır. Sürecin başarısı şu iki temel unsurun dengesine bağlıdır:

  1. Besleyici İlişki: Empati kurabilen bir uzmanla kurulan güven bağı.
  2. Cesaretlendirme: Hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkma konusunda verilen destek.

Özetle psikoterapi; destek olma ile stres yaratma arasındaki hassas dengenin yönetilmesidir. Bu süreçte "iyi olma hali" bir başlangıç değil, tüm bu aşamaların sonunda ulaşılan bir sonuçtur.

Terapi Ekolleri ve Uygulama Süreçleri

Hangi teori veya ekol benimsenirse benimsensin, tüm terapi türlerinin ortak hedefleri bulunmaktadır. Bu hedefler danışanın yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir:

HedefAçıklama
Acıyı AzaltmakÇekilen ruhsal acının kaynağına inerek hafifletmek.
Semptom YönetimiPsikolojik belirtileri en aza indirmek.
Baş Etme BecerisiStres kaynaklarına karşı dayanıklılık geliştirmek.

Terapi pratiğinde, teorik bilgiler (sol beyin) ile uygulama ve sezgi (sağ beyin) başlangıçta kopuk olabilir. Ancak esas olan, sağ beyinden sağ beyine kurulan o derin bağda ustalaşmaktır. Birçok karmaşık problemle gelen danışanların temelinde genellikle sevilme ve değer görme ihtiyacı yatar. Bu temel ihtiyacı fark edip süreci buna göre şekillendirmek, psikoterapi sanatının en güçlü aracıdır.

Yazar Hakkında

Psk. Selin Tunç

Psk. Selin Tunç

Psikolog Selin Tunç İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Psikoloji bölümünden başarıyla mezun olmuştur. Psikolog olmanın hem kalbin hem de ruhun üstesinden gelmesi gereken bir zorluk olduğunun bilincinde ve
sorumluluğunda hareket etmektedir. Haftanın her günü, sevdiği ve anlamlı bulduğu işini yapmaktadır. Danışanı gerçekten tanımak, gitmeye ihtiyaç duyduğu yere onunla beraber gitmeyi göze almaktadır. Psikoterapi pek çok bakımdan bir çocuğun düzgün bir şekilde yetiştirilişine benzer. Her iki ortamda da, en iyi öğrenme ortamını sağlayan şey , kişinin empati yapabilen biriyle besleyici bir ilişki kurması, aynı zamanda hayatın getirdiği zorluklarla yüzleşmeye cesaretlendirilmesidir düsturuyla hareket etmektedir. Lisans eğitimi sürecinde, İstanbul Avrasya hastanesi ve İzmir Seval Baysal kliniğinde stajyer psikolog olarak çalışmalarda bulunmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra Özel Rehabilitasyon Merkezinde çalışmalar yapmıştır.  Ardından Yeşilay danışmanlık merkezinde alkol, madde, kumar, teknoloji ve tütün bağımlılığı alanlarında hizmet vermiştir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.