Doktorsitesi.com

“BAĞIMLILIK” İLETİŞİMİN VE BİLGİNİN ÖNEMİ

Klinik Psikolog Caner Öztopcu
Klinik Psikolog Caner Öztopcu
9 Ağustos 2019275 görüntülenme
Randevu Al
  • Bireysel deneyimler insan kimliğini şekillendirse de bağımlılık, profesyonel tedavi gerektiren bir beyin hastalığı olarak tanımlanmaktadır.
  • Çocuklar ve gençler bilişsel gelişim aşamasında oldukları için riskleri yetişkinler kadar iyi analiz edemezler, bu nedenle ebeveynlerin doğru rol model olmaları ve etkili iletişim kurmaları kritiktir.
  • Bağımlılığın erken teşhisi için fiziksel, davranışsal ve akademik değişimlerin yakından gözlemlenmesi ile bilimsel kaynaklardan yararlanılarak bilinçlenilmesi hayati önem taşır.
“BAĞIMLILIK”  İLETİŞİMİN VE BİLGİNİN ÖNEMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bireysel Deneyimlerin İnsan Kimliği Üzerindeki Etkisi

Bireysel deneyimler, alışkanlıklar, arzular ve dürtüler insan kimliğini şekillendiren temel unsurlardır. İyi ve kötü deneyimler, yapılan hatalar ve hatta sonrasında hissedilen pişmanlıklar bizi biz yapan sürecin birer parçasıdır. Ancak her deneyimin birey üzerindeki etkisi, gücü ve bıraktığı izler kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

Bir Beyin Hastalığı Olarak Bağımlılık

Bağımlılık söz konusu olduğunda, "Bu benim için kötü bir deneyim oldu, ders çıkarıp yola devam etmeliyim" cümlesi kurulduğunda bazen çok geç kalınmış olabilir. Buradaki kritik nokta, bağımlılığın gelişmiş ve kişide vücut bulmuş olmasıdır. Unutulmamalıdır ki; bağımlılık, tedavisi olan bir beyin hastalığıdır.

Yetişkinler ve Çocuklar Arasındaki Bilişsel Farklar

Yetişkin bireyler deneyimleyecekleri durumları ayırt etme, avantaj ve dezavantajlarını fark etme yetisine sahiptirler. Hatta bazen riskleri bilerek göze alabilirler. Ancak çocuklar ve gençler için durum aynı değildir; onlar bilişsel olarak gelişim sürecinde oldukları için deneyimledikleri şeylerin sonuçlarını tam olarak kestiremeyebilirler.

Ebeveynlikte Doğru Yaklaşım ve İletişim

Ebeveynler çocuklarını en doğru şekilde korumak isteseler de her zaman en ideal yaklaşımı sergileyemeyebilirler. Bu noktada ebeveynliği, geliştirilebilir bir yetenek olarak ele almak gerekir. Gelişim için gerekli olan temel kriterler ise kişisel eleştiri ve değişim isteğidir. Çocukları anlamak için şu soru kritik bir rehberdir:

"Benimle nasıl iletişim kurulsa etkili ve kalıcı olurdu?"

Çocuklar yetişkinleri rol model alırlar. Dolayısıyla kötü alışkanlıkları ortadan kaldırmak sadece iletişimle değil, yetişkinlerin kendi davranışlarındaki somut değişikliklerle mümkün olabilir.

Bağımlılığı Tetikleyen Temel Faktörler

Bağımlılık sürecinin başlamasında ve ilerlemesinde birçok farklı etken rol oynamaktadır. Bu faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Aile ve Genetik: Aileden örnek alma veya genetik geçiş yoluyla oluşan yatkınlık.
  • Sosyal Çevre: Arkadaş ortamı, okul ve yakın çevre etkileşimi.
  • Dijital İçerikler: İnternette yer alan, bağımlılığa özendiren ve madde kullanımının zevk/haz boyutuna odaklanan videolar.

Kötü Alışkanlıkların Belirtileri ve Gözlem Yolları

Çocuklarda veya gençlerde kötü alışkanlıkların başladığını anlamak için dikkat edilmesi gereken fiziksel ve davranışsal belirtiler şunlardır:

Belirti KategorisiGözlemlenebilecek Durumlar
Fiziksel BelirtilerGözaltı morlukları, kan çanağı gözler, hızlı kilo kaybı, öz bakımın düşmesi.
Davranışsal DeğişimlerAniden sinirlenme, yalan söyleme, evden eşyaların eksilmesi.
Akademik ve SosyalOkuldan ve derslerden uzaklaşma, arkadaş ortamında sık değişimler.
Bilişsel ve RutinDikkat eksikliği, konsantrasyon problemleri, uyku ve yemek düzeninde bozulmalar.

Bilinçlenme ve Kitap Önerileri

Doğru olmayan yaklaşımlar kötü alışkanlıkları daha fazla tetikleyebilir. Bağımlılık konusunda bilinçlenmek, sadece kendi çocuğunuzu değil, birçok çocuğu kurtarabilir. Bu konuda derinlemesine bilgi edinmek için şu eserler incelenmelidir:

  • Bağımlı Aileleri İçin Rehber Kitap - Kültigin Ögel
  • 99 Sayfada Uyuşturucu Ve Gençlik - Kültigin Ögel

Unutmayalım ki; "Bilgi, bölüşüldükçe artan hazinedir." (Bhartrihari)

Etiketler

DavranışÇocuk davranışlarıBağımlıKötü alışkanlıkBağımlılık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Caner Öztopcu

Klinik Psikolog Caner Öztopcu

Uzm. Klinik Psikolog Caner Öztopçu, çocuk, ergen, yetişkin ve çift terapileri alanında çalışmalarını sürdüren, 21.000’in üzerinde seans ve vaka deneyimine sahip bir ruh sağlığı uzmanıdır. Akademik eğitimini farklı disiplinlerde geliştirerek klinik psikoloji, aile danışmanlığı ve psikoterapi alanlarında uzmanlaşmış; mesleki deneyimini bilimsel yaklaşım ve etik ilkeler doğrultusunda sürdürmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.