Doktorsitesi.com

AYÇİÇEĞİ VE SER ÇİÇEĞİ

Klinik Psikolog Handan Horasan
Klinik Psikolog Handan Horasan
1 Haziran 2025151 görüntülenme
Randevu Al
Ayçiçeğinin güneşe tahammülü ile nâzik bir ser çiçeğinin tahammülü bir midir?Biri, güneş ne tarafa giderse yüzünü o yöne çevirecek kadar ona muhtaçtır.Diğeri ise, yalnızca bir parça güneşle bozulur, kurur.
AYÇİÇEĞİ VE SER ÇİÇEĞİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsan Doğasında İstidat Farklılıkları: Ayçiçeği ve Ser Çiçeği Metaphoru

İnsan doğasındaki istidat farklılıkları, her bireyin olaylara ve çevresel etkilere verdiği tepkiyi belirleyen temel unsurdur. Bir ayçiçeğinin güneşe olan tahammülü ile narin bir ser çiçeğinin dayanıklılığı aynı değildir. Ayçiçeği, yaşamını sürdürmek için yüzünü her an güneşe dönecek kadar ona muhtaçken; ser çiçeği, yoğun güneş ışığı altında kısa sürede kuruyup bozulabilir.

Bireylerin sahip olduğu bu fıtri özellikler, toplumsal ilişkilerde çoğu zaman bir anlayış çatışmasına neden olur. İnsanların birbirini tam olarak anlayamaması doğal bir süreçtir ve her birey bir diğerini anlamak zorunda değildir. Toplumda sıkça karşılaşılan "Rahat mı battı?" gibi eleştirilere karşı, her bireyin kendi doğasını savunma hakkı saklıdır. Bu noktada kişi, kendi hassasiyetlerini "Ben bir ser çiçeğiyim, güneş kuruttu; bir çırayım, ateş yaktı" diyerek ifade edebilmelidir.

Yargılama Psikolojisi ve Değerler Çatısı

Birini yargılamak veya başkaları tarafından yargılanmak, insanın iç dünyasında derin yaralar açabilir. Yargı, aslında bir kişinin diğerini tamamen kendi bakış açısıyla değerlendirmesi ve gördüğü tablodan memnun kalmaması durumudur. Eğer bir birey, dünyaya baktığı pencereyi yargılarla doldurmuşsa ve bu yargıları değerlerim maskesi altında gizliyorsa, karşısındakine yalnızca doğuştan gelen özellikleri (istidadı) sebebiyle suçluluk hissettirebilir.

Suçluluk ve Sorumluluk Arasındaki Temel Fark

İnsanın içsel huzurunu bulabilmesi için suçluluk ile sorumluluk kavramlarını birbirinden ayırması kritik bir öneme sahiptir. Bu ayrımı yapabilmek için şu hususlar dikkate alınmalıdır:

  • Suçluluk: Kişinin kendi doğası ve elinde olmayan özellikleri sebebiyle baskı hissetmesidir.
  • Sorumluluk: Kişinin kendi eylemlerinin bilincinde olması ve sonuçlarını üstlenmesidir.

Akletmek: Kendini Tanıma ve Kalp Gözüyle Görmek

Kur’an-ı Kerim’de sıkça vurgulanan "Akletmez misiniz?" ifadesi, insanın içinde bulunduğu durumlara dışarıdan bir gözle bakması için yapılan ilahi bir çağrıdır. Bu ifade, insanın olayları analiz etme ve kendi hakikatini kavrama kapasitesine duyulan güvenin bir tezahürüdür. İnsan, kendini tanıma yolunda gayret gösterdikçe sadece rasyonel aklıyla değil, aynı zamanda kalp gözüyle de görmeye başlar.

KavramDoğadaki KarşılığıHakikati
İstidatÇiçeğin Güneşe TepkisiHer ruhun kapasitesi farklıdır.
DoğaSelin Dağları GeçmesiTabiat, var olmak için izin istemez.
RuhYazılan MetinRuhun müsvettesi yoktur; bir kez yazılır.

Sonuç olarak; sel dağları geçmek için izin istemediği, ayçiçeği ser çiçeğine dönüşemediği ve güneş doğmak için soru sormadığı gibi, insan ruhu da kendi özgün tasarımıyla var olur. Unutulmamalıdır ki; ruhun müsvettesi yoktur, o bir kez yazılır ve bir daha bozulamaz.

Etiketler

YetenekBenlikMizaçKendilikTemel Potansiyeller

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Handan Horasan

Klinik Psikolog Handan Horasan

“Eğer bir insanı anlamak istiyorsam, tüm bilimsel bilgileri bir tarafa bırakıp, önyargısız bir tavır
benimserim.”
— Carl Gustav Jung
Psikolojiye ve insana yaklaşımımda bu sözü rehber ediniyorum. Akademik temellerim bu anlayışla
şekillendi. 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Ardından
Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Mesleki gelişim
sürecimde farklı psikoterapi ekollerini öğrenmek amacıyla çeşitli eğitim programlarına katıldım. Bu
süreçle birlikte, insanlara şifa olma niyetiyle başladığım mesleki yolculuğum bugün 8 yılı aşkın bir
süredir devam ediyor.
Eğitim hayatım sonrasında çeşitli hastane ve kliniklerde çalışma deneyimlerim oldu. Pandemi
süreciyle birlikte çevrim içi bireysel seanslara ağırlık verdim. Hâlen online ve yüz yüze görüşmelerle
aktif olarak danışan takibi yapıyor, aynı zamanda eğitim programlarında yer alıyorum.
Yaklaşık üç yıl süren Bütüncül Psikoterapi eğitimimin ardından sürecimi Dinamik Psikoterapi
eğitimleri ve süpervizyonlarıyla destekledim. Bunları Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile EMDR
Terapisi eğitim ve süpervizyonları izledi.
Son 3 yıldır ise Jungiyen Koçluk Okulunda aldığım koçluk eğitimiyle birlikte, bireysel ilgi alanım olan
Tasavvuf Düşüncesi ve Nefs İlmi üzerine yaptığım araştırma ve aldığım eğitimleri, psikoterapi
süreçlerine bütüncül bir bakış açısıyla entegre ediyorum. Bu çok katmanlı yaklaşımların, her danışan
için en uygun yöntemi belirleme sürecinde değerli katkılar sunduğunu tecrübe ettim.
Terapiye başlamak, güçlü bir içsel niyetin göstergesidir. Jung’un da dediği gibi:
“Bulmaya en çok ihtiyacınız olan şey, bakmayı en az istediğiniz yerdedir.”
Eğer sizde bakmaya hazırsanız yollarımız zaten kesişecektir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.