Doktorsitesi.com

ATEŞLİ HAVALE -FEBRİL KONVULZİYON

Uzm. Dr. Oğuz Bak
Uzm. Dr. Oğuz Bak
9 Haziran 2017201 görüntülenme
Randevu Al
ATEŞLİ HAVALE -FEBRİL KONVULZİYON
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Febril Konvulsiyon (Ateşli Havale) Nedir?

Febril konvulsiyon (FK), çocukluk döneminde en sık karşılaşılan konvulziv bozukluktur. Genellikle üç ay ile beş yaş arasındaki çocuklarda, herhangi bir intrakraniyel enfeksiyon bulgusu olmaksızın, yüksek ateşle ilişkili olarak ortaya çıkan nöbetleri tanımlar. Beş yaşından küçük çocukların %2-5'inde görülen bu durum, daha önce afebril (ateşsiz) nöbet geçirmemiş çocukları kapsar.

Febril konvulsiyonlar en sık 14-18. aylar arasında gözlemlenir ve erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha yaygındır. Dokuz ayın altındaki bebeklerde ve beş yaşından büyük çocuklarda görülmesi ise oldukça seyrektir.

Febril Konvulsiyonun Patofizyolojisi ve Nedenleri

FK gelişen çocuklarda ateşe karşı konvulziv eşiğin düşük olduğu kabul edilmektedir. Bu eşiği düşüren ve nöbet oluşumunu kolaylaştıran başlıca faktörler şunlardır:

  • Çinko eksikliği
  • Beyindeki sıvı-elektrolit dengesindeki immatürite (olgunlaşmamışlık)
  • Melatonin salınımındaki sirkadien ritim bozuklukları
  • Enkefalinerjik sistemin rolü

Klinik Özellikler ve Tetikleyici Faktörler

Febril konvulsiyonu tetikleyen enfeksiyonların başında otitis media (orta kulak iltihabı) ve tonsilit (bademcik iltihabı) gelir. Ayrıca Human Herpes Virüs-Tip 6 (HHV-6), ilk FK etyolojisinde sık karşılaşılan bir ajandır. Nöbetler genellikle vücut ısısı 39°C veya üzerine çıktığında, ateşin yükselme hızıyla ilişkili olarak gelişir.

Aşılamanın Etkisi:

  • DTP (Karma Aşı): Aşılamadan sonraki 0-3 gün içinde risk artar. DTP aşılamasının dört aylığa kadar tamamlanması riski dört kat azaltır.
  • MMR (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak): Aşıdan 6-11 gün sonra görülen vakaların %67'si aşının kızamık bileşeniyle ilişkilidir.

Febril Konvulsiyon Tipleri

Klinik tablolarına göre febril konvulsiyonlar iki ana grupta incelenir:

ÖzellikBasit Febril KonvulsiyonKomplike Febril Konvulsiyon
Nöbet Süresi15 dakikadan kısa15 dakikadan uzun
Nöbet TipiJeneralize (yaygın)Fokal (yerel) özellikli
Tekrarlama24 saat içinde tekrarlamazAynı gün içinde yinelenebilir
Yaş AralığıGenellikle 6 ay - 5 yaş6 aydan küçük veya 6 yaştan büyük
Nörolojik DurumPostiktal defisit görülmezPostiktal nörolojik defisit gözlenebilir

Prognoz ve Yineleme (Rekürrens) Riskleri

Febril konvulsiyon geçiren bir çocukta nöbetin yineleme riski ortalama %33'tür. Yinelemelerin büyük çoğunluğu ilk iki yıl içinde gerçekleşir.

Yineleme riskini artıran durumlar:

  • İlk nöbetin bir yaşından önce geçirilmesi (risk %50'nin üzerine çıkar).
  • İlk FK öncesinde ateş derecesinin düşük ve ateş süresinin kısa olması.
  • Ailede FK öyküsü (Kardeşte risk 1/5, baba ve bir çocukta varsa diğer çocukta 1/3).

Epilepsiye Dönüşme Riski ve Uzun Dönem Etkileri

Normal popülasyonda %0.5 olan epilepsi oranı, FK geçiren çocuklarda %4 civarındadır. Aşağıdaki faktörler epilepsi gelişme riskini artırır:

  1. Ailede epilepsi öyküsü bulunması.
  2. Nöbetin komplike tipte olması (fokal veya uzun süreli).
  3. Çocukta nörogelişimsel bozukluk veya psikomotor gerilik olması.

Akademik ve Entelektüel Performans: Febril konvulsiyonlar genellikle akademik performansı veya entelektüel kapasiteyi olumsuz etkilemez. Ancak febril status epileptikus (çok uzun süren nöbetler) geçiren çocuklarda konuşma bozukluğu ve ağır nörolojik sekeller görülebilir. Bu tür vakaların, sekeller açısından en az bir yıl boyunca uzman takibinde kalması önerilmektedir.

Etiketler

Nörolojik bulgularFebril konvulsiyonBeyin ve sinri cerrahisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Oğuz Bak

Uzm. Dr. Oğuz Bak

Uzm.Dr. Oğuz Bak, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Ankara Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,Baskent Üniversitesi'nde tamamlayarak Nöroloji uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.