Doktorsitesi.com

Aşkın Tedavisi Mümkün mü?

Uzm. Dr. Ayça Can Uz
Uzm. Dr. Ayça Can Uz
14 Ağustos 2018204 görüntülenme
Randevu Al
Aşkın Tedavisi Mümkün mü?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aşkın Psikiyatrik ve Bilimsel Tanımı

Günümüz psikiyatrisinde kaygı, üzüntü ve bunlara eşlik eden fizyolojik değişimlerin tedavisi mümkündür. Ancak aşkın tedavisi üzerine yapılan araştırmalar, bu fenomenin nasıl ortaya çıktığını anlamayı gerektirir. Aşk; duygusal, davranışsal ve fizyolojik olmak üzere üç temel bileşenden oluşan evrensel bir olgudur.

Bilim insanları, aşkın tanımında objektifliği sağlamak adına özellikle davranışsal bileşen üzerinde durmaktadır. Bu bileşen; sevilen kişiye yönelik aşırı odaklanma, takıntılı düşünceler, bağımlılık ve yoksunluk hissi gibi unsurları içerir. Bu durum, modern psikiyatride aşkın bir tür bağımlılık olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Aşk ve Madde Bağımlılığı Arasındaki Benzerlikler

Psikiyatrideki madde bağımlılığı kriterlerinde yer alan terimler değiştirildiğinde, aşkın tablosu ile bağımlılık tablosu şaşırtıcı bir şekilde örtüşmektedir. Aşkın bağımlılık kriterleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Tolerans ve Süre: Sevilen kişiyle giderek daha fazla vakit geçirme ihtiyacı ve planlanandan daha uzun süre görüşülmesi.
  • Yoksunluk Belirtileri: Görüşülmediğinde ortaya çıkan özlem, kaygı, mutsuzluk ve uyku bozuklukları.
  • Zaman ve Çaba: Kişiyi etkilemek, onunla görüşmek veya onun etkilerinden kurtulmak için harcanan aşırı zaman.
  • Denetim Kaybı: Platonik veya karşılıksız durumlarda, duyguları kontrol altına alma çabalarının sonuçsuz kalması.
  • İşlevsellik Kaybı: Aşk odağı nedeniyle toplumsal ve mesleki sorumlulukların aksatılması.

Aşkın Kimyası: Dopamin, Serotonin ve Hormonlar

Beyin görüntüleme yöntemleri, aşık olan kişilerde aktive olan alanların beynin ödül mekanizmaları ile benzer olduğunu göstermektedir. Aşkın fizyolojik ve duygusal süreçlerinde rol oynayan temel kimyasallar şunlardır:

Kimyasal / HormonAşk Üzerindeki Etkisi
DopaminMutluluk, cinsel istek ve seçici dikkati artırır; enerji artışına neden olur.
SerotoninDüzeyi düşer; bu durum iştah azalmasına ve takıntılı düşüncelere yol açar.
NorepinefrinKalp atışlarını hızlandırır ve kan basıncını yükseltir.
OksitosinGüven duygusu ve bağlanma ile ilişkilidir; "bağlanma hormonu" olarak bilinir.
VazopressinSadakat ve eşi koruma davranışlarından sorumludur.

Romantik Aşk ve Bağlanma Süreçleri

Bilim insanları, romantik aşkın başlangıçta üremeye yönelik bir uyarılma hali olduğunu, ancak zamanla sadakat ve bağlanma içeren bir yapıya dönüştüğünü savunmaktadır. Romantik bağlanma, nöral devreler açısından anne-çocuk bağlanması ile benzerlikler gösterir. Özellikle oksitosin ve vazopressin seviyeleri, ilişkinin uzun ömürlü olup olmayacağına dair ipuçları verir.

Erkeklerde yüksek testosteron düzeyleri sadakatsizlik ile ilişkilendirilirken, kadınlarda benzer bir korelasyon saptanmamıştır. Ayrıca, romantik aşk yaşayan kişilerin dışarıdan gelen kokulara karşı duyarlılığının azalması, "aşkın gözü kördür" deyimini bilimsel olarak destekler niteliktedir; çünkü zihin olası tehditlere karşı kendini kapatmaktadır.

Aşkın Ömrü ve İlişkiye Dönüşüm Süreci

Araştırmalar, romantik aşkın yoğun hissedildiği sürenin genellikle 2 ile 3 yıl arasında olduğunu göstermektedir. Başlangıçta yüksek olan kortizol (stres hormonu) ve sinir büyüme faktörü seviyeleri, yaklaşık 2 yılın sonunda normal düzeylere iner.

Bu noktada yoğun aşk hissi yerini uzun süreli bir ilişkiye bırakır. İlginç bir bulgu olarak, uzun süreli ilişki düşünenlerde kortizol düzeylerinin daha yüksek seyrettiği görülmüştür. Bu durum, aşkın ancak belirli bir kaygı düzeyinde kendini yaşattığını ve ilişki garantilendiğinde bağışıklık sisteminin "ben"den "biz"e geçiş için esnediğini düşündürmektedir.

Sonuç olarak; nörobiyolojik bulgular aşkın gizemini tam olarak çözemese de, bu karmaşık duygunun mekanizmalarına ışık tutmaktadır. Belki de aşkı değerli kılan, sadece kimyasal süreçler değil, Aristo'nun da belirttiği gibi, beraberinde getirdiği riskler ve çekilen acılardır.

Etiketler

AşkPsikologDestekNedenPsikolojiYardımAşk psikolojisiAşık psikolojisiNeden böyleAşık oldumAşk acı mı çektirirAşk acısı nasıl geçerAşk acısı kurtuluşu

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ayça Can Uz

Uzm. Dr. Ayça Can Uz

Uzm. Dr. Ayça CAN UZ, 1979 yılında Çanakkale'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2004 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nda tamamlamıştır.

İhtisası boyunca çalıştığı kliniğe bağlı Kadın yataklı servisi ve Dahiliye servisi’nde Perinatal Psikiyatri ve Kronik hastalıklar konularında tecrübe kazanmış olan Uzm. Dr. Ayça CAN UZ, Alkol ve madde bağımlılığı konusunda AMATEM Kliniği'nde tedavi ve grup terapileri ile rehabilitasyon çalışmalarında bulunmuş ayrıca, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Kliniği’nde özellikle DEHB ve Kaygı Bozuklukları konusunda çocuklar ve aileleriyle çalışmalarda bulunmuştur. 

Uzm. Dr. Ayça CAN UZ, Çift ve Aile Terapisi sertifika programını başarıyla bitirip EFTA-Avrupa Aile Terapileri Derneği onaylı “Çift ve Aile Terapisti” olmaya hak kazanmıştır. Psikoterapi ile ilgili olarak çift ve bireysel terapi kapsamında Cinsel terapi, Şema terapi, İnterpersonal (Kişiler arası) terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi (Cognitive-Behavioral Therapy), EMDR (Fiziksel ve ruhsal travma çalışmalarında yaygın olarak kullanılan Eye Movement Desensitisation Reprocessing Method) ve Hipnoterapi alanlarında sertifika ve eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. 

2010-2012 Yılları arasında Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi ve Mardin Devlet Hastanesi’nde, 2012-2018 yılları arasında MedAmerikan Tıp Merkezi Psikiyatri Kliniği'nde klinik sorumlusu ve psikiyatri uzmanı olarak görev almış, Beslenme ve Diyet uzmanları ile ekip çalışması içinde Yeme Bozuklukları (Obezite, Bulimia Nervoza, Anoreksiya) üzerine hasta takibinde ve çalışmalarda bulunmuştur. 2013-2014 yılları arasında Amerikan Hastanesi’nde Doğum öncesi eğitim programında Perinatal Psikiyatri ile ilgili görev aldı. Kaplan & Sadock's, Synpsis of Psychiatry Davranış Bilimleri ve Klinik Psikiyatri  kitabının güncellenmiş Türkçe 11. baskısında hem çevirmenlik hem de çeviri editörlüğü yapmıştır.

Uzm. Dr. Ayça CAN UZ'un almış olduğu bazı mesleki eğitim, kurs ve sertifika programları şöyledir;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.