Doktorsitesi.com

AŞIRI AKTİF MESANE (HUZURSUZ MESANE)

Prof. Dr. Mehmet Baykara
Prof. Dr. Mehmet Baykara
13 Nisan 2021220 görüntülenme
Randevu Al
AŞIRI AKTİF MESANE (HUZURSUZ MESANE)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aşırı Aktif Mesane Sendromu ve Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Aşırı Aktif Mesane (AAM), özellikle orta ve ileri yaş kadınlarda sıkça rastlanan, ancak psiko-sosyal çekinceler nedeniyle hastaların dile getirmekte zorlandığı önemli bir sağlık sorunudur. Günümüzde tanısı ve tedavisi oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilen bu sendrom, tedavi edilmediğinde bireyin yaşam kalitesini psikolojik, fiziksel ve ekonomik yönlerden olumsuz etkileyerek toplumsal bir sorun haline gelmektedir.

Aşırı Aktif Mesane Belirtileri Nelerdir?

AAM, idrar kesesinde herhangi bir taş, tümör veya enfeksiyon bulgusu olmaksızın ortaya çıkan klinik bir tablodur. Sendromun temel karakteristikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Ani ve şiddetli idrar yapma isteği.
  • Tuvalete yetişemeden gerçekleşen idrar kaçırma şikayetleri.
  • Gün içerisinde normalden fazla (8 ve üzeri) sık idrara çıkma.
  • Gece uykudan uyandıracak düzeydeki idrar isteği (noktüri).

Yaş Gruplarına Göre Görülme Sıklığı

AAM görülme prevalansı, yaşın ilerlemesiyle birlikte belirgin bir artış göstermektedir. Yapılan araştırmalara göre yaş gruplarına göre dağılım şu şekildedir:

Yaş AralığıGörülme Sıklığı (%)
40-44 Yaş%8,7
50-54 Yaş%11,9
60-64 Yaş%16,9
70-74 Yaş%22,1
75 Yaş ve Üzeri%31,5

Aşırı Aktif Mesane (AAM) Tipleri

Sendrom, semptomların şiddeti ve mesane kası (detrusor) kontraksiyonlarına göre dört ana tipe ayrılır:

Tip I ve Tip II

  • Tip I: AAM semptomları mevcuttur ancak istem dışı detrusor kasılmaları görülmez.
  • Tip II: Semptomlarla birlikte ürodinamide detrusor kasılmaları saptanır. Hasta bu kasılmaları hisseder ve istemli olarak kontrol ederek inkontinansı (idrar kaçırmayı) önleyebilir.

Tip III ve Tip IV

  • Tip III: İstem dışı kasılmalar hasta tarafından hissedilir ancak önlenemez karakterdedir. Sfinkter kası yorulduğunda idrar kaçırma gerçekleşir.
  • Tip IV: Hasta detrusor kasılmalarını önleyemediği gibi sfinkterini de kasamaz. İdrar çıkışı istem dışı gerçekleşir ve hasta durumun farkına varamaz.

Tanı ve Ayırıcı Tanı Süreçleri

İlk tanı aşamasında anamnez (hasta öyküsü), semptom değerlendirmesi, fizik muayene ve idrar tahlili genellikle yeterli olmaktadır. Medikal tedaviye başlamadan önce kapsamlı tetkiklere her zaman ihtiyaç duyulmasa da süreç şu adımları izler:

  1. Ayrıntılı hasta öyküsü.
  2. İşeme günlüğü tutulması.
  3. Fiziksel muayene.
  4. İdrar tetkiki ve kültürü.

Ayırıcı Tanı: Benzer şikayetlere yol açabilen idrar yolu enfeksiyonları, mesane taşları, tümörler, interstisyel sistit, diyabet ve aşırı su içme (polidipsi) gibi durumlar mutlaka ekarte edilmelidir.

Tedavi Yöntemleri

AAM tedavisinde basamaklı bir yaklaşım sergilenir. Tedavi seçenekleri konservatif yöntemlerden cerrahi müdahalelere kadar çeşitlilik gösterir.

Konservatif ve Davranışsal Tedaviler

  • Mesane eğitimi ve yaşam tarzı değişiklikleri (kilo kontrolü, sıvı kısıtlaması, kafein ve alkol azaltımı).
  • Pelvik taban egzersizleri (Kegel) ve Biofeedback.
  • Elektrik stimülasyonu.

İlaç Tedavileri

Medikal tedavide yaygın olarak antimuskarinikler (antikolinerjikler), muskulorelaksanlar, kalsiyum kanal blokörleri ve bazı antidepresanlar kullanılır.

İleri ve Cerrahi Tedaviler

Konservatif ve medikal tedavilere yanıt vermeyen dirençli olgularda; Botox uygulamaları, nöromodülasyon, mesane augmentasyonu veya detrusor miyomektomi gibi daha invazif cerrahi yöntemler değerlendirilir. Bu aşamadan önce ürodinamik tetkikler, sistoskopi, MR ve BT gibi ileri görüntüleme yöntemleri ile kesin ayırıcı tanı yapılmalıdır.

Etiketler

İdrar kaçırma tedavisiAşırı aktif mesane tanı ve tedavisiİdrar kaçırma tipleriAşırı aktif mesane tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Baykara

Prof. Dr. Mehmet Baykara

Prof. Dr. Mehmet BAYKARA, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1974 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1976 - 1981 yılları arasında F. Almanya Heidelberg Üniversitesi Heillbronn Akademi Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.