Doktorsitesi.com

Aort diseksiyonu (yırtılması)

Prof. Dr. Mustafa Güler
Prof. Dr. Mustafa Güler
30 Kasım 2016257 görüntülenme
Randevu Al
Aort diseksiyonu (yırtılması)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aort Damarı ve Hayati Önemi

Aort damarı, kalpten çıkan ve tüm vücuda kan taşıyan en büyük, ana damardır. Oldukça sağlam bir yapıya sahip olmasına rağmen, bu damarda meydana gelebilecek yırtılmalar nadir görülse de ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Tıp literatüründe aort diseksiyonu olarak adlandırılan bu durum, acil müdahale gerektiren kritik bir sağlık sorunudur.

Aort Yırtılmasının Nedenleri Nelerdir?

Aort damarının yırtılmasına zemin hazırlayan pek çok faktör bulunmaktadır. Özellikle 60-70'li yaşlarda damar elastikiyetinin kaybolması ve iç duvarda kolesterol ile plak birikimi sonucu oluşan kireçlenmeler ana nedenler arasındadır. Bunun yanı sıra aşağıdaki faktörler de risk oluşturur:

  • Hipertansiyon (Yüksek tansiyon),
  • Genetik kaynaklı aort duvarı zayıflıkları,
  • Trafik kazaları ve yüksekten düşmeler,
  • Çok ağır yük kaldırmak.

Aort Diseksiyonu Nasıl Gelişir?

Süreç, aort damarının iç tabakasında meydana gelen küçük bir yırtılma noktası ile başlar. Kanın bu bölgedeki yüksek basıncı, yırtığı damar boyunca yukarı veya aşağı yönlü ilerletebilir. Bu durum, beyin ve böbrekler gibi hayati organları besleyen damarların etkilenmesine ve anında ölümcül komplikasyonlara yol açabilir. Bazı vakalarda yırtılma tüm tabakaları aşarak damarın dışarı doğru patlamasıyla sonuçlanabilir.

Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

Aort yırtılması genellikle önceden belirti vermeyen, beklenmedik bir durumdur. Çoğunlukla ani bir tansiyon yükselmesiyle tetiklenen bu durum, hastalar tarafından göğüs ve sırt bölgesinde yırtılır tarzda çok şiddetli bir ağrı olarak tarif edilir. Belirtiler bazen kalp krizi ile karıştırılabildiği için acil servislerde teşhis konulması güçleşebilir.

Belirti TürüSık Karşılaşılan Durumlar
Ağrı TipiGöğüs ve sırtta hissedilen, yırtılma hissi veren şiddetli ağrı
Nörolojik BelirtilerŞuur kaybı, felç veya ani görme kaybı
Karıştırılan DurumlarKalp krizi ile benzer semptomlar

Bu bulgularla hastaneye başvuran kişilerde kesin tanı, ancak bilgisayarlı tomografi (BT) incelemesi yapıldığında konulabilmektedir.

Tedavi Yöntemleri ve Acil Cerrahi Müdahale

Aort yırtılması vakalarında zamanla yarışılmaktadır; hastaların yaklaşık yarısı acil servise ulaşamadan kaybedilmektedir. Özellikle aortun başlangıç bölümünde ve beyne giden damarları ilgilendiren bölgelerdeki yırtıklarda acil cerrahi girişim zorunludur. Ameliyat edilmeyen hastalarda ölüm oranı %98 gibi çok yüksek bir seviyededir.

Tedavi sürecinde yırtılan aortun suni bir damar ile değiştirilmesi ve hayati organlara kan akışının yeniden sağlanması hedeflenir. Uygun vakalarda, yırtığın konumuna göre stent uygulamaları da tercih edilebilir.

Korunma Yolları ve Risk Yönetimi

Aort diseksiyonu riskini minimize etmek ve mevcut genişlemeleri kontrol altında tutmak için şu önlemler alınmalıdır:

  1. Sigara Kullanımı: Önemli bir risk faktörü olduğu için mutlaka bırakılmalıdır.
  2. Kilo ve Tansiyon Kontrolü: Aşırı kilo ve hipertansiyon ile etkin mücadele edilmelidir.
  3. Genetik Takip: Marfan Sendromu gibi genetik hastalığı olanlar sıkı takip edilmelidir.
  4. Güvenlik Önlemleri: Araç içinde mutlaka emniyet kemeri takılmalı ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
  5. Düzenli Kontrol: Aort damarında genişleme tespit edilen hastalar, damar çapı belirli bir seviyeye ulaştığında düşük riskli ameliyatlarla tedavi edilmelidir.

Günümüzde, EVAR (Endo Vascular Aneurysma Repair) yöntemi sayesinde kasıktan girilerek kapalı yöntemle aort damarındaki genişlemeler (anevrizma) başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Prof. Dr. Mustafa GÜLER

Etiketler

Aort yırtılması hibritAort yırtılmasıAort yırtılması neden olurAort yırtılması nedirAort diseksiyonu (yırtılması)Aort yırtılması tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa Güler

Prof. Dr. Mustafa GÜLER, 1965 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1996 yılında tamamlayarak Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Kalp Damar Cerrahisi uzmanı olmuştur. Uzun yıllar Klinik Şefi olarak görevine devam etmiştir. Bu süre zarfında Koroner Bypass ameliyatları,Minimal invaziv kapak cerrahisi (Küçük kesi ile ) Aort cerrahisi ve kalp nakli ameliyatlarını gerçekleştirdi. Ardından 1999 yılında 3 ay süreyle London UK. Great Ormond Street Hospital'da Konjenital Kalp Cerrahisi alanında ve 2002 yılında New York USA. School The Mount Sinai School of Medicine'da Aortic Symposium alanında çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.