Doktorsitesi.com

Anksiyete (Kaygı) nedir ? Nasıl tedavi edilir

Klinik Psikolog Ali Demir
Klinik Psikolog Ali Demir
1 Eylül 2021238 görüntülenme
Randevu Al
Anksiyete (Kaygı) nedir ? Nasıl tedavi edilir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anksiyete (Kaygı) Nedir?

Anksiyete, diğer adıyla kaygı; korkuyla benzerlik gösteren, kişinin katastrofik (felaketleştirici) bir şekilde düşünmesine yol açan ve kaynağı belli olmayan yoğun bir sıkıntı halidir. Bu klinik tablo, sadece zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda fiziksel semptomların da eşlik ettiği yoğun bir endişe ve kötü bir şey olacak beklentisi ile karakterize edilir.

Hayatın normal akışında zaman zaman deneyimlenen bu duygu, aslında kişinin hayatta kalmasını sağlayan işlevsel bir mekanizmadır. Kaygı, bitirilmesi gereken işlerin tamamlanmasına ve beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olunmasına yardımcı olur. Bu nedenle anksiyeteyi yalnızca olumsuz bir deneyim olarak tanımlamak doğru değildir.

Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri ve Yaygınlığı

Anksiyete, hafif bir huzursuzluk düzeyinden panik derecesine varan farklı yoğunluklarda hissedilebilir. Bu duygu yoğunlaştığında kişi üzerinde ciddi bir rahatsızlık oluşturmaya başlar. İstatistiksel olarak anksiyete bozuklukları, genel popülasyonda en sık rastlanan psikolojik rahatsızlıklar arasında yer almaktadır.

Bu rahatsızlığa sahip bireylerde, yüksek oranlarda depresyon gibi farklı psikiyatrik tabloların da eşlik ettiği görülmektedir. Kaygı düzeyi kronikleştiğinde, bireyin yaşam kalitesini ve günlük rutinlerini ciddi şekilde sekteye uğratabilir.

Anksiyete Bozukluğu Türleri Nelerdir?

Anksiyete ile ilişkili psikolojik rahatsızlıklar, farklı semptomlar ve odak noktalarıyla kendini gösterir. Başlıca anksiyete bozukluğu türleri şunlardır:

  • Yaygın (Genelleşmiş) Anksiyete Bozukluğu
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)
  • Seçici Konuşmazlık (Mutizm)
  • Özgül Fobi
  • Panik Bozukluğu
  • Agorafobi

Anksiyete Bozukluğu Tedavi Süreci

Anksiyete bozukluklarının tedavisinde ilk adım, objektif ölçme araçları kullanılarak rahatsızlığın şiddetinin ve kişinin rutin yaşamının ne derece bozulduğunun tespit edilmesidir. Tedavi planı, anksiyetenin şiddetine ve bozucu etkilerine göre şekillendirilir. Gerekli görülen durumlarda psikoterapi sürecine ilaç tedavisi de dahil edilmelidir.

Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (BDT)

Anksiyete bozukluklarında etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış ve üzerinde en çok deneysel araştırma yapılmış yöntem bilişsel davranışçı psikoterapidir. Bu sistematik yöntem şu unsurları içerir:

  1. Bilişsel Müdahaleler: Kaygı ve endişeye ilişkin hatalı düşünce ve inançların çalışılması.
  2. Davranış Deneyleri: Kaçınma davranışları ve güvenlik sağlayıcı tutumlara yönelik uygulamalar.

Psikoterapi Süreci Ne Kadar Sürer?

Psikoterapi süreci, diğer psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi danışanın iş birliği, gayreti ve kararlılığına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ancak bilimsel araştırmalar, bazı türlerin (örneğin; yaygın anksiyete bozukluğu) diğerlerine kıyasla daha uzun bir terapi süreci gerektirdiğini göstermektedir.

Anksiyete ile ilgili psikolojik rahatsızlık yaşayan kişilerin, profesyonel destek almak amacıyla bir klinik psikolog veya psikiyatri hekimine başvurmaları kritik önem taşımaktadır.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyetePanik atak tedavisiSosyal kaygı bozukluğuYaygın kaygı bozukluğu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Ali Demir

Klinik Psikolog Ali Demir

Uzm. Kl. Psk.Ali Demir, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünü bitirdikten 2019 yılına kadar psikoterapi ile ilgili enstitü, bakanlık ve dernekler düzeyinde bir çok sertifikasyon ve uygulayıcı eğitimleri almıştır, kamu ve özel kurumlarda psikolojik danışman olarak görev yapmıştır. Çocuk norogelişimsel bozuklukların tamamı ile klinik tanı ve psikoterapi sürecinde çalışmış olup yüzlerce vaka deneyimine sahiptir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.