Doktorsitesi.com

Alkolle gelen şiddet

Uzm. Psk. Serpil Kızıltaş Günyüz
Uzm. Psk. Serpil Kızıltaş Günyüz
25 Ocak 2013921 görüntülenme
Randevu Al
Alkolle gelen şiddet
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Şiddet Kavramı ve Toplumsal Görünümü

Şiddet, günümüzde medya araçları vasıtasıyla sıkça tanık olduğumuz, üzerinde sürekli tartışılan ancak bir türlü sonlandırılamayan küresel bir sorundur. Savaşın olmadığı bölgelerde dahi barışın tam anlamıyla hüküm sürdüğünü söylemek zordur; zira kadına, yaşlılara, çocuklara ve gençlere yönelik şiddet haberleri kesintisiz devam etmektedir. Medyaya yansıyan vakalar buzdağının yalnızca görünen kısmını oluştururken, şiddetin bir de görünmeyen, sessiz kalınan yüzü bulunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, yılda 1,6 milyondan fazla insan şiddete maruz kalmaktadır. Bu yaygınlığın temel nedenlerinden biri, şiddetin tam olarak nasıl tanımlandığının bilinmemesi ve hangi davranışların bu kapsama girdiğinin netleştirilememesidir. Şiddet; evde, okulda, iş yerinde, stadyumda ve insan etkileşiminin olduğu her alanda karşımıza çıkabilmektedir.

Şiddetin Tanımı ve Çeşitleri

Dünya Sağlık Örgütü, şiddeti; fiziksel güç veya kuvvetin, amaçlı bir şekilde kendine, başkasına veya bir topluluğa karşı; yaralanma, ölüm, psikolojik zarar veya yoksunlukla sonuçlanacak şekilde kullanılması olarak tanımlar. Toplumda şiddet denilince akla ilk gelen fiziksel eylemler olsa da şiddet çok boyutlu bir yapıya sahiptir.

Şiddet türlerini şu şekilde kategorize etmek mümkündür:

  • Fiziksel Şiddet: Darp, yaralama ve cinayet gibi bedensel bütünlüğe saldırılar.
  • Cinsel Şiddet: Tecavüz ve her türlü cinsel taciz eylemleri.
  • Duygusal Şiddet: Aşağılama, dışlanma, hakaret ve yok sayılma gibi psikolojik baskılar.
  • Ekonomik Şiddet: Paranın ve ekonomik kaynakların bir yaptırım aracı olarak kullanılması.

Özellikle duygusal şiddet, çoğu zaman bir şiddet türü olarak algılanmadığı için kanıksanmakta ve bireyler bu duruma boyun eğmek zorunda kalmaktadır.

Aile İçi Şiddet ve İstatistiksel Veriler

Toplumun temel taşı olan aile biriminde yaşanan şiddet, bireysel acıların ötesinde toplumsal bir infiale yol açmaktadır. Aile içi şiddet, nesilden nesile aktarılan bir davranış biçimi olarak varlığını sürdürmektedir. Bu durum, bireyin hem bedensel hem de ruhsal bütünlüğüne saldırı niteliği taşıdığı için yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir.

Dünya ve Türkiye genelindeki veriler durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır:

KapsamŞiddet TürüYaygınlık Oranı
Dünya Geneli (DSÖ)Eş/Partner Şiddeti%10 - %69
Türkiye (Aile Araştırma Kurumu)Fiziksel Şiddet%34
Türkiye (Aile Araştırma Kurumu)Sözel Şiddet%53
Türkiye (Aile Araştırma Kurumu)Çocuklara Yönelik Şiddet%46

Şiddete maruz kalanların %80'i bu konuda yapılabilecek bir şey olmadığına inanarak çaresizliği kabul etmekte ve pasif bir konuma geçmektedir.

Şiddeti Tetikleyen ve Kolaylaştıran Faktörler

Şiddetin ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde tekil veya çoklu birçok faktör rol oynamaktadır. Bu etkenler, bireyin savunmasız kalmasına ve şiddet uygulayıcısının eylemini kolaylaştırmasına neden olur. Başlıca faktörler şunlardır:

  • Ekonomik koşullar ve eğitim düzeyi,
  • Bireysel psikolojik patolojiler ve ruhsal hastalıklar,
  • Alkol ve madde kullanım bozuklukları,
  • Çocukluk döneminde şiddete maruz kalma öyküsü,
  • Kıskançlık, namus algısı ve intikam duyguları.

Alkol Kullanımı ve Şiddet Arasındaki Bağlantı

Şiddeti tetikleyen unsurlar arasında alkol kullanımı en yaygın gözlenen durumlardan biridir. Alkol, şiddet davranışını kolaylaştıran ve hızlandıran bir etki yaratır. Türkiye'de alkol tüketimi son yıllarda artış göstermektedir. TÜİK verilerine göre 1997'de 867,9 milyon litre olan tüketim, 2006'da 968,9 milyon litreye yükselmiştir.

Alkol bağımlılığı, sosyal kullanımdan farklı olarak bireyin ruh sağlığını ve aile ilişkilerini bozan kronik bir sorundur. Alkol etkisiyle uygulanan şiddet, evdeki tüm bireyleri olumsuz etkiler. Özellikle çocukların sosyalleşme sürecinde bu tür davranışlara tanık olması, şiddetin kuşaktan kuşağa aktarılmasına zemin hazırlar.

Sonuç olarak alkol ve şiddet, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde geri dönüşümsüz hasarlar bırakmaktadır. Bu durum; depresyon, psikosomatik hastalıklar, ekonomik zorluklar ve iletişim sorunları gibi geniş bir yelpazede yıkıcı sonuçlar doğurmaya devam etmektedir.

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Serpil Kızıltaş Günyüz

Uzm. Psk. Serpil Kızıltaş Günyüz

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.