Doktorsitesi.com

Alerji Testleri

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
27 Ağustos 2025264 görüntülenme
Randevu Al
Alerji Testleri
Alerji Testleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Alerji Tanısında Temel Yaklaşımlar ve Klinik Önem

Alerji, spesifik bir immünolojik tetikleyiciye karşı gelişen hipersensitivite reaksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ciddi bir sağlık sorunu olan çocukluk çağı alerjik hastalıkları, gelişmekte olan ülkelerde de giderek artan bir önem kazanmaktadır. Teknolojik ilerlemelere rağmen, alerjik hastalıkların teşhisinde klinik öykü en temel bilgi kaynağı olma özelliğini korumaktadır.

Alerji testleri, ancak hastanın klinik bulguları ve detaylı öyküsü ile birlikte değerlendirildiğinde tanısal bir değer taşır. Özellikle solunum yolu alerjilerinde, semptomlar ile pozitif test sonuçlarının örtüşmesi şarttır. Şikâyetlerin tetiklendiği mekân (ev, okul, dış ortam), zaman (mevsimsel döngüler), iklim koşulları ve hayvan teması gibi faktörler, doğru test yönteminin belirlenmesinde kritik rol oynar.

İn Vivo (Hasta Üzerinde Uygulanan) Alerji Testleri

Klinik uygulamada alerji testleri, hasta üzerinde gerçekleştirilen (in vivo) ve laboratuvar ortamında biyolojik örneklerle yapılan (in vitro) testler olarak iki ana gruba ayrılır. İn vivo testler; deri testleri, yama testleri ve provokasyon testlerini kapsamaktadır.

Deri Prik ve Puncture Testleri

Prik testinde alerjen özütü cilde 45-60 derecelik açıyla, puncture testte ise dik açıyla uygulanır. Bu işlemlerde epidermis kanatılmadan hafifçe delinmelidir. Testlerin güvenilirliği için her alerjen arasında en az 2 cm mesafe bırakılmalı ve her madde için tek kullanımlık ayrı iğneler tercih edilmelidir.

Test sonuçları, uygulama sonrası 15-20. dakikalarda zirveye ulaşır. Değerlendirme kriterleri şunlardır:

  • Pozitif Kontrol (Histamin): 8-15 dakika içinde okunmalı, 5-8 mm endurasyon beklenmelidir.
  • Negatif Kontrol: Reaksiyon 3 mm'den büyük olmamalıdır.
  • Pozitif Sonuç: Negatif kontrolden >3 mm daha büyük bir endurasyon çapı oluşmasıdır.

H1 histamin reseptör antagonistleri, topikal kortikosteroidler ve bazı antidepresanlar cilt yanıtını baskılayarak yanlış negatif sonuçlara yol açabilir. Ayrıca kronik böbrek yetmezliği ve diyabetik nöropati gibi durumlar da cilt hassasiyetini azaltabilmektedir.

İntradermal ve Yama Testleri

İntradermal testler, alerjenin cilt altına (subepidermal) enjekte edilmesiyle uygulanır. Epidermal testlere göre duyarlılığı daha yüksek olsa da, yanlış pozitiflik oranı (düşük özgüllük) nedeniyle her alerjen için uygun değildir. Özellikle arı venomu ve ilaç alerjileri (penisilin, heparin vb.) tanısında hayati önem taşır.

Yama Testi (Patch Test), alerjik kontakt dermatit tanısında altın standart kabul edilir. Tip 4 gecikmiş hipersensitivite reaksiyonlarını ölçmek için kullanılır. Alerjenler cilde temas ettirildikten 48 saat sonra kaldırılır; okumalar genellikle 48, 72 ve bazen 96. saatlerde gerçekleştirilir.

Provokasyon Testleri: Tanıda Kesin Çözüm

Provokasyon testleri, şüpheli alerjenin doğrudan ilgili organa uygulanması esasına dayanır. Bu testler, özellikle klinik öykünün yetersiz kaldığı durumlarda kesin tanı koyulmasını sağlar.

  • Oral Provokasyon Testi: Besin ve ilaç alerjilerinde dünyaca kabul edilen tek altın standart yöntemdir. Reaksiyon riski nedeniyle mutlaka uzman hekim gözetiminde ve acil müdahale koşullarının sağlandığı ortamlarda yapılmalıdır.
  • Nazal ve Konjunktival Testler: Genellikle araştırma amaçlı veya lokalize alerjilerin (göz, burun) tespitinde tercih edilir.

İn Vitro (Laboratuvar) Alerji Testleri

Laboratuvar testleri, hastadan alınan kan veya salgı örnekleri üzerinden yürütülür. Bu testler, deri testlerinin uygulanamadığı veya riskli olduğu durumlarda büyük avantaj sağlar.

Eozinofil Sayımı ve Total IgE

Eozinofiller, alerjik reaksiyonların temel hücreleridir. Periferik kanda eozinofil sayısının >450/µl olması eozinofili olarak adlandırılır. Ancak eozinofili varlığı her zaman alerjiyi kanıtlamadığı gibi, yokluğu da alerjiyi dışlamaz. Total IgE düzeyi ise yaşa, cinsiyete ve genetik faktörlere göre değişir. En yüksek değerler genellikle atopik dermatit vakalarında görülür.

Alerjen Spesifik IgE (as-IgE)

Serumda belirli alerjenlere karşı oluşan IgE moleküllerini saptar. RAST, Immulite ve ImmunoCAP gibi farklı ticari sistemlerle ölçülebilir. Deri testleri ile benzer bilgileri sağlasa da, aşağıdaki durumlarda as-IgE testleri önceliklidir:

  • Hayatı tehdit eden reaksiyon öyküsü varlığı
  • Yaygın dermatit veya dermografizm gibi cilt hastalıkları
  • Antihistaminik ilaç kullanımının kesilememesi
  • Hasta kooperasyonunun sağlanamadığı durumlar

Deri Testi ve Serum as-IgE Karşılaştırması

ÖzellikDeri Testi (İn Vivo)Serum as-IgE (İn Vitro)
Alerjik Reaksiyon RiskiVarYok
DuyarlılıkYüksekRelatif olarak düşük
İlaçlardan EtkilenmeAntihistaminiklerden etkilenirEtkilenmez
Sonuç SüresiHızlı (15-20 dk)Daha uzun
MaliyetDüşükYüksek
Uzmanlık GereksinimiEvetHayır (Laboratuvar odaklı)

Sonuç olarak, alerji testlerinin seçimi; hastanın yaşına, coğrafi bölgesine ve klinik öyküsüne göre bireyselleştirilmelidir. Pozitif bir test sonucu tek başına hastalık tanısı koydurmaz; mutlaka klinik tablo ile ilişkilendirilmelidir.

Yazar Hakkında

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Eğitim hayatım boyunca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Prof. Dr. Ali Dursun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi’nde çalışmalarda bulundu. Prof. Dr. Selçuk Dağdelen ve Prof. Dr. Okan Bülent Yıldızla diyabet konusunda çalışmalar yaptı.
GATA' da Prof.Dr. Mustafa Ulubay ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Beslenmesinde çalışmalar yaptı.
Gelişimime katkı sağlamak amacıyla Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği, Obezite veya Diyabet Tedavisine Güncel Yaklaşımlar, Sezgisel Yeme Psikolojik beslenme bozuklukları gibi birçok eğitim ve kurs programına katıldım.
Şuan da online ve yüz yüze olarak, kilo yönetimi ve hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi hizmetlerimin yanında mide balonu, mide botoksu, sleeve gastrektomi (tüp mide) ve gastrik bypass (MGB, RYGB) olmak üzere obezite cerrahisi alanında hizmet vermektedir.
Şuanda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi Psikiyatri Prof.Dr.Cengiz Kılıç ile birlikte psikolojik tez makale çalışmalarına devam etmektedir
Prof.Dr.Deniz Demiryürekle birlikte Akupunktur,Mezoterapi üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Hacettepe üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Prof Asistanı olarak hizmet vermektedir.(Yarın resmi olarak duyurulacaktır)
Hastanemizin Erişkin,Çocuk hastalıklarındaki yaptığımız tedavi çalışmaları devam etmektedir.
En yakın zamanda @hacettepeichastalklar7316 ve @hacettepe.ichastaliklari: hesaplarında aktif şekilde çalışmalar başlayacaktır.
Misyonumuz;
Toplum sağlığının korunması, bireye en üst düzeyde uzmanlaşmış, kaliteli tanı ve tedavi hizmetini, çağın gerektirdiği bilgi ve teknolojiyi buluşturarak vermek yanında, üstün nitelikli ve evrensel standartlarda eğitim, öğretim ve araştırma yapılması için gerekli altyapı desteğinin sağlanmasını amaçlar.
Vizyonumuz;
En ileri bilgi ve teknolojinin, yeterli ve tatmin edici düzeyde, zevkli bir ortam içinde sunulduğu, Yönetimiyle örnek bir model oluşturan, Uluslararası düzeyde tanınan ve tercih edilen, Hasta ve çalışan memnuniyetinin mükemmele ulaştığı, Lider sağlık kuruluşu üyesi olmaktır.
Değerlerimiz;
Özenli, Çalışkan, Güler yüzlü ve Saygılı olmaktır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.