Doktorsitesi.com

Aile İçinde Öfke

Klinik Psikolog Beril Papuççuer Ceylan
Klinik Psikolog Beril Papuççuer Ceylan
14 Nisan 2021200 görüntülenme
Randevu Al
Aile İçinde Öfke
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öfke ve Saldırganlık Kavramlarını Anlamak

Öfke; engellendiğimiz, saldırıya uğradığımız, tehdit edildiğimiz, yoksun bırakıldığımız veya haksızlığa uğradığımız durumlarda hissettiğimiz yoğun ve olumsuz bir duygudur. Bu duygu, genellikle engellenmeye neden olan kişiye veya duruma yöneliktir. Öfkelendiğimizde tepkilerimizi fiziksel veya sözlü olarak dışa vurabileceğimiz gibi, bazen dolaylı yolları seçebilir ya da tamamen geri çekilmeyi tercih edebiliriz.

Psikolojik çerçevede bilinmesi gereken en kritik husus, öfke ve saldırganlığın her zaman bir arada bulunmadığıdır. Öfke içsel bir duyguyu temsil ederken, saldırganlık bu duygunun dışa vurulmuş halini, yani bir davranışı ifade eder. Dolayısıyla her öfke hissi, mutlaka saldırgan bir eylemle sonuçlanmak zorunda değildir.

Aile İçinde Öfke ve Saldırganlığın Temel Nedenleri

Aile birliğinde ortaya çıkan öfke ve şiddet eğilimleri, tek bir nedene bağlı değildir. Yapılan araştırmalar, bu durumun çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Aile içi şiddeti tetikleyen temel unsurlar şu şekilde kategorize edilebilir:

KategoriEtken Faktörler
Biyolojik ve PsikolojikGenetik yatkınlık, nörolojik özellikler, psikiyatrik bozukluklar, alkol ve madde kullanımı.
Geçmiş YaşantılarYetişkinin çocuklukta istismara uğraması, şiddet içeren bir ortamda büyümesi.
Sosyo-Ekonomikİşsizlik, yoksulluk, sosyal destek eksikliği ve modernizasyonun getirdiği stres.
Aile DinamikleriEşler arası cinsel sorunlar, babanın güç ve kontrol odağı olması, tutarsız ebeveyn tutumları.

Duyguların Öğrenildiği İlk Durak: Aile

Aile, bireyin duygusal dünyasının şekillendiği ilk sosyal ortamdır. Kendimiz ve çevremiz hakkındaki duygusal tepkilerimizi, bu duygulara dair düşüncelerimizi ve ifade biçimlerimizi aile içinde öğreniriz. Çocuklara bu süreç doğrudan anlatılarak değil, daha çok model alma yoluyla aktarılır.

Eşler arasındaki doğal, samimi ve duygusal iletişim, çocuklar için yaşamsal bir çerçeve oluşturur. Eğer aile içinde sorunlar öfke ve saldırganlık yoluyla çözülüyorsa, çocuk bu davranışları hayatın bir parçası ve temel bir sorun çözme yöntemi olarak içselleştirir.

Şiddetin Görünmez Kurbanları: Çocuklar

Aile içi şiddet söz konusu olduğunda çocuklar ya doğrudan fiziksel/sözlü saldırıya maruz kalır ya da bu şiddetin tanığı olurlar. Literatürde bu çocuklara "sessiz", "unutulmuş" veya "görünmez" kurbanlar adı verilmektedir. Doğrudan fiziksel zarar görmeseler bile, şiddete tanık olan çocuklar, istismara uğramış çocuklarla benzer davranışsal bozukluklar sergilemektedir.

Anne ve Baba Figürünün Bozulması

Şiddetin hakim olduğu bir evde ebeveyn rolleri ciddi şekilde zedelenir:

  • Anne Figürü: Fiziksel şiddet gören annelerde depresyon oranı yüksektir. Çocuk, annesinin bu çökkünlük duygusunu içselleştirir. Annesine destek olma arzusu ile kendi yoluna gitme suçluluğu arasında kalarak, annesine "annelik" yapmaya başlar. Bu durum, çocuğun özerkliğini kısıtlayan sağlıksız bir ilişki doğurur.
  • Baba Figürü: Çocuk, babasını güçlü ve güven veren bir figür olarak görmek ister. Ancak şiddet uygulayan baba; sevgi kaynağı değil, bir korku ve tutarsızlık odağı haline gelir. Çocuğun, "seven baba" ile "şiddet uygulayan baba" imajı arasındaki git-gelleri yönetmesi oldukça güçtür.

Kuşaklararası Aktarım ve Gelecek Riskleri

Araştırmalar, çocuklukta saldırganlığa maruz kalan bireylerin yetişkinlikte depresyon, alkol kullanımı ve antisosyal (sosyopat) davranışlar gösterme eğiliminde olduğunu kanıtlamaktadır. Her ne kadar bu çocukların tamamı büyüdüğünde şiddet uygulayıcısı olmasa da, şiddet uygulayan yetişkinlerin büyük bir kısmının geçmişinde aile içi şiddet öyküsü saptanmaktadır.

Kuşaktan kuşağa aktarılan sadece fiziksel şiddet değil, o evin içindeki duygusal atmosferdir. İçselleştirilen öfke, korku ve çökkünlük duyguları, kişinin tüm yaşam boyu tutumlarını etkileyebilir.

Sonuç: İletişim Becerilerinin Önemi

Aile içindeki öfke ve saldırganlığın kontrol altına alınamaması, hem ebeveynler hem de çocuklar üzerinde onarılması güç yıkımlara yol açar. Bu döngüyü kırmak için anne ve babaların temel iletişim becerilerini öğrenmeleri ve öfke duygusuyla sağlıklı baş etme yöntemlerini geliştirmeleri şarttır. Unutulmamalıdır ki yetişkinler, her davranışlarıyla çocukları için birer rol model teşkil etmektedir.

Etiketler

Aile içi problemlerŞiddetÖfke kontrol yöntemleriÖfke kontrolü nedir?

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Beril Papuççuer Ceylan

Klinik Psikolog Beril Papuççuer Ceylan

1979 Antalya doğumluyum, ilköğretim ve lise eğitimimi Antalya’da tamamladım. İlk üniversitemi SDÜ Harita-Kadastro Bölümünü bitirdim ancak bu mesleği hayatım boyunca yapamayacağımı anladım ve 2. Üniversitem KTÜ’de, severek ve isteyerek girdiğim Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü bitirdim. Ufuk Üniversitesi Gelişim-Sosyal Psikoloji ve İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisans öğrenimlerimi gördüm. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde Psikolojik Danışman / Aile Danışmanı / Eğitimci, Özel Okullarda Psikolojik Danışman, Anaokulu ve Kreşlerde Psikolojik Danışman ve Okul Müdürü olarak çalıştım. Önce kurucusu olduğum Ankara Aile Danışmanlığı ve Eğitim Merkezinde daha sonra Ankara İzana Therapy’de Psikolojk Danışmanlık, Psikoterapi ve kurumlara eğitim ve danışmanlık hizmetleri verdim. Hasan Kalyoncu Üniversitesi  ve Ankara THK  Üniversitesi YAGEM bünyesinde “Aile Danışmanlığı Sertifika Programı” yürütücülüğü ve Aile Danışmanlığı Eğitim programında eğitmen olarak yer aldım. Ankara Kalkınma Ajansı, Avrupa Birliği projelerinde eğitmen olarak yer aldım ve
Türkiye’nin farklı bölgelerinden çocuklar ve aileleriyle çalıştım. Danışmanlığını yaptığım ya da dışarıdan uzman olarak, çeşitli kurumlarda ( okul, kreş, fabrika, özel sektör kurumları vb.) alanımla ilgili çok sayıda seminer ve eğitim verdim. TÜBİTAK projelerinde danışmanlık yaptım. Çeşitli dergilerde ve web sitelerinde düzenli yazılarım yayınlanmaktadır. Radyo, TV
programlarında psikoloji ve yaşam koçluğu alanlarında konuk olarak düzenli katılımım olmaktadır. Türkiyem TV’de 13 haftalık “Psikovizyon “ adlı programın Moderatörü ve Psikolojik Danışmanı olarak kendi programını yaptım. TRT FM Adavapuru Programının düzenli 6 ay süreli uzman konuğu oldum. Bir yayın dönemi boyunca Kanal B’ de ve Kanal 5’de Psikolojik Danışman olarak
düzenli konuk oldum. Hürriyet Aile’nin köşe yazarlarındanım. www.fazlakilo.com, www.haftahaftahamilelik.gen.tr, sitelerinde, Şamdan Dergisi, Ankara Life Dergisinde düzenli yazılarım çıkmıştır. Kurumlara da Psikolojik Danışmanlık, Yönetici Koçluğu ve Eğitim hizmetleri vermekteyim. Kurum Psikolojik Danışmanı, Yönetici Koçu olarak; Sevinç Makina A.Ş, Dateks Teknik Sistemler A.Ş., Çemenardagül Elektronik Sistemler Ltd.Şti., Bereket Döner A.Ş. kurumlarında çalıştım. Halen; kurucusu olduğum Beril Ceylan Eğitim ve Danışmanlık Merkezinde Psikolojik Danışmanlık ve Psikoterapi hizmeti vermekte olup, Hürriyet Aile’ye alanımla ilgili köşe yazılarımla katkı sunmaya devam etmekteyim. Ayrıca Turkcell Genel Müdürlük bünyesinde yarı zamanlı kurum Psikolojik Danışmanı olarak çalışmaktayım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.