BÖBREKLERİN GÖREVLERİ

- Böbrekler vücudu zararlı artıklardan temizler. Vücudumuzda metobolizma sonucu meydana gelen zararlı ve işe yaramayan üre, kreatinin ve ürik asit gibi maddeleri idrar ile dışarı atarlar.

- Kan yapımını ve pH’sını ayarlar. Kanın pH’sı 7,4 tür. Bu değerin 7 ile 7,7 gibi dar bir aralıkta tutulması gereklidir. Bu değerler dışındaki değerler hayatla bağdaşmaz. Bu dengeyi akciğer ve böbrek sağlar.

- Böbreklerin bir diğer görevi ise vücudun su-tuz dengesinin ve tansiyonun ayarlanmasıdır. Çok su içildiği zaman idrar miktarı çoğaltılır; çok tuzlu gıdalar yenildiği zaman da idrarla çıkarılan tuz miktarı artırılır. Ayrıca, potasyum içen yiyecekler fazla tüketildiğinde de böbrekler bir bilgisayar gibi çalışarak vücuda fazla gelen potasyumu dışarı atarak kimyasal dengenin korunması sağlanır.

- Vücut sıvılarının bileşimlerini, doku sıvısı ile hücredeki su miktarlarını belirli yoğunlukta tutmak.

- Böbrekler kemiklerin sağlıklı olmasına yardım eder. Kemiklere sert yapısını veren kalsiyum ve fosfor isimli maddeler gıdayla alındıktan sonra bağırsaktan emilir ve kemiklere yerleştirilir. Bu işleri düzenleyen D vitaminini yapmak, fazla gelen kalsiyumu ve fosforu dışarı atmak böbreklerin görevidir.

- Vücuttaki su miktarının ayarlanması hipofizden salgılanan antidüretik hormon (ADH ) tarafından yapılır. ADH az salgılandığında şekersiz diyabet hastalığı ortaya çıkar.

- İçilen ilaçların arta kalan kısımlarının ( bunlar vücut için zararlı olabilir ) vücuttan uzaklaştırılmasını sağlamak da böbreklerin görevlerindendir.

DİYALİZ:

Böbrek hastalıkları böbreğin nefron adı verilen işlevsel yani iş yapan birimlerine zarar verir. Bu zarar tüm nefronları % 80-90’ ını da içerse, bu durum hastanın hayatını etkilemez. Belli bir seviyeden sonra ise, böbrek işlevlerini yerine getiremez ve hasta yaşamını devam ettirmek için diyalize girmek zorunda kalır. Diyalizin de farklı çeşitleri vardır. Tıp dilinde hemodiyaliz denen, halk arasında da diyaliz olarak bilinen işlem, kanın vücut dışında temizlenerek vücuda geri verilmesidir. Bu diyalizat denilen bir dengeli sıvı ve kanın bir membran(ince bir zar) üzerinden birbiri ile karışmadan madde değişimi yapması ile olur. Bu tedavi böbrekleri hiç çalışmayan bir hastada haftada üç kez, her biri 3 ila 4 saat süren bir işlem demektir. Maalesef bu durum hastanın sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Periton diyalizi denilen işlemde ise diyalizata benzer dengeli sıvı solüsyonu karın içine bir kateter vasıtasıyla verilir ve belli bir süre sonra geri alınır. Burda da kan ile sıvı arasındaki madde değişimi karın içindeki organlarımızın zarları arasından olur. Bu işlemde yaklaşık yarım saat süren ve günde 4 kez tekrarlanması gereken bir işlemdir. Her ne kadar zahmetli de olsa, hastaneye bağımlılığı bir nebze azalttığı için tercih sebebidir.

Böbrek Nakli Nedir?

Böbrek nakli (transplantasyon) son dönem böbrek yetersizliğinin en başarılı tedavi şeklidir. Böbrek nakli canlı verici veya kadavradan yapılır. Gerek canlı vericiden, gerekse kadavradan yapılan başarılı böbrek transplantasyonlarında diyaliz tedavilerinde olduğu gibi böbrek fonksiyonlarından bazıları değil, tamamı yerine getirilir. Böbrek nakli, hastalara diyalize göre daha uzun bir ömür sağlarken, psikolojik ve fiziksel zorlukları da ortadan kaldırır. Böbrek nakli yapılan hastaların yaşadığı hayatın kalitesi, diyaliz hastalarına göre daha üstündür.

Böbrek nakli, son dönem kronik böbrek yetmezliği olan hastalara yapılır. Son dönem kronik böbrek yetmezliği ilaç ya da ameliyatla düzeltilemeyecek bir evredir. Kronik böbrek hastalığı değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan, tamamen düzelmeyen böbrek hastalıklarıdır. Özellikle iltihabi hastalıklar, şeker hastalığı ya da yüksek tansiyonun böbrekte oluşturduğu zararlar kronik (kalıcı) böbrek hastalığına yol açar.

Böbrek nakli canlı vericiden yakın ve uzak akraba eş kadavradan olmak üzere iki kaynaktan yapılır. Nakil sonrası takılan böbreğin vücutça reddi rejeksiyon gibi ciddi bir sorunu da vardır. Bu nedenle aralarında kan bağı olan akrabalardan alınan böbrekler genellikle daha iyi uyum sağlar. Bu nedenle canlıdan yapılan nakillerin başarı oranı daha fazladır. Yeni nesil ilaçların uygulanması ile farklı kan gruplarına sahip alıcı ve verici arasında da nakil gerçekleştirilmektedir. Ancak, nakil edilen böbreğin daha uzun süre yaşaması açısından biz her zaman kan grupları uyumlu alıcı ve verici tercih etmekteyiz. Hasta ve verici aynı kan grubundan ise transplantasyon yapılabilir. Bunun dışında 0 kan grubundan olanlar genel verici AB kan grubundan olanlar ise genel alcılardır. Rh negatif veya pozitif uyumu nakilde önem taşımaz. Böbrek nakillerde kan uyumu devamında doku uyumuna bakılmaktadır. Doku uyumu da sağlanmışsa nakil yapılabilmektedir. Yine son yıllarda tedaviye eklenen ilaçlar kadavradan yapılan nakillerin de başarı oranını arttırmıştır.

Biz ekip olarak transplantasyonda, genellikle hastanın kendi böbreğini çıkarmadan yeni böbreği vücuduna naklederiz. Yani böbrek nakilli hastalarda çoğu kez üç böbrek bulunur; kendine ait çalışmayan 2 böbrek ve nakledilmiş bir böbrek.

Nakil edilecek olan yeni böbrek hastanın kasığının hemen üzerine, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. Bu böbreği atardamarı ve toplar damarı karın alt kısmında bulunan büyük damarlara dikilir. Nakil böbreğin kendi üreteri hastanın idrar torbasına (mesane) ağızlaştırılır. Uygun şartlarda tüm bu ameliyat 2 ile 4 saat kadar sürer. Her ameliyat gibi böbrek nakil ameliyatlarının da riskleri vardır. Ancak, gelişen yeni teknikler sayesinde bu risk çok düşüktür.

Genellikle ameliyat sonrasında, canlı vericilerden alınan böbrekler hemen çalışmaya başlar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz. Daha önce idrarını yapamayan hasta nakilden sonra idrarını yapmaya ve tuzlu yiyecekleri tüketmeye başlar. Hasta 7 ila 10 gün arasında değişen sürelerde hastaneden taburcu olur.

Kadavra vericilerden yapılan nakillerden sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması bazen 2-3 hafta gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanır ve böbrek yeterli olarak çalışmaya başladığında diyalize son verilir. Yine kadavradan yapılan nakiller sonrasında da hasta idrarını yapmaya ve tuzlu yiyecekler tüketmeye yani sağlıklı her insan gibi normal bir yaşantı sürmeye başlar.

Böbrek nakli sonrasında hastalarda duygusal oynamalar görülebilir. Bu çok normaldir endişe etmeye gerek olmadığını ameliyattan yaklaşık bir ay sonra normal psikolojik durumunuza geri döneceğinizi bilmeniz gerekmektedir.


İstanbul Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!