Doktorsitesi.com

Yumurtalık Kistlerine Dikkat!

Prof. Dr. Cazip Üstün
Prof. Dr. Cazip Üstün
10 Nisan 2019280 görüntülenme
Randevu Al
Yumurtalık Kistlerine Dikkat!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yumurtalık Kistleri ve Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Yumurtalık kistleri, pek çok kadının vücudunda varlığından haberdar olmadığı ancak ani rahatsızlıklarla kendini gösterebilen oluşumlardır. Kasık ve karın ağrısı, bulantı, kusma ve bayılma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan bu kistler, her kadının hayatında en az bir kez karşılaştığı bir durumdur. Tedavi edilmediği takdirde kısırlık başta olmak üzere pek çok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlayabilmektedir.

Yumurtalık Kisti Belirtileri ve Teşhis Süreci

Yumurtalık (over) kistlerinin büyük bir çoğunluğu hiçbir belirti vermez ve genellikle rutin jinekolojik muayeneler sırasında tesadüfen saptanır. Bu oluşumlar tek taraflı veya çift taraflı olabilir; içi sıvı dolu kesecikler, kan veya daha yoğun içerikli yapılar şeklinde farklı boyutlarda görülebilir. Hastaların birçoğunda sadece hafif seyreden kasık ağrısı şikayeti mevcuttur.

Kistlere bağlı ağrılar genellikle oturmak veya dizleri karna çekmek gibi karın içini sıkıştıran hareketlerde aniden hissedilir. Ancak kistte yırtılma (rüptür) veya kendi etrafında dönme (torsiyon) meydana gelirse, tablo ağırlaşmaktadır. Bu durumda aniden başlayan şiddetli karın ağrısı, bulantı ve bayılma gibi acil müdahale gerektiren şikayetler gelişebilir.

Tanı Yöntemleri ve Tümör Belirteçlerinin Kullanımı

Kist tanısında temel yöntem ultrasonografi olsa da bazı durumlarda daha ileri görüntüleme tekniklerine ihtiyaç duyulur. Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MRI) ve kanda bakılan tümör belirteçleri (markerlar) tedavi kararında kritik rol oynar. Görüntüleme bulgularında kötü huylu olma olasılığı yüksekse veya belirteçler yüksekse cerrahi operasyon planlanmaktadır.

Tümör belirteçleri hakkında bilinmesi gereken en önemli nokta, bu testlerin tek başına tarama amaçlı kullanılmaması gerektiğidir. Bu değerler, yumurtalık kanseri dışında pek çok farklı nedenle de yükselebilir. Bu nedenle sonuçlar, uzman bir hekim tarafından görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Yumurtalık Kisti Tedavi Yöntemleri

Birçok yumurtalık kisti, herhangi bir ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale gerektirmeden birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur. Tedavi sürecine karar verilirken kistin boyutu, görüntüsü, hastanın yaşı, şikayetleri ve kan tahlillerindeki tümör markerları dikkate alınır. Eğer kist aşırı ağrıya sebep oluyorsa veya yırtılma şüphesi varsa, hastanın özelliklerine bakılmaksızın ameliyat kararı alınır.

Tedavi planlamasında kullanılan temel kriterler şunlardır:

  • Kistin boyutu ve ultrasonografik görüntüsü
  • Hastanın yaşı ve tıbbi geçmişi
  • Tümör belirteçlerinin seviyesi
  • Şiddetli ağrı, torsiyon veya rüptür riski

Cerrahi Tedavi: Açık ve Laparoskopik Yöntemler

Yumurtalık kistlerinin cerrahi tedavisinde hastanın durumuna göre iki farklı yöntem tercih edilmektedir. Kanser (malignensi) şüphesi olan durumlarda, ameliyat sınırlarının genişletilebilmesi adına mutlaka açık cerrahi uygulanmalıdır. Diğer durumlarda ise cerrahın tecrübesine bağlı olarak kapalı yöntemler değerlendirilir.

ÖzellikLaparoskopik (Kapalı) CerrahiAçık Cerrahi
İyileşme SüresiKısa ve hızlıDaha uzun
Ameliyat İziMinimal (Kozmetik avantaj)Belirgin
Yapışıklık RiskiDaha düşükDaha yüksek
Kanser ŞüphesiGenellikle tercih edilmezMutlaka tercih edilmelidir

Laparoskopi, sosyal yaşama hızlı dönüş imkanı tanıması ve karın içi yapışıklıklara daha az yol açması nedeniyle özellikle çocuk sahibi olmak isteyen hastalar için büyük avantaj sağlar. Ancak cerrahi yöntemin seçiminde en belirleyici faktör, cerrahın ilgili yöntemdeki tecrübesidir.

Etiketler

Yumurtalık kisti tedavisiYumurtalık kisti tedavi yöntemleriYumurtalık kisti belirtileriLaparoskopik cerrahiYumurtalık kistiyumurtalık kistinde cerrahi tedaviler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cazip Üstün

Prof. Dr. Cazip Üstün

Prof. Dr. Cazip ÜSTÜN, tıp eğitimini 1979 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yapmış ve 1983 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.