Doktorsitesi.com

GEBELIKTEN KORUNMA!!

Prof. Dr. Yakup Erata
Prof. Dr. Yakup Erata
25 Kasım 20152108 görüntülenme
Randevu Al
  • Gebelikten korunmayan kadınların büyük çoğunluğu bir yıl içinde gebe kaldığından, anne ve bebek sağlığı için doğumlar arasında en az iki yıl ara verilmesi ve uygun bir yöntem seçilmesi hayati önem taşır.
  • Korunma yöntemleri düşük etkili doğal yöntemler ve yüksek koruyuculuğa sahip modern tıbbi yöntemler olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.
  • Modern yöntemler arasında bariyer araçlar, rahim içi araçlar, hormonal uygulamalar ve kalıcı cerrahi işlemler yer alırken; kondom kullanımı cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlayan tek yöntemdir.
GEBELIKTEN KORUNMA!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikten Korunma ve Aile Planlamasının Önemi

Gebelikten korunmak için herhangi bir yöntem kullanmayan kadınların yaklaşık %80-85'i bir yıl içinde gebe kalmaktadır. Bu nedenle, bebek istenmeyen dönemlerde etkili bir korunma yöntemi seçmek hayati önem taşır. Tıp dilinde gebeliğin geçici olarak önlenmesine kontrasepsiyon, bu amaçla kullanılan araçlara ise kontraseptif yöntemler denir.

Sağlıklı bir anne ve bebek süreci için doğumlar arasında en az iki yıl olması önerilir. İki yıldan az aralıklarla gerçekleşen doğumlar, anne sağlığını bozabilir ve gebelik risklerini artırabilir. Ayrıca sık aralıklarla doğan bebeklerde düşük doğum ağırlığı ve gelişim geriliği gibi riskler daha yüksektir. Doğum kontrolü, kadın sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle profesyonelce yönetilmelidir.

Gebelikten Korunma Yöntemleri Sınıflandırması

Genel anlamıyla gebelikten korunma yöntemleri iki ana grupta incelenmektedir:

  1. Doğal Korunma Yöntemleri: Uygulaması kolay ancak etkinliği düşüktür.
  2. Tıbbi Korunma Yöntemleri: Modern tıp tarafından desteklenen yüksek koruyuculuğa sahip yöntemlerdir.

1. Doğal Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Kadınlarda üreme yeteneği, adet döngüsünün belirli günleriyle sınırlıdır. Yumurtlama dönemi olarak adlandırılan bu günlerde vücutta meydana gelen değişiklikleri izleyerek gebelikten korunmak mümkündür.

Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler

Adet döngüsü boyunca vücutta üç temel değişiklik izlenir:

  • Rahim Ağzı Akıntısı (Mukus): Vajinada şeffaf, kaygan ve uzayan bir akıntının olduğu günler (ıslak günler) doğurganlığın en yüksek olduğu dönemdir.
  • Rahim Ağzı Değişiklikleri: Yumurtlama yaklaştıkça rahim ağzı yumuşar ve daha derin bir konuma geçer.
  • Vücut Sıcaklığı: Yumurtlamadan hemen sonra vücut ısısı yaklaşık 0.5 derece artar ve yüksek kalır.

Akıntı İzleme ve Takvim Yöntemi

Adet sonrası akıntının olmadığı kuru günlerde gün aşırı ilişki olabilir. Ancak vajinada ıslaklık hissedildiği andan itibaren cinsel perhiz uygulanmalıdır. Berrak ve uzayan akıntıdan sonraki dört gün en yüksek riskli dönemdir.

Önemli: Doğal yöntemler, genital enfeksiyon varlığında veya stresli dönemlerde yanıltıcı olabilir. Ayrıca bu yöntemler cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaz.

Emzirmeyle Korunma (Laktasyon Amenoresi)

Halk arasında süt koruması olarak bilinir. Doğumdan sonraki ilk 6 ayda, bebek sadece anne sütüyle ve sık aralıklarla besleniyorsa yumurtlama gerçekleşmeyebilir. Ancak ek gıdaya geçilmesi veya adet görülmesi durumunda koruyuculuk hızla azalır.

Geri Çekme (Dışarı Boşalma) Yöntemi

Boşalma gerçekleşmeden önce erkeğin cinsel organını vajinadan çıkarmasıdır. Bu yöntemin başarısızlık oranı %30 civarındadır ve oldukça risklidir. İlişki sonrası vajinanın yıkanması ise tamamen etkisizdir ve enfeksiyon riskini artırır.


2. Tıbbi ve Modern Korunma Yöntemleri

Modern yöntemler, doğru uygulandığında gebeliğe karşı %100'e yakın koruma sağlar.

Bariyer Yöntemler ve Vajinal Engeller

YöntemÖzellikleriKoruyuculuk Oranı
Prezervatif (Kondom)Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan tek yöntemdir.%95 - %98
Diyafram ve SpermisitRahim ağzına takılır, spermleri etkisiz hale getirir.Doğru kullanımda yüksek

Rahim İçi Araçlar (RİA - Spiral)

Rahim içine yerleştirilen plastik veya metal araçlardır. Spermlerin yumurtaya ulaşmasını veya döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engeller.

  • Bakırlı Spiraller: 5 ile 10 yıl arası koruma sağlar.
  • Hormonlu Spiraller: Progesteron içerir, genellikle daha kısa süreli (1-5 yıl) kullanılır.
  • Dikkat Edilmesi Gerekenler: Kötü kokulu akıntı, şiddetli karın ağrısı veya ipin hissedilememesi durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Hormonal Yöntemler

Doğum Kontrol Hapları: Östrojen ve progesteron içerir. Her gün düzenli alınmalıdır. Rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkileri vardır.

Hormonlu İğneler ve İmplantlar: Aylık veya 3 aylık iğneler ile kolun iç kısmına yerleştirilen implantlar (cilt altı çubuklar) uzun süreli koruma sağlar. Emziren anneler progesteron içeren implantları kullanabilir.

Cerrahi Yöntemler (Kalıcı Korunma)

  • Tüplerin Bağlanması (Kadın): Yumurta kanallarının kapatılması işlemidir. Geri dönüşü zordur, kesin karar vermiş çiftler tercih etmelidir.
  • Vazektomi (Erkek): Sperm kanallarının bağlanmasıdır. Cinsel fonksiyonları veya boşalma sıvısının görünümünü etkilemez. Koruyuculuk işlemden 3 ay sonra başlar.

Önemli Hatırlatmalar

  • Unutulan Haplar: Bir hap unutulursa hatırlandığı an içilmeli, birden fazla unutulursa ek bariyer yöntem (kondom) kullanılmalıdır.
  • Kürtaj: Bir korunma yöntemi değildir; ancak tıbbi zorunluluk veya istenmeyen gebeliklerde yasal olarak 10. haftaya kadar uygulanabilir.
  • Acil Korunma: Korunmasız ilişki sonrası ilk 72 saat içinde hekime başvurularak acil önlemler alınabilir.

Not: Herhangi bir hormonal yönteme başlamadan önce mutlaka uzman bir hekim muayenesinden geçilmelidir.

Etiketler

Doğal korunma yöntemleriHapların alınması unutulursa ne yapılmalıVazektomi (erkekte sperm kanallarının bağlanması)Spiral ne zaman uygulanmamalıdır ?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata, 1960 yılında Kıbrıs, Lefkoşe'de dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Lefkoşe'de tamamlayan Dr. Erata, 1978 yılında Lefkoşe Türk Lisesi'nden birincilikle olmasının ardından aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı. 1984 yılında mezuniyetini takiben 1990 yılına dek İstanbul Universitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını sürdürdü ve 1990 yılında uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.