Doktorsitesi.com

Yıllardır Boşuna Ağrı Çekiyor Olabilir misiniz?

Op. Dr. Bülent Dilaveroğlu
Op. Dr. Bülent Dilaveroğlu
1 Mart 20123988 görüntülenme
Randevu Al
  • Diz ağrılarının temel sebebi genellikle sanılanın aksine romatizma değil, eklem kıkırdağının bozulmasıyla ortaya çıkan kireçlenme durumudur.
  • Kireçlenme sorunu yaşayan hastaların hareketsiz kalması eklem sağlığını daha kötü etkilediği için düzenli yürüyüş ve hareket hayati önem taşır.
  • Modern diz protezi ameliyatları yüksek başarı oranına sahiptir ve hastalar operasyondan kısa bir süre sonra ağrısız şekilde normal yaşamlarına dönebilirler.
Yıllardır Boşuna Ağrı Çekiyor Olabilir misiniz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diz Ağrılarında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Tedavi Süreçleri

Günlük yaşamda karşılaştığımız eklem ağrılarını genellikle yaşa, mevsimsel değişimlere veya hava koşullarına bağlayarak geçiştiririz. Ancak toplumda yaygın olan bu yanlış bilgiler, hastaların doğru tedaviye ulaşmasını geciktirmekte ve yaşam kalitesini düşürmektedir. Özellikle diz ağrıları söz konusu olduğunda, halk arasında kemikleşmiş bazı hatalı inanışlar bulunmaktadır.

1. Diz Ağrısının Nedeni Her Zaman Romatizma mıdır?

Toplumda diz ağrısı çeken birçok kişi durumunu "romatizmam var" diyerek açıklar. Ancak bu sıklıkla yapılan bir kavram hatasıdır. Tıbbi açıdan romatizma, bağışıklık sisteminin neden olduğu iltihabî bir süreci ve bağ dokusunu tutan hastalıklar grubunu ifade eder.

Dizlerdeki ağrının asıl nedeni genellikle romatizma değil, kireçlenme (dejenerasyon) durumudur. Kireçlenme; yaş, eklemin aşırı kullanımı, eski kırıklar veya doğuştan gelen şekil bozuklukları nedeniyle eklem kıkırdağının bozulması sonucunda ortaya çıkar.

2. Kireçlenme Varsa Yürüyüş Yapmak Zararlı mıdır?

"Dizlerimde kireçlenme var, fazla yürürsem eklemim daha çok yıpranır" düşüncesi büyük bir yanılgıdır. Doğada geçerli olan "kullanılmayan organ körelir (atrofiye olur)" kuralı diz sağlığı için de geçerlidir.

Sürekli oturmayı tercih etmek şu riskleri beraberinde getirir:

  • Kemik erimesi riskinin artması,
  • Kas ve damar kalitesinin bozulması,
  • Kalp ve akciğer kapasitesinin azalması.

Bu nedenle, kireçlenme ilerlemiş olsa dahi hareketten vazgeçilmemeli; çözüm olarak altta yatan sebep tedavi edilmeli veya gerekli durumlarda diz protezi ameliyatı değerlendirilmelidir.

3. Diz Protezi Sadece Yaşlılara mı Uygulanır?

Diz protezinin ömrünün 5-10 yıl olduğu ve bu yüzden sadece ileri yaşlarda yapılması gerektiği bilgisi hem tıbben hem de mantıken yanlıştır. 50'li yaşlarda kireçlenme sorunu yaşayan bir hastaya yıllarca beklemesini söylemek, hastanın yaşam konforunu tamamen yok etmek demektir.

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi tarafından sunulan verilere göre, doğru teknik ve uygun materyal seçimiyle yapılan protezlerin başarı oranları şöyledir:

Kriterİstatistiksel Veri
20 Yıla Kadar Kullanım Oranı%80'in üzerinde
Genel Ameliyat Başarı Oranı%99'un üzerinde

4. Vücudun Diz Protezini Reddetme Riski Var mıdır?

"Komşumun vücudu protezi kabul etmedi" şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmamaktadır. Diz protezinde kullanılan materyaller kimyasal olarak aktif olmayan maddelerdir. Bu sebeple vücudun protezi reddetme veya alerji yapma ihtimali sıfıra yakındır.

Ameliyat sonrası yaşanan sorunlar genellikle şunlardan kaynaklanır:

  • Gizli veya açık mikrobik iltihaplanmalar,
  • Enfeksiyon oluşumu.

Bu enfeksiyonlar uygun şekilde tedavi edildiğinde hastanın şikayetleri ortadan kalkmaktadır.

5. Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci Çok mu Uzundur?

Modern cerrahi teknikler sayesinde diz protezi ameliyatı sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Op. Dr. Bülent Dilaveroğlu, hastaların ameliyatın hemen ertesi günü ayağa kalkabildiğini ve kendi ihtiyaçlarını görebildiğini belirtmektedir.

İyileşme Süreci Aşamaları:

  1. İlk 24 Saat: Hasta ayağa kalkar ve destekle yürümeye başlar.
  2. İlk 3 Hafta: Düzenli egzersizlerle yumuşak doku iyileşmesi tamamlanır.
  3. 3. Hafta Sonu: Baston veya koltuk değneği gibi desteklere ihtiyaç duymadan, ağrısız bir şekilde normal yaşama dönülür.

Sonuç olarak; doğru teşhis ve uzman müdahalesi ile diz ağrılarından kurtulmak ve aktif bir yaşama geri dönmek mümkündür.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Bülent Dilaveroğlu

Op. Dr. Bülent Dilaveroğlu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.