The role of arthroscopy in chronic anterior shoulder dislocation: technique and early results.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kronik Omuz Çıkığı ve Tedavi Yaklaşımları
Omuz ekleminde meydana gelen ve 3 haftadan uzun süren çıkıklar, tıbbi literatürde kronik veya unredükte omuz çıkığı olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun tedavisi için kapalı redüksiyon, açık redüksiyon, rezeksiyon artroplastisi, protez uygulamaları ve artrodez gibi çeşitli alternatifler bulunmaktadır. Ancak, unredükte omuz çıkıklarının tedavisinde artroskopik redüksiyon kullanımı üzerine İngilizce literatürde sınırlı kanıt bulunmaktadır.
Artroskopik Redüksiyon Tekniği ve Vaka Analizi
Bu çalışma, anterior omuz çıkığından 4 ve 5 hafta sonra başvuran iki vaka üzerinde uygulanan artroskopik redüksiyon tekniğini ve dönem sonuçlarını sunmaktadır. Her iki vakada da anestezi altında denenen kapalı redüksiyon girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu aşamadan sonra cerrahi müdahale kapsamında artroskopik görüntüleme eşliğinde eklem içi yapışıklıklar künt diseksiyon yöntemiyle serbest bırakılmıştır.
Uygulanan cerrahi prosedürün detayları şu şekildedir:
- Eklem içi vizüalizasyon ile patolojilerin tespiti yapılmıştır.
- İnferior glenohumeral ligamentteki labroligamentöz lezyonlar belirlenmiştir.
- Bu lezyonlar, 3 adet emilebilir tack (çivi) kullanılarak onarılmıştır.
- Operasyon sonrası ikinci günde hastalar için izometrik egzersiz programı başlatılmıştır.
Klinik Değerlendirme ve Test Sonuçları
Tedavi başarısını ölçümlemek amacıyla Rowe ve Zarins tarafından önerilen 100 birimlik değerlendirme testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, artroskopik yöntemin etkinliğini destekler niteliktedir.
| Vaka No | Başvuru Süresi (Hafta) | Rowe ve Zarins Skor (100 Üzerinden) |
|---|---|---|
| Vaka 1 | 4 Hafta | 80 Birim |
| Vaka 2 | 5 Hafta | 85 Birim |
Sonuç ve Klinik Önem
Artroskopik redüksiyon, seçilmiş hastalarda kronik unredükte omuz çıkıklarının tedavisi için güçlü bir alternatif tekniktir. Bu yöntem, sadece çıkığın yerine oturtulmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda eklem içindeki intraartiküler patolojilerin onarılmasına da imkan tanır. Ayrıca, minimal invaziv doğası sayesinde erken postoperatif rehabilitasyon sürecini mümkün kılarak hastaların iyileşme hızını artırmaktadır.


