Psikolog İle Görüşme:

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Psikoterapi Sürecinde Düşünce, Duygu ve Davranış İlişkisi
Psikoterapi seanslarında bireyin yaşadığı problemler ele alınırken, günlük hayatta fark edilmeden gelişen otomatik düşünceler kademeli olarak gün yüzüne çıkar. Yaşanan bu düşünceleri tetikleyen belirli duygular ve bu duyguların sonucunda harekete geçen davranış kalıpları bulunmaktadır. Bu üçlü yapı, bireyin içsel dünyasının temel işleyişini oluşturur.
Otomatik Düşünceler Nedir ve Nasıl Oluşur?
Zihin akışında kendiliğinden beliren ve başlangıcı oluşturan düşünceler, geçmiş yaşantılarımız tarafından şekillendirilir. Özellikle duygusal sıkıntı yaşanılan anlarda aniden ortaya çıktıkları için bu kavramlar otomatik düşünceler olarak adlandırılır. Bu düşünceler genellikle birey tarafından doğrudan fark edilmez, ancak kişinin ruh hali üzerinde derin etkiler bırakır.
İnanç Sistemleri: Ara ve Temel İnançlar
Otomatik düşünceler, bireyin yaşam kuralları olarak nitelendirilebilecek ara inançlara sıkı sıkıya bağlıdır. Bireyin hayat düzeni ve davranış biçimleri bu ara inançlar doğrultusunda şekillenir. Ara inançların kaynağı ise en derinde yer alan ve bireyin benlik algısını oluşturan temel inançlardır.
Bilişsel Çarpıtmalar ve Türleri
Temel inançlar, bireyin dış dünyayı algılama biçiminde bazı sapmalara, yani bilişsel çarpıtmalara yol açabilir. Gerçekliğin farklı algılanmasına neden olan bu çarpıtmalar şu şekilde kategorize edilir:
- Keyfi Çıkarsama ve Seçici Soyutlama
- Aşırı Genelleme
- Büyütme ve Küçültme
- Ya Hep Ya Hiç Şeklinde Düşünme
- Kişiselleştirme ve Felaketleştirme
- -meli / -malı Düşünce Tarzı
- Zihin Okuma
- Duygudan Sonuca Ulaşma
- Etiketleme
Terapi Sürecinde Şema Çalışmaları
Gerçekleştirilen profesyonel görüşmelerde, gerçeklikten bir miktar sapan bu düşünce yapıları ve bunlara bağlı olarak gelişen şemalar üzerinde çalışılmaktadır. Bu yapılandırılmış süreç sayesinde, bireyin olaylara ve durumlara karşı daha reel ve yansız bir bakış açısı geliştirmesine yardımcı olunması hedeflenir.
