Doktorsitesi.com

Yabancılaşma-DPDR

Uzm. Psk. Ezgi Öztürk
Uzm. Psk. Ezgi Öztürk
8 Şubat 2022287 görüntülenme
Randevu Al
Günümüz toplumunda, yapılan araştırmalara göre, her 100 kişiden 1’i psikolojik yabancılaşma olarak da bilinen depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğunu yaşamaktadır. Bu kadar sık yaşanmasına rağmen toplum arasında çok da bilinen bir bozukluk değildir. Peki nedir bu depersonalizasyon ve derealizasyon? Bu makalede bu sorunun cevabı ve bu bozukluğun tedavisi hakkında bilgiler verilmiştir.
Yabancılaşma-DPDR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depersonalizasyon ve Derealizasyon Nedir? (DPDR)

Günümüz toplumunda yapılan araştırmalar, her 100 kişiden 1’inin psikolojik yabancılaşma olarak da bilinen depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğunu yaşadığını göstermektedir. Bu durumun yaygınlığına rağmen, toplum genelinde yeterince tanınan bir bozukluk değildir. DPDR bozukluğu, bireyin hem kendisine hem de dış dünyaya karşı yabancılaşmasıyla karakterize edilen karmaşık bir durumdur.

Depersonalizasyon, bireyin kendi benliğine yabancılaşması ve kendinden kopuk hissetmesi durumudur. Derealizasyon ise kişinin çevresine yabancılaşması ve dış dünyayı gerçek dışı algılamasıdır. Kişi, içinde bulunduğu gerçeklikten kopmaya başlar; bu iki durum eş zamanlı görülebileceği gibi tek başına da ortaya çıkabilir. Bu bozukluk, semptom benzerlikleri nedeniyle sıklıkla farklı psikolojik rahatsızlıklarla karıştırılabilmektedir.

DPDR Belirtileri ve Yaşanan Deneyimler

DPDR yaşayan bireyler, kendilerini genellikle bir kurgunun veya film setinin içindeymiş gibi hissederler. Bu deneyimler hem sürekli bir hal alabilir hem de ani düşünce atakları şeklinde kendini gösterebilir. En yaygın belirtiler arasında şunlar yer almaktadır:

  • Aynada kendine yabancılaşma: Kişi aynaya baktığında sanki farklı bir boyuttan bir yabancıyı izliyormuş hissine kapılır.
  • Beden dışı gözlem: Birey, kendi düşüncelerine ve bedenine dışarıdan bir gözlemci gibi bakmaya başlar.
  • Gerçeklik sorgulaması: Sosyal ortamlarda veya aile içindeyken aniden çevresindeki her şeyin bir kurgu olduğu fikrine kapılma.
  • Kontrol kaybı hissi: Kendi eylemleri, kararları ve düşünceleri üzerindeki kontrolün yitirildiği hissi.
  • Varoluşsal sancılar: Dünyadaki amacını ve neden orada olduğunu derinlemesine sorgulama.

Bozukluğun Psikolojik Temelleri ve Nedenleri

DPDR bozukluğu, klinik olarak en sık anksiyete ve panik bozukluk ile komorbid (eş zamanlı) şekilde görülür. Psikolojik açıdan bu durum, aslında zihnin yoğun kaygı ile baş edemediği anlarda devreye soktuğu bir savunma mekanizmasıdır. Sigmund Freud’un "Ego öncelikle bir beden egosudur" ifadesinde belirttiği gibi, yaşanan derin kaygılar egoya zarar verdiğinde DPDR bir semptom olarak ortaya çıkar.

DPDR Tetikleyici UnsurlarAçıklama
Travmatik DeneyimlerGeçmişte yaşanan sarsıcı olaylar.
Şiddetli StresGünlük yaşamda biriken yoğun baskı.
Psikoaktif MaddelerZihin bulandırıcı maddelerin kullanımı.
Majör Depresif BozuklukDerin depresyon süreçleri.
Kültürel FaktörlerABD gibi bireysel kültürlerde tehdide duyarlılık.

DPDR hastalarının üçte biri ile yarısı arasında değişen bir oran, eş zamanlı olarak iç sesler duyabilir. Ayrıca konsantrasyon güçlüğü ve hafıza sorunları da yaygındır. Bireyler anılarını hatırlasalar bile, o anıyı kişisel olarak deneyimlememiş gibi hissettikleri bir "duygu yoksunluğu" yaşayabilirler.

Teknoloji ve Sanal Gerçekliğin Etkisi

Teknolojideki hızlı gelişim ve sanal gerçeklik (VR) uygulamaları, DPDR eğilimini artırabilmektedir. Araştırmalar, sanal dünyada fazla vakit geçiren bireylerin gerçeklikten kopmaya daha yatkın olduğunu göstermektedir. Bu durumun temelinde genellikle anksiyeteyi bastırma ve istenmeyen düşüncelerden kaçma arzusu yatar.

Türkiye'de sosyal medyada geçirilen günlük ortalama sürenin 2 saat 57 dakika olması, bireylerin kendi gerçekliklerinden kaçış süresini simgelemektedir. Ancak her sosyal medya kullanıcısının veya oyuncunun DPDR hastası olduğunu söylemek yanlıştır; burada belirleyici olan faktör, bu araçlara olan bağımlılık düzeyi ve harcanan sürenin niteliğidir.

Gerçekliğe Dönüş: DPDR Anında Uygulanabilecek Yöntemler

Gerçeklikten kopuş yaşandığı anda en kritik adım farkındalık geliştirmektir. Yaşanan durumun bir semptom olduğunu bilmek, süreci yönetmeyi kolaylaştırır. Aşağıdaki topraklama (grounding) teknikleri o anı kurtarmanıza yardımcı olabilir:

  1. Fiziksel Temas: Kendinize hafifçe çimdik atarak bedeninizin gerçekliğini hissedin.
  2. Isı Odaklılığı: Soğuk veya sıcak bir nesneye dokunarak ısı farkına odaklanın.
  3. Nesne Sayımı: Odada bulunan eşyaları sayın ve onları tanımlamaya çalışın.
  4. Detaylı Tanımlama: Bir nesneye odaklanın, ne olduğunu ve özelliklerini kendinize anlatın.
  5. Duyuları Kullanma: Beş duyunuzu aktif hale getirecek uyaranlara yönelin.

Uzman Desteği ve Kesin Çözüm

Yukarıdaki maddeler anlık rahatlama sağlasa da, DPDR'nin kesin çözümü için altında yatan asıl nedenin ortaya çıkarılması şarttır. Gerçeklikten kaçma isteğinin kaynağındaki korkular ve kaygılar bir uzman eşliğinde analiz edilmelidir. Eğer siz de bu belirtileri yaşıyorsanız, durum şiddetlenmeden bir psikolog veya psikiyatristten profesyonel yardım almalısınız.

Konuyla İlgili Kültürel Öneriler

  • Film Önerisi: La Moustache
  • Kitap Önerisi: Franz Kafka - Dönüşüm

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Ezgi Öztürk

Uzm. Psk. Ezgi Öztürk

Uzman Psikolog Ezgi Öztürk, Lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Nişantaşı Üniversitesi Psikoloji ve Sosyoloji Bölümlerini başarıyla tamamlamıştır. Yüksek lisansını yine Nişantaşı Üniversitesi'nde tamamlamış, eğitimi boyunca birçok eğitim ve seminere katılmıştır farklı kurumda çalıştıktan sonra Online Terapiye başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.