Doktorsitesi.com

VİTİLİGO

Prof. Dr. Ercan Çalışkan
Prof. Dr. Ercan Çalışkan
13 Şubat 20267 görüntülenme
Randevu Al
Bu broşürün amacı bir deri hastalığı olan VİTİLİGO’yu daha iyi anlamanızı sağlamaktır. Genel hatlarıyla hastalığın ne olduğu, nedenleri ve tedavi seçenekleri belirtilmektedir. Burada yazılanlar tedavi önerisi olmayıp, güncel kılavuzlar ışığında Dr. Ercan ÇALIŞKAN’ın bilgi ve deneyimlerini yansıtmaktadır.
VİTİLİGO

VİTİLİGO NEDİR?
Vitiligo vücudun bazı alanlarında deriye renk veren pigment kaybıyla seyreden kronik bir
durumdur. Popülasyonda yaklaşık yüz kişiden birinde görülür ve dolayısıyla oldukça sık bir tablodur.
Bebeklikten yaşlılığa her yaşta görülebilmekle birlikte hastaların yarısında 20 yaş öncesinde ortaya
çıkar. Deride etkilenecek alan miktarı veya yayılım hızlı önceden bilinemez. Tek bir küçük yama olarak
kalabilir ya da çok nadiren tüm vücutta beyazlamaya neden olabilir. Ancak sıklıkla yavaş ilerlediği
birkaç yılı takiben yayılım durmaktadır. Bazı kişilerde ise tedavi verilmese dahi pigment kısmen geri
gelebilir. Repigmentasyon, pigmentin geri gelmesini, yani derinin rengini tekrar kazanmasını tanımlar
ve bugün için verilecek hiçbir tedavi size repigmentasyon garantisi vermemektedir.

NEDENİ NEDİR?
Deriye normal rengini veren pigment melanin olarak adlandırılır ve derideki melanosit adı
verilen hücreler bu pigmenti üretirler. Vitiligo’lu yama alanlarında bu üretici hücreler yok olmaktadır.
Bunun neden olduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla birlikte vücudun bağışıklık sisteminin
kendi melanositlerini reddettiği/hedef aldığı ve dolayısıyla melanosit hasarına bağlı olarak pigmentin
kaybolduğu açıktır. Bu nedenle ‘otoimmün’ hastalık olarak kabul edilir ve vitiligo’lu kişilerde tiroid
hastalığı gibi diğer otoimmün hastalıklar da daha sık görülür. Gelişimine dair otoimmünite dışında
başka hipotezler de bulunmakla birlikte bu mekanizmalar sınırlı sayıda olguda açıklama
getirebilmektedir. Vitiligo hastalarının 3’te 1’inin ailesinde de vitiligo vardır. Dolayısıyla bazı ailelerde
genetik faktörler rol alabilmektedir. Görülme sıklığı açısından cinsiyet, ırk ya da etnik farklılık
gözetmez. Ancak deri koyulaştıkça daha fark edilir hale gelir.
Vitiligo’yu bazı faktörler tetikleyebilir ya da artırabilir;
 Travma (yanık, kesik, kaşıma vb.)
 Yoğun stres
 Bazı kimyasal maddeler

Ne değildir?
 Vitiligo enfeksiyöz veya bulaşıcı bir hastalık değildir. Hijyenle ilişkili değildir. Dolayısıyla
vitiligo’lularla el şıkışmakta ve sarılmakta sakınca yoktur.
 Karaciğer gibi vücudun iç organlarından gelmez. Dolayısıyla ne sağlıksızlığınızın göstergesidir,
ne de iç organlarınızda vitiligo’ya neden olan bir hastalık araştırmanıza gerek yoktur.
 Diyet ve sigara ile ilişkisi yoktur. Dolayısıyla yediklerinizin vitiligo’ya neden olmadığı gibi
tanımlanmış hiçbir diyet de hastalığınızda düzelmeye neden olmayacaktır. Sadece sağlıklı ve
yeterince beslenin.

 HANGİ ŞİKAYETLERE NEDEN OLUR?
Bazı hastalarımızın görüntüleri nedeniyle duydukları rahatsızlık bir kenara bırakılırsa, uzun
süre güneşe maruz kalındığında görülen yanıklar dışında belirgin bir şikayete neden olmaz. Bunun
nedeni de güneş ışığından derimizi koruyan pigment hücrelerinin olmamasıdır. Bu konuda hekiminizin
önerilerini dikkate alınız. Bazı hastalar yeni vitiligo alanları çıkarken kaşıntı ya da yanma tarifleyebilir.
Her ne kadar sizin için çok rahatsız edici olmasa da, bu şikayetleriniz olduğunda hekiminize bildirin.
Çünkü hekiminizin planlayacağı tedaviler bir yandan bu şikayetleri ortadan kaldıracak, öte taraftan da
hastalığın yayılımını durduracaktır.
Vitiligo’nun hasta açısından neden olduğu en önemli şikayetler psikolojik etkileridir. Genel
sağlığa hiçbir olumsuz etkisi olmamasına rağmen, kişinin günlük yaşamını bu kadar olumsuz
etkileyebilen birkaç tablodan biridir. Çevrelerindekilerin kontrolsüz tepkileri bu kişilerde çekinme
veya utanmaya neden olabilir. Hastalıkları nedeniyle depresyon, anksiyete ve özgüven eksikliği
yaşayabilirler. Bu hallerde profesyonel yardım gerekli olabilir. Ayrıca hastanın hastalığını tüm
yönleriyle anlaması ve vitiligo’su olan başka kişilerle temas etmesi de hastalığıyla baş etmesini ciddi
oranda destekleyecektir. Yakın temasta olunan aile bireylerinin yaklaşımları hastaları doğrudan
etkilemektedir. Özellikle çocuk hastaların ana babalarının tutumları, hastalığın çocuk açısından nasıl
kabul edileceğini belirleyecektir. Birçok çocuk cildindeki beyazlıkları dert etmezken, damgalanma hissi
taşıyan ebeveynleri, çocuklarını hekim hekim gezdirmekte ve taşıdıkları evhamları nedeniyle
çocuklarını ‘hasta olduklarına’ geri dönülmez şekilde ikna etmektedir. Dolayısıyla hastalık hakkında
bilgilendirme yaparken, çocukların evhamlı ana-babaları öncelikle teskin edilmeli ve gerekirse
eğitilmelidir.
 NASIL GÖRÜNÜR?
Derinin normal renginin kaybolduğu düzensiz şekilli vitiligo yamaları beyaz renklidir. Koyu
tenlilerde ve etrafındaki normal deri yazın koyulaştığında daha belirgin bir hal alır. Rengi dışında deri
tamamen normaldir. Çoğunlukla vücudun iki tarafında benzer şekiller ortaya koyacak şekilde simetrik
yerleşir. En sık yerleştiği alanlar eller, yüz, açıklıkların etrafı (göz, ağız, burun, göbek deliği, genital
açıklıklar) ve koltuk altı ve kasıklar gibi katlantı alanlarıdır. Kıllı alanlarda oluşursa kılın beyazlamasına
neden olabilir.
 NASIL TANI KONUR?
Çoğu zaman beyaz alanların klasik alanlardaki tipik görünümü ile tanı konulur. Daha nadir bazı
hallerde ise deride beyaz yamaların görüldüğü başka hastalıklardan ayırt edilmesi gerekebilir.
Özellikle açık tenlilerde tutulan yerleri tam olarak saptayabilmek için hekim karanlık odada ‘Wood’
ışığı kullanabilir. Tanı konulduktan sonra hekiminiz tiroid hastalığı ve diğer otoimmün hastalıkların da
olup olmadığını ortaya koymak için kan testi isteyebilir. Hem hastalığınızı dokümante etmek, hem de
tedaviye yanıtınızın değerlendirilmesi için hekiminiz bu süreçte lezyonlarınızın fotoğraflarını alabilir.
 HASTALIK SÜRECİ NASILDIR?
Başlangıçta küçük beyaz alanlar şeklinde başlar. Hastalık süreci ve şiddeti kişiler arasında farklılık
gösterir. Bazen birkaç küçük yama sonrası hiç ilerleme olmayabilir. Ya da bu yamalar birkaç ayda hızla
ilerledikten sonra yıllarca değişmeksizin stabil kalabilir. Ancak çoğunda beyaz yamalar genişlerken
vücudun diğer alanlarında yeni lezyonlar eklenmekte ve nihayetinde derinin büyük bölümü
etkilenebilmektedir. Tedavisiz lezyonlar çoğunlukla kalıcıdır ve nihai sonuç önceden kestirilemez.
Nadiren, tedavi almaksızın da deri normal rengine dönebilir. Tıbbi olarak repigmentasyon olarak
tanımlanan bu iyileşme yanıtı sıklıkla kılların etrafından başlar. Birçok kıl etrafında koyu noktalar

oluştuğunda ise deriye çilli bir görüntü verir ve bu görünüm uygulamakta olduğumuz tedaviye dair
umutlarımızı artırır.
 VİTİLİGO TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?
Hem evet hem de hayır!
Bu sorudan kasıt ‘Vitiligo tedavi edilebilir bir hastalık mıdır?’ ise, birçok hastada da gözlediğimiz
üzere ‘Elbette tedavi edilebilir bir hastalıktır’. Ancak ‘Kesin tedavisi var mı?’ sorusunun yanıtı ise
birçok kronik hastalıkta olduğu gibi ‘Hayır, kesin tedavisi yok’ denebilir. Dolayısıyla bu sorunun her
vitiligo’lu hasta için ayrı bir yanıtı vardır.
 VİTİLİGO NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Hekiminizle birlikte karar vereceğiniz çok sayıda tedavi seçeneği bulunmaktadır. Bunlardan ilki,
tedavi edip etmemeye karar vermektir. Mevcut görüntü rahatsızlık vermiyorsa, sadece güneşten
koruyucu krem ve istediğinizde kullanacağınız kapatıcı makyajlar ile hayatınıza devam edebilirsiniz.
Tedavi beklentiniz varsa aşağıdaki seçenekler tablonuza göre kullanılabilecektir;
 Topikal tedaviler
Sürme kremler sınırlı hastalıkta genellikle ilk seçeneklerdir. En sık kullanılanlar
kortikosteroidler ve Kalsinörin inhibitörleridir. Hekiminiz ilaçların yan etkilerinden kaçınmak ve
etkilerini artırmak için bunları birlikte kullanmayı tercih edebilir. Lütfen hekiminizin size anlattığı
kullanım şeması ve süresine riayet edin ve krem sürdüğünüz yerlerde sivilcelenme, deride incelme,
damarlanma artışı gördüğünüz taktirde kendisiyle konuşun.
 Fototerapi
Etkilenen deri alanlarının yapay ultraviyole ışığa maruz bırakıldığı bir tedavi şeklidir ve farklı
yöntemlerle uygulanabilmektedir. En sık tercih edilen dalga boyları darbant UVB (311nm) ve excimer
lazer ya da ışıktır (308nm). Tüm vücudun ışınlandığı kabin tedavileri yanında sadece sınırlı alana
yapılan lokal tedaviler de bulunmaktadır. Çocuklarda dahi uygulanabilmekle birlikte haftada 2 veya 3
kez cihazın bulunduğu merkeze gitme gereksinimi işlemin en önemli zorluğudur. (Açıkgöz G, Çalışkan
E. Pediatrik Dermatolojide Fototerapi. Turk derm 2011; 45(2): 143-8.)

 Sistemik ilaçlar
Ağızdan ya da iğne şeklinde verilen tedaviler özellikle yayılım gösteren olgularda hastalık aktivitesini
durdurmak için kısa süreli verilir ve yayılım durduktan sonra diğer yöntemlerle tedaviye devam edilir.
Kortikosteroid veya metotreksat gibi ajanlarla yapılacak durdurma tedavisi, taşıdığı yan etki
potansiyeli nedeniyle sadece uygun hastada ve mutlaka dermatolog tarafından verilmelidir.
 Lazer tedavileri
Son yıllarda hakkında daha çok yayın çıkmakta olan bir başka alternatif de kombinasyon tedavilerinin
bir parçası olarak ablatif lazer uygulamalarıdır. Kendi tecrübemizde diğer tedavilere dirençli,
repigmentasyon yanıtı gözlenemeyen olguların mevcut tedavilerine Er-YAG lazer eklenmesinin
belirgin bir yanıta (3. ayda %50’den fazla düzelme) neden olduğunu gözledik. (Şekil 1-2) Yöntemin
temel mantığı, mevcut tedavi yaklaşımlarının (krem, ışık vs.) lazerin açtığı kanallardan hedefe daha
rahat ulaşması ve daha kısa sürede etkisini ortaya koymasıdır. Er-YAG lazer sonrasında uygulanan

dar-bant UVB, mikrofototerapi, tacrolimus, 5-FU ve steroid ile tedavi etkinliğinin belirgin şekilde
artırılabildiğini aşağıdaki yayınlarımızda da ortaya koyduk. (Botsali A, Caliskan E. Safety and Efficacy
of High-Dose Fractional Erbium: Yttrium Aluminium Garnet Laser in Stable Vitiligo. Photobiomodul
Photomed Laser Surg. 2021;39(9):600-606.
Botsali A, Caliskan E. Management of recalcitrant vitiligo in Vogt-Koyanagi-Harada syndrome:
Adjuvant ablative fractional laser. Pediatr Dermatol. 2020 May;37(3):514-516.)

Cerrahi tedaviler
Diğer tedavilere dirençli ve stabil/durağan kabul edilen vitiligo hastalarında (son 1 yılda yeni lezyon
çıkmaması ve mevcut lezyonların genişlememesi) cerrahi tedavi yapılabilir. Normal deri alanından
vitiligo’lu alan doku ya da hücre aktarımı şeklinde yapılan bu uygulamalar uygun hastada uygun
metod ile yapılırsa etkin sonuçlar alınabilir. Doku aktarımı açısından zımba (punch), emme bül
(suction blister) veya yarı-kat deri greftleri; hücre aktarımı açısından bazal hücre süspansiyonları ya
da kültüre edilerek çoğaltılan melanosit süspansiyonları kullanılan başlıca yöntemlerdir.
Bunların içinde, deri hücrelerinin kültüre edilmeden bir solüsyon içinde transfer edildiği yöntemler
(non-kültüre epidermal süspansiyon) klinik pratikte yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Kültüre etmeye
nazaran daha az komplike olması, aynı gün içinde tamamlanması ve daha düşük maliyet gibi
avantajları nedeniyle gelecekte de daha popüler olması muhtemeldir. Yöntemlerin başlıca aşamaları;
1. Sağlıklı (pigmentli) deriden işlenecek örnek alınması: derinin pigment taşıyan üst tabakası jilet
benzeri bir aletle alınır. (Şekil 3)
2. Hücre süspansiyonunun hazırlanması: alınan tabakadan deri hücrelerinin ayrıştırılması mekanik ya
da enzim gibi sıvılar kullanılarak sağlanır. (Şekil 4)
3. Alıcı sahanın hazırlanması: transferin yapılacağı vitiligo’lu alanda pigmentsiz üst tabakanın atılarak
aktarılacak hücrelerin yerleşebileceği bir yatak hazırlanır. Hekim bilgi ve becerisine göre ve tedavi
edilecek alanın yerine göre dermabrazyon (zımparalama) veya dermatom kullanarak fiziksel olarak
soyma işlemini yapabileceği gibi imkan varsa lazer gibi (Er-YAG) daha hassas cihazlar da kullanabilir.
4. Süspansiyonun transferi: son olarak içinde üst deriye ait hücreler bulunan sıvı, hazırlanmış olan
alıcı sahaya yerleştirilir ve kapatılır.
 Depigmentasyon
Bu istisnai yaklaşım, yaygın vitiligo’lu beyaz alanlar arasında hastanın normal derisi leke şeklinde
görüldüğü durumlarda dikkate alınabilir. Karşıdaki kişiler hastanın açık tenli olduğunu, ancak bazı
yerlerinde kahverengi lekeler (normal deri adaları!) bulunduğunu düşünebilir. Bu hallerde, hastanın
dışarıdan dikkati çeken yüz, el, kol gibi alanlarındaki normal pigmentli alanlar tıpkı vitiligo’da olduğu
gibi silinebilir. Ancak bu durumun psikolojik, sosyal ve tıbbi sonuçları hasta ile tartışılarak karar
verilmelidir. Bu amaçla renk açıcı kimyasal ajanlar (hidrokinon benzeri) ve fiziksel tedaviler (lazer
tedavileri, kriyoterapi vb.) yapılabilir.
İLGİLİ YAYINLARIM
Botsali A, Caliskan E. Safety and Efficacy of High-Dose Fractional Erbium: Yttrium Aluminium
Garnet Laser in Stable Vitiligo. Photobiomodul Photomed Laser Surg. 2021;39(9):600-606.
Botsali A, Caliskan E. Management of recalcitrant vitiligo in Vogt-Koyanagi-Harada syndrome:
Adjuvant ablative fractional laser. Pediatr Dermatol. 2020 May;37(3):514-516.

Açıkgöz G, Çalışkan E. Pediatrik Dermatolojide Fototerapi. Turk derm. 2011; 45 (2): 143-8

Etiketler

Vitiligo ve tedavisiVitiligo doktorlarıVitiligo tedaviVitilgo

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ercan Çalışkan

Prof. Dr. Ercan Çalışkan

Prof. Dr. Ercan Çalışkan
Dermatoloji uzmanı olan Prof. Dr. Ercan Çalışkan, tıp eğitimini Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra üç yıl boyunca Deniz Kuvvetleri’nde pratisyen hekim olarak görev yaptı. Dermatoloji uzmanlığını aynı fakültede tamamladı ve Gölcük Askeri Hastanesi’nde çalıştı. 2011 yılında GATA’da öğretim üyesi olarak başladığı akademik kariyerine, 2016’dan itibaren Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde devam etti. 2025 yılı başında emekli olduktan sonra kendi kliniğinde görevine Dermatoloji Profesörü olarak devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.