Doktorsitesi.com

Psöriazis (Sedef Hastalığı)

Prof. Dr. Ercan Çalışkan
Prof. Dr. Ercan Çalışkan
13 Şubat 20268 görüntülenme
Randevu Al
Bu broşürün amacı bir deri hastalığı olan Psöriazisi daha iyi anlamanızı sağlamaktır. Genel hatlarıyla hastalığın ne olduğu, nedenleri, tedavi seçenekleri ve daha fazla bilgiye nereden ulaşılabileceği belirtilmektedir. Burada yazılanlar tedavi önerisi olmayıp, güncel kılavuzlar ışığında Dr. Ercan ÇALIŞKAN’ın bilgi ve deneyimlerini yansıtmaktadır.
Psöriazis (Sedef Hastalığı)

PSÖRİAZİS ya da SEDEF HASTALIĞI NEDİR?
Sedef hastalığı toplumda sık görülen, alevlenmelerle birlikte uzun süre devam eden bir hastalıktır.
Yaklaşık 50 kişiden birinde görülen hastalık kadın ve erkekleri eşit oranda etkiler ve herhangi bir yaşta
başlayabilir. Yaşam boyu alevlenme ve gerileme göstererek devam edebilir. Genellikle keskin sınırlı,
üzerinde hastalığa ismini veren sedef (gümüş) renginde kepeklenmeler (pullanmalar) bulunan
kızarıklıklar ile ayırt edilir. İltihabi bir hastalık olmadığından bulaşıcı değildir. Her ne kadar daha sonra
kaybolacak olan geçici lekelenmelere neden olsa da ize neden olmaz.
Derinin dışında tırnak ve eklemlerde de hastalığa neden olabilir. Hastalığı orta şiddette ve şiddetli
olanlarda anksiete ve depresyon gibi psikiatrik problemlerin yanında kalp hastalığı ve inme gibi
organik hastalıkların da riski yükselmiştir. Hastalığın tedavisi bu riskleri düşürmektedir. Sedef hastalığı
aynı zamanda diabet (şeker hastalığı), obezite, damar tıkanıklığı ve hipertansiyon ile de ilişkilidir.

NEDENİ NEDİR?
Sedef hastalığının gelişiminde hem katılımsal hem de çevresel faktörler birlikte rol oynar. Derinin dış
tabakasında, epidermis’te, bulunan hücreler sürekli olarak yenilenmektedir. Bu süreç normalde
yaklaşık 4 haftada tamamlanır. Sedef hastalığında ise deri hücreleri öyle hızlı çoğalır bu süre 3-4 güne
kadar azalır. Deride gördüğünüz sedef hastalığına ait plaklar, yüzeyde biriken bu deri hücrelerine
bağlıdır. Enfeksiyonlar, stres, derinin hasarlanması ve bazen yoğun güneş ışığı psöriazisi
alevlendirebilir. Bazı ilaçlar sedefi şiddetlendirebilir; hipertansiyon ya da anjina tedavisinde kullanılan
beta blokörler, lityum ve sıtma tedavisinde kullanılan ilaçlar gibi. Steroid içeren haplar kesildikten
sonra sedef hastalığı tetiklenebilir ya da kötüleşebilir. Fazla kilo ve alkol tüketimi psöriazis tedavisini
zorlaştırır.
Psöriazis kalıtımsal mıdır?
Evet, eğer ailenizde sedeften etkilenen bir yakınınız varsa bu sizin riskinizi artırır. Sedefi olan
hastaların üçte birinde aile hikayesi vardır. Ana-Baba’dan birinde hastalık varsa çocukta hastalık
gelişme riski %10 iken, her ikisinde de varsa risk %50’ye çıkmaktadır. Bununla birlikte çevresel
faktörler hastalığın gelişiminde oldukça etkilidir.

Ne değildir?
 Psöriazis bulaşıcı değildir ve başka birine bulaşmaz.
 Enfeksiyon değildir ve kötü hijyenle ilişkili değildir.
 Vücudun iç organları ile ilişkili değildir, tek başına derinin bir hastalığıdır.

HANGİ ŞİKAYETLERE NEDEN OLUR?
 Psöriazis hiçbir şikayete neden olmayabileceği gibi, kaşıntı veya ağrıya da neden olabilir. Kaşıntı
özellikle saçlı deri, bacaklar ve kasıklarda olabilir. El ve ayak tabanlarında oluştuğunda
kalınlaşmanın yanında ağrılı çatlaklara neden olarak ellerin kullanımını ve yürümeyi zorlaştırabilir.
 Tırnaklarda tutulum yaptığında kavrama fonksiyonlarını çok etkileyebilir.
 Eklem tutulumu olduğu taktirde Psoriatik artrit bir veya daha çok eklemde özellikle sabahları
şişme, ağrı ve katılığa neden olabilir.
 Sedef hastalığı kişinin iyilik halini ve yaşam kalitesini ciddi oranda etkiler. Yeterince farkında
olunmasa da hastalıkla depresyon ve intihar eğilimi arasında belirgin bir ilişki vardır. Bu ilişki
özellikle genç yaşta ve yaygın hastalığı olanlarda ve eklem tutulumu olanlarda belirgindir. Her ne
kadar kadın hastalar lezyonlarının varlığından daha çok etkilenseler de, depresyon şiddeti ve
intihar eğilimi açısından cinsiyetler arasında farklılık yoktur.
GÖRÜNTÜSÜ NASILDIR?
 Sıklıkla plak olarak adlandırılan deri değişiklikleri; sınırları belirgin, deriden hafif kabarık pembe
veya kırmızı (deri renginize bağlı olarak değişebilir) alamlar üzerinde sedefi-beyaz skuamlardır
(pullanmalar). Çoğu kişide plaklar az sayıdadır ancak bazılarında vücudun büyük bölümünü
tutabilen orta şiddette veya şiddetli formlar görülmektedir. Farklı klinik görünümlerde karşımıza
çıkabilir:
o Kronik plak psöriazis en yaygın görülen formdur. Plaklar vücudun her yerinde görülebilse
de çoğunlukla diz, dirsek, gövde saçlı deri, kulak arkaları ve kalça arasında yerleşir.
o Guttat psöriazis gövdeye dağılmış damla benzeri küçük plaklara verilen addır. Boğaz
enfeksiyonlarına neden olan Streptokok adı verilen bir bakteri bu tablonun gelişmesinde
öncü olabilir.
o Palmoplantar psöriazis avuç içi ve ayak tabanında görülen tablodur.
o Püstüler psöriazis, şükür ki, nadir bir formdur. İçi, sarı püy (irin) dolu küçük kesecikler
püstül olarak adlandırılır. Plak psöriazis ile birlikte olabildiği gibi tabloya püstüller de
halim olabilir. Sınırlı ve yaygın şekilde karşımıza çıkabilir. Yaygın olduğunda mutlaka
hastane müracaatı gerekir ve çoğunlukla hastanede yatarak tedavi edilir.
o Eritrodermik psöriazis nadir ve şiddetli bir başka formdur. Neredeyse vücudun tamamına
yakını (%85’den fazlası) kırmızı bir görünümdedir ve bu tabloda da hastane müracaatı
gerekliliktir.
o Tırnak psöriazisi hastaların yaklaşık yarısında görülür. Tırnak plağının yüzeyinde pitting
olarak adlandırılan küçük çöküklükler sık bir görünümdür. Bunun yanı sıra tırnak altında
pembesi veya sarı alanlar, tırnakların kalınlaşması, plağın yataktan ayrılması ve bazen
tırnak plağının tamamen yok olması görülebilir. Hekiminiz tırnakta görülen tabloların
sedef hastalığına bağlı olup olmadığını ve ona bağlı ise hangi bölümün hastalanmasına
bağlı olduğunu saptayarak uygun bir tedavi planlayacaktır.

NASIL TANI KONUR?

Tanı, hekiminizin klinik görünümü değerlendirmesi ile konulmaktadır. Biyopsi nadiren gerekebilir.
Bunların dışında kan testleri ile sedef hastalığı tanısı konması söz konusu değildir. Bu testler
planlanan tedavilere uygunluğunuz için ya da verilmiş olan tedavinin takibinde istenebilir.

Psöriazis Tedavi Edilebilir mi?
 Sedefin vücudunuzdan tamamen arınmasını sağlayacak bir tedavi yoktur. Verilecek tedavilerdeki
öncelikli amaç derinizi lezyonlardan temizlemek ve sonrasında tekrar çıkmasını mümkün
olduğunca engellemektir.

HS NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Tedavi her bireyde faklıdır ancak genel anlamda dermatolojik hastalık olarak lezyonlarınızın tedavisi
ile vücudu temizleme, sonrasında olabildiğince lezyon çıkışını engelleyecek idame tedaviler ile uzun
dönem takip amaçlanır. Önemli olan bir başka nokta sedefle ilişkili olabilen hastalıkların tedavisi
ve/veya gelişiminin engellenmesi olarak değerlendirilmelidir. Özellikle orta ve şiddetli hastalığı
olanlarda yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek hastalıkların farkında olunması ve
kontrolü ihmal edilmemelidir.
Tedavi hastalığın şiddetine ve hastanın koşullarına ve bireysel niteliklerine göre bireyselleştirilir. Çoğu
hastada sürme topikal tedaviler yeterlidir. Daha yaygın ya da dirençli hastalığı olanlarda ultraviyole
ışık tedavileri, tablet veya enjeksiyon şeklinde verilen sistemik tedaviler gerekli olacaktır.
1. Topikal tedaviler:
• Bunlar deriye sürülen krem, merhem ve losyonları içerir. Bu amaçla kullanılan topikal ilaçlar sıklıkla
kortizonlu ilaçlar, antralin, kalsipotriol (sentetik D vitamini) ve kalsinörin inhibitörlerini içerir. Hem
tedavinin etkinliğini artırmak hem de yan etkilerini azaltarak uzun dönem kullanabilmenizi
sağlayabilmek için hekiminiz bu ilaçları birlikte ve ardışık şekilde uygulamanızı isteyebilir. Bunlardan
fayda görülmediği ya da beklenilmediği taktirde ışık tedavileri veya hap veya iğne şeklinde sistemik
tedaviler planlanacaktır.
2. Fototerapi:
• Fototerapi ultraviyole ışığın belirlenen dalga boylarının kontrollü şekilde tedavi için uygulanma
yöntemidir. Tedavi süreci toplamda 8-10 haftaya ihtiyaç duyar ve her hafta 2 veya 3 kez uygulanması

gerekir. Dolayısıyla tedavinin uygulanması için fototerapi ünitesi bulunan bir merkeze gidilmesi
gerekir.
• İki tip ışık kullanılmaktadır: dar-bant ultraviyole-B (UVB) ve ultraviyole-A (UVA). UVA kullanılacaksa
ışık öncesinde psoralen adı verilen bir duyarlandırıcıya da (PUVA) ihtiyaç duyulur. Günümüzde
öncesinde duyarlandırıcı kullanılmayan dar-bant UVB daha sık tercih edilmektedir.
3. Sistemik Tedaviler
Ağızdan ya da iğne olarak verilen bu tedaviler yaygın ve/veya dirençli hastalıkta tercih edilir.
Geleneksel olarak konvansiyonel ve biyolojik ajanlar olarak iki ayrı sınıfta değerlendirilir.
Konvansiyonel ajanlar ilk olarak kullanılmaya başlanmış olan metotreksat, asitretin ve siklosporin adlı
ilaçlardır. Bunlara yanıt alınamadığı veya yan etkiler geliştiği taktirde biyolojik ilaçlara geçilebilir.
Konvansiyonel ilaçlar genel olarak hap şeklindedir. Biyolojik ilaçlar ise (adalimumab, infliksimab,
ustekinumab, sekukinumab, ikzekizumab, guselkumab gibi..) iğne şeklindedir. Bu ajanlar güçlü ilaçlar
olmalarının yanında, hastaların daha kolay uyum sağlaması ve sedef artriti gibi ilişkili hastalıkların
gelişimini engellemek açısından da kıymetli görünmektedir.
Son yıllarda tıp teknolojisindeki gelişmeler özellikle şiddetli sedefi olan hastalar için çığır açıcı nitelikte
olmuştur. Bu yeni ilaçların kullanıma girmesi sayesinde bu hastalar sadece pul pul dökülen
derilerinden kurtulmakla kalmamış, herkes gibi günlük yaşama katılabilir bir hale gelme şansı
bulabilmişleridir. Ancak takip gerektiren ve daha çok bireyselleştirilen bu tedavilerin hasta-hekim
ilişkisinin daha sağlıklı olmasına ihtiyacı vardır. Dolayısıyla sistemik tedavi verilmekte olan hastaların
daha yakın takibi gereklidir. Bu daha önceden belirlenen muayene, kan kontrolü, gerekirse
görüntüleme yöntemleri ve dermatoloji dışı diğer hekimlerce konsültasyonunu içerir.

BİR SEDEF HASTASI OLARAK NE YAPMALIYIM?
 Psöriazis gelip geçici bir hastalık değildir. Öncelikle hastalığınızla ilgili bilgi sahibi olun ve bu
bilgiyi diğer hastalardan değil bilimsel kanallardan edinin.
 Verilen tedavilerinizi (ilaçların isimleri, hangi tarihlerde ne kadar süreyle kullandığınız gibi)
kaydedin, ilerde muhtemelen gerekecektir.
 Sedef hastalığını ve yaşamınızı nasıl etkilediğini fark edin, hekiminizle bu konuyu tartışın.
Tedavi hedeflerinizi öğrenin ve onları içselleştirin.
 Sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturun: dengeli bir diyet ile beslenin, kilolu iseniz fazlalıklardan
kurtulun ve düzenli egzersiz yapın. Fazla kilo tedaviden faydalanmanızı zorlaştırırken egzersiz
ve ideal kiloda olma kolaylaştırır.

 Lezyonlarınızdan kurtulmanın yanında sosyal hayatınıza da odaklanın. İnsanlardan uzak
durmanızı gerektiren bir hastalığınız olmadığını siz biliyorsunuz. Diğerleri de bunu öğrenebilir!
 İçiyorsanız sigarayı bırakın.
 Mümkün olduğunca stresinizi düşürün ve stresle baş etme yollarınızı bulun.
 İlaçlarınızı hekiminizin dediği gibi kullanın ve kontrollerinizi onunla önceden planlayın.
 Hekiminizle kalp hastalığı ve inme açısından taşıdığınız riskleri değerlendirin.
 Eklemlerinizde ağrı varsa hekiminize bildirin.
 Sürekli farklı hekimlere müracaat etmek kronik hastalıklarda uygun olmayabilir. Mümkün
olduğunca sizi, hastalığınızı ve koşullarınızı bilen aynı hekime muayene olun. Hekiminiz uzak bir
şehirde ise ulaşımınız kolay olmayabilir.

İLGİLİ YAYINLARIM
1. Calıskan E, Gamsızkan M, Yurekli A, Botsali A, Kabalar ME, Demiriz M, Tunca M. Anti-TNF
agent etanercept augments UV-induced skin cancer development in SKH-1 mice. J
Dermatolog Treat. 2021 Nov;32(7):812-818. 
2. Esme P, Coban SN, Ugur B, Aylı M, Caliskan E. A case of psoriasis successfully treated by
extracorporeal photopheresis during COVID-19 pandemic. Transfus Apher Sci. 2021
Oct;60(5):103200. 
3. Çaliskan E, Tunca M, Açikgöz G, Arca E, Akar A. Accidental high-dose methotrexate toxicity
due to an electronic prescribing error. Indian J Dermatol Venereol Leprol. 2014 May-
Jun;80(3):268-9. 
4. Çalıskan E, Tunca M, Açıkgöz G, Arca E, Yürekli A, Akar A. Narrow band ultraviolet-B versus
Goeckerman therapy for psoriasis with and without acitretin: A retrospective study. Indian J
Dermatol Venereol Leprol. 2015 Nov-Dec;81(6):584-7.
5. Açıkgöz G, Çalışkan E. Pediatrik Dermatolojide Fototerapi. Turkderm 2011; 45 Suppl 2: 143-8
6. Çalışkan E. Elli iki Haftalık IXORA-Q Çalışmasından Elde Edilen Sonuçlar. Turkiye Klinikleri Gold
J. 2021;5(2):1-6
7. Doğan C, Caliskan E. Ixekizumab ile Tedavi Edilen Kronik Plak Psoriasisli İki Olgu. Turkiye
Klinikleri Gold J. 2021;5(12):1-3
8. Çalışkan E, Doğan D, Koç E, Açıkgöz G, Gökoğlan Y, Çekli Y, Akar A. Psoriasis nedeniyle
infliksimab kullanmakta olan hastada gelişen dissemine tüberküloz ve kalp yetmezliği.
Turkderm 2014; 48 (2): 121-4
9. Demirel Öğüt N, Eşme P, Çalışkan E. Hidradenitis suppurativa and psoriasis coexistence in
patients with Down syndrome: A case series. Gulhane Med J 2022;64:281-4.

Etiketler

Sedefin tedavisiSedef hastalığı uzmanıPsoriazisSedef Hastalığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ercan Çalışkan

Prof. Dr. Ercan Çalışkan

Prof. Dr. Ercan Çalışkan
Dermatoloji uzmanı olan Prof. Dr. Ercan Çalışkan, tıp eğitimini Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra üç yıl boyunca Deniz Kuvvetleri’nde pratisyen hekim olarak görev yaptı. Dermatoloji uzmanlığını aynı fakültede tamamladı ve Gölcük Askeri Hastanesi’nde çalıştı. 2011 yılında GATA’da öğretim üyesi olarak başladığı akademik kariyerine, 2016’dan itibaren Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde devam etti. 2025 yılı başında emekli olduktan sonra kendi kliniğinde görevine Dermatoloji Profesörü olarak devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler