Vicdanı Olan Çocuklar Yetiştirmek

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Toplumun Temel Sorunu: Duyarsızlık ve Vicdan Eksikliği
Bir okul koridorunda tanık olduğum olay, günümüz toplumunun içler acısı durumunu özetler nitelikteydi. Ders zili çaldığında sınıflardan hızla çıkan 6. sınıf öğrencilerinin, kapıyı sertçe açarak küçük bir öğrencinin yaralanmasına sebep olmaları ve ardından hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etmeleri, üzerinde durulması gereken derin bir meseledir. Küçük çocuk acı içinde yerde kalırken, bu gençlerin tek derdi servise yetişmek olmuştur. Bu durum, bireylerin mekanikleştiğini ve vicdani sorumluluktan ne kadar uzaklaştığını açıkça göstermektedir.
Ailede Verilen Eğitimin Toplumsal Yansımaları
Kendisinden yaşça küçük bir arkadaşının düşmesine sebep olan gençlerin; en küçük bir üzüntü, sempati veya pişmanlık hissetmemesi kan dondurucu bir gerçektir. Televizyon haberlerinde izlediğimiz kaza geçiren insanlara yardım etmeyen veya hasta bireylere duyarsız kalan kişilerin tohumları, işte bu okul koridorlarında ve aile ortamlarında atılmaktadır. Kendinden küçüklere şefkat duymayan çocuklar, gelecekte doğaya, hayvanlara ve kendi ailelerine de sevgi beslemeyecektir.
Toplumda Sıkça Karşılaşılan Kural Tanımazlık Örnekleri
Günlük hayatta "özgürlük" adı altında sergilenen pek çok davranış, aslında temel saygı ve kural tanımazlığın birer yansımasıdır. İşte bu duruma dair bazı çarpıcı örnekler:
- AVM'lerde Paten Kullanımı: Başkalarına çarpma ve yaralanma riskine rağmen çocukların kontrolsüzce paten sürmesi.
- Sigara Kullanımı: Yolda yürürken sigara içenlerin, çevrelerindeki insanları ve özellikle çocukları yakma tehlikesini umursamaması.
- Restoran Adabı: Ailelerin, çocuklarının masalar arasında koşup çığlık atmasına ve çevreyi rahatsız etmesine seyirci kalması.
- Mağaza Davranışları: Düşürülen bir eşyayı kaldırmamak veya reyonları döküp saçmak.
- İletişim Sorunları: Toplum içinde küfürlü konuşmak veya toplu taşımada yüksek sesle telefon görüşmesi yapmak.
- Trafik ve Çevre: Araçlarda yüksek sesle müzik dinleyerek çevreyi rahatsız etmek veya sokak hayvanlarına zarar vermek.
Akademik Başarı mı, Karakter Eğitimi mi?
Geldiğimiz nokta, iyi eğitimli çocuklardan ziyade vicdanlı çocuklara olan ihtiyacımızı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kitapları ezberleyen ve sınavlarda sıfır hata yapan bireyler yetiştirmekten ziyade; çevresine, topluma ve tüm canlılara saygı duyan insanlar yetiştirmeyi sorgulamalıyız.
| Eğitim Türü | Odak Noktası | Sonuç |
|---|---|---|
| Akademik Eğitim | Bilgi, Sınav Başarısı, Kariyer | Teknik Uzmanlık |
| Vicdan Eğitimi | Saygı, Şefkat, Sorumluluk | İyi İnsan, Sağlıklı Toplum |
İlk Eğitim Yuvası: Aile
Bireyin kendisiyle ve toplumla olan ilişkisini belirleyen en önemli kurum ailedir. Çocuk, toplumsal kuralları ve ahlaki sorumlulukları ilk olarak aile ortamında görerek öğrenir. Eğer bir aile "yeter ki benim çocuğum zarar görmesin, başkasına zarar verse de olur" anlayışındaysa, bu durum ileride hem aileye hem de topluma büyük zararlar verir. Unutulmamalıdır ki;
- Aile süreç, çocuk sonuçtur.
- Çocuğunuzda bir yanlış görüyorsanız, önce kendi eğitim yöntemlerinizi sorgulamalısınız.
- Kurallar, kişilerin keyfiyetine göre değil, bir arada yaşama zorunluluğuna göre şekillenir.
Sonuç olarak; daha lüks evlere, pahalı arabalara veya daha çok paraya değil; daha çok vicdana ihtiyacımız var. Toplumun huzuru, akademik başarılardan ziyade vicdanlı bireylerin çoğalmasıyla mümkün olacaktır.



