Doktorsitesi.com

Varoluşçuluk ve Psikodinamik Açıdan Kaygı?

Klinik Psikolog Onur Cansız
Klinik Psikolog Onur Cansız
15 Mart 2024142 görüntülenme
Randevu Al
Varoluşçuluk ve Psikodinamik Açıdan Kaygı? Kaygı Nedir?
Varoluşçuluk ve Psikodinamik Açıdan Kaygı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaygı Nedir? Kavramsal Bir Çerçeve

Kaygı, beklenmedik durumlarda ve belirsizliklerin yaşandığı anlarda strese eşlik ederek ortaya çıkan, bireyin uyaranlara karşı bilişsel ve davranışsal yanıtlar geliştirmesini sağlayan temel bir duygu durumudur. Evrimsel açıdan bakıldığında kaygının; odaklanma, güdülenme ve motivasyon gibi hayati işlevleri olduğu görülmektedir. Bu yönüyle kaygı, bireyin çevresel zorluklarla baş edebilmesi için işlevsel bir araçtır.

Ancak kaygının bir stresöre maruz kalmadan ortaya çıkması, bu işlevsel sınırların dışına çıkıldığını gösterir. Kalıcı ve uzamış bir kaygı varlığı, yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek işlevselliği bozduğunda, durum artık patolojik bir kaygı olarak nitelendirilir.

Psikodinamik Açıdan Kaygı ve İç Çatışmalar

Psikodinamik kurama göre kaygı; bilinçdışı çatışmalar, savunma mekanizmaları, nesne ilişkileri ve kişilerarası etkileşimlerin bir sonucu olarak gelişir. Bu perspektifte kaygı, dürtülerin doyum arayışı ile bu dürtülerin süperego tarafından baskılanması arasında doğan bir iç çatışma halidir.

Ego, bilinçdışında gelişen bu çatışmaların bilince ulaşmasını engellemeye çalışan bir alarm mekanizması görevi görür. Dolayısıyla psikodinamik açıdan kaygı, aslında bilinçdışında süregelen bir iç çatışmanın yüzeye çıkan belirtisidir. Sigmund Freud, bu karmaşık yapıyı üç temel kategoride ele almıştır:

1. Gerçek Kaygı

Somut ve gerçek bir tehditle karşılaşılması durumunda ortaya çıkan kaygı türüdür. Hemen hemen her bireyin belirli yaşam olayları karşısında deneyimlediği bu durum, evrimsel bir hayatta kalma mekanizması olarak işlevsel bir nitelik taşır.

2. Nevrotik Kaygı

Eros (Yaşam) ve Thanatos (Ölüm) dürtülerinin yarattığı bastırılmış duyguların bir sonucudur. Burada ego, id tarafından gelen yoğun ve tehlikeli talepleri engelleyememe riskiyle karşı karşıyadır. Birey, bu dürtüleri eyleme döktüğünde cezalandırılacağı korkusunu yaşar ve bu bilinçdışı mekanizma sonucunda kaygı gelişir.

  • Mekanizma: İd ve ego arasındaki çatışmadan doğar.
  • Savunma: Çatışma, savunma mekanizmalarıyla farklı ifadelere dönüşür.
  • Sonuç: Nedeni belirli bir nesneye bağlı olmayan, aşırı ve mantık dışı tepkilerle karakterize edilir. Genellikle erken dönem yaşantılarına dayanır.

3. Moral Kaygı

Bireyin dürtülerini kontrol edememesi sonucunda gelişen; vicdan azabı, utanma ve suçluluk duygularından beslenen içsel bir kaygıdır. Bakım verenler ve dış dünya aracılığıyla içselleştirilen ahlaki değerlerle çatışma yaşandığında ortaya çıkar. Bu kaygının temelinde süperegonun kusursuzluk arayışı, idealize edilen benlik ve mükemmeliyetçilik tutkusu yatar.

Varoluşçu Açıdan Kaygı: Hiçlik ve Özgürlük

Varoluşçu ekolde kaygının nesnesi doğrudan "hiçlik" kavramıdır. Bu hiçlik durumu; yargılanmanın olmadığı, beklentilerin bulunmadığı, tıpkı anne karnındaki bir bebeğin algılayışına benzeyen bir ölüm hali gibidir. Varoluşçuluk, bireyin kendi biricikliğini ancak bu hiçliği ve kendi varlığını fark ederek kavrayabileceğini savunur.

KavramVaroluşçu Yaklaşımdaki Karşılığı
ÖzgürlükBireyin kendi kararlarını verme ve yönlendirme yeteneği.
SorumlulukHayatın anlamını ve seçimlerin yükünü üstlenme hali.
Varoluşsal KaygıSonsuz özgürlük ve iradenin zihin ve beden üzerindeki etkisi.

Kendi hayatımızın anlamının ve sorumluluğunun tamamen kendi ellerimizde olması, uçsuz bucaksız bir hür özgürlüğü beraberinde getirir. Ancak bu irade ve sorumluluğun farkına varmak, kaçınılmaz olarak zihinsel ve bedensel bir varoluşsal kaygıyı da tetiklemektedir.

Etiketler

Kaygı bozukluğukaygı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Onur Cansız

Klinik Psikolog Onur Cansız

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde Akademik Başarı Bursu alarak eğitim görmüştür. Psikoloji bölümünden “Yüksek Onur Öğrencisi” olarak derece ile 3 yılda mezun olmuştur. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Lisans Bölümü’nden “Onur Öğrencisi” olarak mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimine Haliç Üniversitesi Klinik Psikoloji Master Programı’nda Başarı Burslu olarak başlayarak dereceyle bitirmiştir. Uzmanlık Tezini "Erken dönem uyumsuz şemaların somatizasyon ve dissosiyasyonla ilişkisi" adlı tez ile tamamlamıştır. Master eğitim sürecinde Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikanalitik Çocuk-Ergen Psikoterapisi eğitimleri ve Süpervizyonları almıştır. Prof. Dr. Doğan Şahin ve Prof. Dr. Zümra Atalay gibi yetkin birçok eğitmenden eğitimler almıştır. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi Türkiye’nin en köklü iki hastanesinde klinik çalışmalarda bulunarak çalışmıştır. Aktif olarak Şema Terapi Derneği (ŞTD) ve Çift ve Aile Terapileri Derneğinde (ÇATED) komite üyesi olarak çalışmalar yürütmektedir. Yüz yüze ve Online Psikoterapi seansları gerçekleştirmektedir. Klinik uygulamalar ve psikoterapi standartlarını uluslararası düzeyde gerçekleştirmek ve korumak adına ISST (International Society of Schema Therapy) tarafından yürütülen güncel eğitim ve süpervizyon süreçlerini sürdürmektedir.

Başlıca Çalıştığı Kurumlar: Klinik ve sivil toplum stajları
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Psikalpark Psikolojik ve Eğitim Danışmanlık Merkezi (Nişantaşı)
Aktarım Psikoloji (Bağdat Caddesi)
Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV)
Şema Terapi Derneği ve Çift ve Aile Terapileri Derneğinde (ÇATED) komite üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Aldığı Kurs ve Sertifikalar:
Şema Terapi - Dr. Psk. Bahar Köse Karaca (ISST- Uluslararası Akredite)
Şema Terapi Klinik Süpervizyonu - Dr. Psk. Bahar Köse Karaca (ISST- Uluslararası Akredite)
EMDR Terapisi (Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işlemleme) - Davranış Bilimleri Enstitüsü (Uluslararası Akredite)
Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi – Prof. Dr. Doğan ŞAHİN
Aktarım Odaklı Psikoterapi- Prof. Dr. Doğan ŞAHİN
Cinsel Terapi Seminerleri- Prof. Dr. Doğan ŞAHİN
Rorschach & TAT – Doç. Dr. İrem Erdem Atak (Rorschach ve Projektif Testler Derneği)
Temel Mindfulness Eğitimi – Prof. Dr. Zümra Atalay
Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi (KİPT) - Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar
Çocuk-Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi – Doç. Dr. Dursun KARAMAN
Bilişsel Davranışçı Terapi – Doç. Dr. Cemil ÇELİK
Terapötik Kartlar – Doç. Dr. Durmuş ÜMMET
Ölüm ve Yas Terapisi – Psk. Dr. Hakan ERTUFAN
Çocuk-Ergen BDT Uygulamaları – Psk. Dr. Nevin DÖLEK
Çözüm Odaklı Terapi – Psk. Dr. Nevin DÖLEK
Kişilik Bozukluklarında Psikoterapi Eğitimi – Psk. Dr. Ferah DAYI
Bağlanma Temelli Aile ve Çift Terapisi – Psk. Dr. Suzanne LEVY
Varoluşçu Psikoterapiye Giriş – Kl. Psk. Bilal AKYÜZ
Çocuk – Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi – Uzm. Psk. İrem Bengü AKSEKİLİ
Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi – Uzm. Psk. İrem Bengü AKSEKİLİ
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi – Uzm. Psk. Pınar HOCAOĞLU
MMPI- Psk. Dr. Sinem DURUSAL
Sanat Terapisi- Dr. Volkan DEMİR

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.