Varis kanı akciğer ve kalbe geri taşıyan toplardamarların ilerleyici bir şekilde genişlemesine, kıvrımlı bir hale gelmesine verilen isimdir. Yaptığı ağrı ve kramplar dışında rahatsız edici görüntüsü nedeniyle de mutsuzluk kaynağıdır.

Varis dikkate alınmalıdır!

Venöz yetersizlik toplardamarların içindeki kapakçık bozukluğu ve basınç yükselmesi ile başlayan bir hastalıktır ve çoğunlukla cilt üzerindeki görünümü kılcal varisler ve ince kıvrımlı mor, kırmızı damarlar şeklindedir. Varislerin ilk görüldüğü anda hekime estetik kaygılarla müracaat eden hastalarda bile derin toplardamarlarda “venöz yetersizlik” adı verilen hastalık başlamış olabilir. İlk muayene sonucunda venöz yetersizlikten şüphelendiğimiz durumlarda venöz doppler ultrason tetkikini yaptırmak ve tedavi planını buna göre geliştirmek gerekir.

“Varis, her hastalık gibi ciddiyetle ve bilimsel metotlarla tedavi edilmesi gereken bir damar hastalığıdır. Varisleri ile birlikte yaşamaya çalışan ve bu duruma alışan insanların en büyük dezavantajı zaman geçtikçe daha zor bir tedavi şekline ihtiyaç duymalarıdır.”

Varis neden ihmal ediliyor?

Hastaların varis tedavisindeki ihmallerinin genelnedeni; varislerin mutlaka ameliyatla tedavi edilebileceğidüşüncesi ile hekime müracaat etmemeleridir. Çoğu hasta ailesi ve çevresinin etkisinde kalarak varisleri nedeniyle bir hekime danışmaktan çekinmekte, hatta utanmaktadır Bazı hastalar ise özellikle kılcal varisleri tedavisi olmayan, ömür boyu katlanılması gereken bir hastalık olarak kabul ettiklerinden varisle yaşamaya razı olmaktadır. Ancak günümüzde teknolojik gelişimler doğrultusunda erken müdahaleler yoluyla kılcal varisler de dahil olmak üzere tüm varisli damarlar tedavi edilebilmektedir.

Skleroterapi nedir?

Kılcal varislerde skleroterapi; kılcal varislerin içine çok ince iğneler ile dondurucu özellikli bir sıvı verilmesi yoluyla yapılan bir uygulamadır.




Skleroterapi uygulaması

Varis erken tedavi edildiğinde yaşam konforu devam eder. Ameliyathane ve anestezi gerektirmemesi en önemli özelliğidir. Başlangıç aşamasındaki varislere uygulandığında toplardamar içinde gelişen reaksiyon sonucu varisler kaybolur. İlerleyen yıllar içinde oluşabilecek sağlık problemlerini engeller. Zamanla oluşabilecek varisler açısından da koruyucu özelliktedir. 1mm.’den 4mm.’ye kadar olan varislerin tedavisinde en etkili sonuçları veren, cerrahi girişim gerektirmeyen bir uygulamadır. Estetik olarak hiçbir iz bırakmadan iyileşmesi önemli bir avantajıdır. Telenjiektazi denilen küçük çaplı örümcek ağı şeklinde görülen varislere damar çapı ve yaygınlığına bağlı olarak seanslar halinde uygulanır.

Uygulama sonrası…

Muayenehane şartlarında yapılan bu uygulama sonrasında herhangi bir istirahata gerek duyulmadan kişi günlük yaşantısına geri döner. Skleroterapi sonrası bacağa elastik bandaj uygulanır ve hasta müdahale odasından yürüyerek çıkar. Tedavi sonrasındaki haftalar içinde varisli damarın kaybolması ile tamamen iyileşme olur. Operasyon ihtiyacını ortadan kaldırdığından dolayı estetik açıdan tercih edilen iyi bir yöntemdir.

Köpük Tedavisi

(Foam Therapy) Foam Therapy (köpük tedavisi) ise skleroterapi’de kullanılan sklerozan maddenin hava ile karıştırılması ile elde edilen köpük özellikli maddenin daha büyük çaplı damarlara uygulanmasıdır.

Radyofrekans Tedavisi

Radyofrekans, en ince varislerin yok edilmesini amaçlayan yeni ve yan etkisiz bir tedavi yöntemidir. Radyofrekans dalgalarının varisli damara nikel bir elektrod yoluyla yönlendirilmesi sonucu oluşan enerji ile varisleri ortadan kaldırır. Özellikle kadınlarda estetik olarak kaygı yaratan kırmızı-mor renkli, örümcek ağı görünümlü 1mm altındaki çapa sahip varisler için çok uygundur. Güvenilir, kolay uygulanan estetik açıdan tatmin edici bir tedavi yöntemidir. Özelliği vücudun her bölgesindeki kılcal varislerde ve her cilt tipinde uygulanabilir olmasıdır. Yüzde, doğumsal nedenli damarsal lekelerde de kullanılabilir. Telenjiektazik ve ince retiküler venler bu uygulama sonunda anında kaybolur. 5-6 gün sonra oluşan hafif renk değişikliği ve epilasyon izine benzer görünüm 1-2 ay içinde tamamen kaybolur, cilt normal görünüme kavuşur.

Transdermal Radyofrekans (Termokoagülasyon) Uygulamasının Avantajları…

Bu uygulama sonrasında bandaj gerekmez, ağrı olmaz, kişi normal yaşamına devam edebilir. Hızlı bir tedavi yöntemi olup her seans yaklaşık 45 dakika sürer. Bir seans radyofrekans kalemi ile yapılan 400 enerji atımına karşılık gelir. Seansta toplam 40 ila 70 cm uzunluğunda ince varis temizlenebilir. Pansuman, bandaj, varis çorabı gerektirmez. Seanslar arasında 1 hafta süre bırakılması yeterlidir. Varislerin yaygınlığına ve yoğunluğuna bağlı olarak seanslar tekrarlanabilir. Pigmentasyon (renk değişikliği) ve yanık görülme olasılığı yoktur. Lazer cihazlarına üstünlüğü ise ciltte yanık yapmaması ve yaz aylarında da uygulanabilmesi gibi özellikleridir. Lazer cihazları ile ciltteki kılcal ağ şeklindeki yüzeysel varisler estetik olarak tedavi edilebilmektedir. Cilt üzerinden geçen lazer ışını varisli damara ulaşarak yüksek bir enerji oluşturur, varisi ortadan kaldırır.

Derin varisleşmiş damarlardaise EVLT denilen damar içi lazer koagülasyon yöntemleri ile ameliyata gerek kalmadan günübirlik tedavi uygulanabilir. Damar içi kateter kullanılan lazer yönteminde bacak lokal olarak anestezik madde ile duyarsızlaştırıldıktan sonra diz bölgesinden damar içine bir kateter kasığa kadar ilerletilir ve damar içine lazer ışını verilerek bozuk yapılı varisli damarlar kapatılmaktadır. Hasta açısından avantajları bulunmakla birlikte en önemli kısıtlama her varisli damara ve derin damarlardaki bozukluklara uygulanamıyor olmasıdır.

VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI: Endovenöz Radyofrekans Ablasyon

Varis ve venöz yetersizlik toplumda en sık görülen belki de bu nedenle kanıksanabilen ciddi bir hastalıktır.Venöz yetersizliğin ana nedeni Büyük veya Küçük Safen venin kapakçık yetmezliği ve/ veya perforan venlerin yetersizliğidir.Varisler görülmeye başladığı anda venöz yetersizlik başlamıştır ve bu önemli bir dolaşım bozukluğudur.Buna bağlı kılcal varisler,variköz pakeler ve komplikasyonlar sıkça rastlanan, hastanın yaşam kalitesini ve günlük aktivitelerini olumsuz etkileyen önemli bir damar hastalığı ,bir sağlık sorunudur.

Venöz yetersizlikte başlıca belirtiler şöyledir.

1. Ağrı ve acı hissi en sık rastlanan belirtidir ve ayakta kalış süresi ile doğru orantılı artar.Bacağın kalp seviyesi üzerine kaldırılarak istirahati ile azalması tipiktir.

2. Özellikle günün sonuna doğru başlayan baldıra yayılan kramp olur.Gece uykudan uyandıran kramp hastalığın şiddetini gösterir.

3.Bacak dizaltı bölgede gelişen şişlik hissi ve ödem

4.Huzursuz Bacak

4. Kaşıntı bazen uyuşma,karıncalanma

5. Ciltte renk değişikliği ve yara oluşumu

Estetik amaçlı kılcal varis tedavisi dışındaki varis ve venöz yetersizlik girişimleri şöyle sıralanabilir.

*Cerrahi işlemler

*Endovenöz ablasyon

Lazer

RadYofrekans

Skleroterapi (Köpük)

Yetmezlik bulunan safen venin klasik cerrahi tedavi stratejisi safenofemoral seviyede venin yüksek ligasyonu ve/veya stripping olup, son yıllarda doppler ultrasononografi eşliğinde köpük skleroterapi, endovenöz lazer ve radyofrekans ablasyon tedavisi gibi yeni minimal invaziv teknikler sıklıkla kullanılır olmuştur. Bu yöntemler minimal invaziv olması nedeniyle daha az komplikasyon, daha kısa ameliyat süresi, genel anesteziden çok lokal anestezi kullanılması ve ayaktan hastanın tedavi olabilmesi olanağını sağlamıştır. Ancak bu seçim Doppler Ultrason sonucu ve Kalp Damar cerrahının tecrübesi ile oluşturduğu plana göre yapılır,her hasta her yönteme uygun değildir ve çoğunlukla birden fazla yöntem işlem sırasında birlikte kullanılır.

Cerrahinin dezavantajları spinal veya genel anestezi gerektirmesi, nispeten uzun nekahat dönemi ,hastane yatışı gerektirmesi, kozmetik faktörler olarak sıralanabilir.

Varis Tedavisinde Endovenöz Radyofrekans Ablasyon

Radyofrekans (RF) ablasyon nedir ? Radyofrekans ablasyon, venöz yetmezlikte uygulanabilen minimal invaziv tedavi yöntemlerinden biridir ve son yıllarda geliştirilen cihaz ve kateterleri ile uygun vakalarda en konforlu tedavi yoludur.Halen yaygın olarak kullanılan damar içi lazer (EVLT, EVLA) yönteminden farkı; damarı kapatmak için kullanılan enerjinin türüdür.Lazerde 600-700 dereceye ulaşan damar içi ısı Radyofrekans ablasyonda 120 derecedir.Böylece çevre doku hasarı azalmakta ve işlem sonrası konfor artmaktadır.Lokal anestezi ile toplardamar içine yerleştirilen kateter ile aktarılan radyofrekans enerjisinin damar duvarında yarattığı ısı ve kontraksiyon sonucunda damar büzülmekte ve kapanmaktadır.

Radyofrekans ablasyonu nasıl uyguluyoruz?

Varis şikayeti bulunan ve tedavi olmak isteyen hastalar öncelikle Kalp ve Damar Cerrahisi açısından detaylı bir fizik muayeneden geçirilmek için ünitemize başvurmalı ve mevcut venöz yetmezlik durumları değerlendirilerek operasyona elverişli olup olmadığı kararı alınmalıdır. Ameliyat sırasında hastalara genel anestezi ve spinal anestezi uygulanmadan, sadece sakinleştirici ilaçlar ve lokal Tümesan Anestezi yöntemi ile anestezi uygulanır. Operasyon sonrası anesteziye bağlı bulantı, kusma, baş ağrısı, barsak problemleri yaşanma olasılığı oldukça düşüktür.

Operasyon esnasında ultrasonografi ile tekrar değerlendirilen safen vene dize yakın bir bölgeden kesi yapmadan iğne ile girilir ve Radyofrekans Ablasyon Katateri kasık bölgesinde Safen Ven denilen toplardamarın derin venlerle birleşerek sonlandığı güvenli bölgeye kadar ulaştırılır. Sonraki işlemde ise toplardamar katater aracılığı ile radyofrekans enerjisinin ısı enerjisine dönüşmesi ile 120°C enerji verilir ve damar içten yakılarak katater geri çekilir. İşlem sonrasında ultrasonografi ile kontrol muayenesi yapılır. Toplam süre ortalama 45 dakikadır. Hastanın uygulama sonrasında hastanede yatmasına gerek olmamaktadır. Bu tedavi yönteminde de doppler USG eşliğinde uygun şekilde yapılacak tumesan (lokal) anestezinin işlem başarısında önemi büyüktür. Ablasyon sonrası bu damarlar anında kapanmakta ve zaman içinde vücut tarafından yokedilmektedir.

Radyofrekans diğer tedavi yöntemlerine göre neden daha çok tercih edilmelidir?

Endovenöz radyofrekans ablasyon ile varis tedavisinin klasik cerrahi yönteme göre birçok avantajı vardır. Radyofrekans ablasyon öncelikle tek başına uygulandığında lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30 dakika sürmekte, hasta birkaç saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilebilmektedir.Klasik cerrahiye nazaran daha az ağrı ve morluk gözlenmesi, kanama ve yara izi olmaması ve neredeyse hiç enfeksiyon olmayışı, varis tekrarlama oranlarının daha az olması bu minimal invaziv yöntemin en önemli avantajlarıdır.

Damar içi lazerle yapılan işlemler göre en büyük üstünlüğü ise daha düşük ısıda çalıştığı için ağrının az olması, pigmentasyon adı verilen ciltte renk değişikliğinin olmaması,damar içinde daha güvenli kullanılabilmesi,işlem sırasında aynı bölgeye birden fazla uygulanabilmesi, küçük safen vene uygulanabilmesi için sinir hasarını azaltan kısa katater kullanma imkanının olmasıdır. sonrası hasta hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmemektedir.

Dünyada ilk defa 1998 de uygulanmaya başlanan bu yöntemde hem radyofrekans

üreten cihazın hem de kullanılan kateterlerin ileri teknoloji düzeyine ulaşması sonucunda diğer yöntemlere özellikle de lazer ile uygulamalara göre daha az riskli ve iyi sonuç verici niteliklere ulaşmıştır. Bu yöntem varis yakınması olan olguların %80-90 ına uygulanabilmektedir,tüm hasta serilerinde kalıcı başarı oranı %95 gibi yüksek bir orandadır ve tabii ki başarı için iyi hasta seçimi ile birlikte işlem öncesi ile işlem sırasında iyi görüntüleme çok önemlidir. Radyofrekansla müdahale edilen hastalarda ortalama VCSS skoru (Venöz KlinikCiddiyet Skoru )3.9 dan 0.9 a düşmektedir.

İşlem Sonrası Yaşam Konforu

Uygun yöntem sonucu yaptığımız Radyofrekans ablasyon işleminden birkaç saat sonra hastalarımız ayağa kalkarak evlerine gidebilmekte olup hasta memnuniyeti üst düzeyde olmaktadır.

Radyofrekans yöntemi ile tedavi sonrasında hastanın bacağı elastik bandaja alınır veya varis çorabı giydirilir. İşlem sonrasında, birkaç saat içinde hasta ayağa kaldırılması sağlanır.

Sonuç olarak diğer damar içi yöntemler gibi sağlık güvencesi kapsamında geri ödemesi olan bu yöntemin en optimal şartlarda kullanılabilmesi için venöz yetersizliğin ve varislerin çok ileri seviyelere ulaşmamış olması gereklidir.

Ancak çok ileri seviyelere ulaşmış yani uzun süre ihmal edilmiş varis ve venöz yetersizlik hastalarında ilerlemiş tekniklerle yapılan klasik cerrahi yöntem hala tek seçenektir.

’’VARİSTE EN İYİ TEDAVİ ERKEN TEDAVİDİR’’

Son not…

Cerrahi uygulama veya endovenöz radyofrekans, lazer kullanımı ayrımının sağlıklı yapılabilmesi, hastanın yapılan uygulamadan fayda görmesi için varisin ilk görüldüğü andan itibaren bir kalp damar cerrahi uzmanı tarafından muayene, tetkik ve tedavisinin yapılması gereklidir. Eğer varisler erken dönemde tedavi edilmezlerse damar içinde pıhtı oluşması, bacaklarda kramp, geçmeyen ağrılar, iyileşmeyen yaralar ve doku kayıpları oluşabilir. Bu nedenle hiçbir varise yalnızca estetik problem şeklinde bakmayıp gelecekteki ciddi bir sağlık sorununun erken belirtisi olarak algılamalıyız. Lazer uygulamaları, radyofrekans esaslı cihaz uygulamaları, skleroterapi ve köpük tedavisi varislerde erken müdahale olanakları yaratır.

“Varis tedavisinde basit kural şudur: Varis ne kadar yeni ise tedavi o kadar başarılıdır.”


Bursa Kalp Damar Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!